‘Kitapları, takılarda yaşattı’
banner57
Kendinizi Kısaca Tanıtır mısınız?
İstanbul’da doğdum. İlk ve Orta Okulu Nişantaşı Nülifer Hatun’da okudum. Rüştü Uzel Endüstri Meslek Lisesinde okudum. Üniversiteyi Başakşehir Üniversitesi ve Balıkesir Üniversitesi Takı tasarım Bölümünden mezunuyum. 12 kişisel sergi açtım.  Özelikle İstanbul’da Bir çok  fuarlara katıldım. Kendime ait bir atölyem var. Türk Ocakları Vakfı olmak üzere takı tasarım konusunda birçok yerde kurs veriyorum. Okullarda tasarım ile ilgili seminerlere katılıyorum.
Çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?
Kitap sevgisiniz takılara yansıtmak istedim. Çocukluğumdan beri okumayı çözmeden evvel, resimleri ile avunuyordum. Kitapları kokluyordum ve okuma yazma bilmediğim için kitapları aileme okutuyordum. Okumayı çözdükten sonra artık kitap okumak bana bir aşk gibi gelmeye başladı.  Yeni kitap aldığım zaman onların özel, tılsımlı bir kokusu olduğuna inanırım.  Her zaman kitap okuma aşkım devam ediyor. 2012 yılında ‘Rumeli Hisarı’ isimli bir sergi açtım. Açtığım sergide İstanbul’ın Rumeli Hisar’ı mahallesini konu aldım. Orada ki Hisar Müzesi’nin Kapısını, Boğaziçi Üniversitesinin giriş çıkış kapısını, evlerin pencerelerinden, çiçeklerine kadar  her şeyinden etkilenerek böyle bir sergi açtım. Çanakkale Zaferinin 100. Yıl dönümü vesilesiyle, oradaki savaşı takılara yansıtmak istedim. Çanakkale ile ilgili Seyit Onbaş’ı yı, bir gemiden, mermiye kadar bir çok nesne üzerinde çalıştım. 18 Aralık’da Mevlana ile ilgili sergi açtım. Kitap sevgilisi takılara yansıtmak istiyorum. İnsanlara kitap okumanın güzelliğini anlatan takılar üzerinde çalışıyorum. Tahta ve Mücevher üzerine teknikler kullanıyorum. Tekirdağ’da ‘Kitaba Aşk’ isimli sergiyi açtım.
Bize Atölyenizden bahseder misiniz ?
İlk olarak gördüğüm, hayal ettiğim veya kitaplardan çıkarttığım resimleri çiziyorum. Daha sonra onları tahta veya bir mücevher üzerine  adeta nakış gibi, ince ince işliyorum. Bir takıyı oluştururken gecemize gündüzümüze katıyoruz. Ortaya bir ürün kattığınızda uykusuzluğunuzu ve yorgunluğunu alıyor. Bir sergiyi hazırlamak 2 ay ile 1 yıl arasında değişiyor.
Peki sizce halkımı yeterince kitap okuyor mu?
Sosyal paylaşım sitelerini takip ediyorum. bir sosyal paylaşım sitesinden bir arkadaşımın yaptığı paylaşım benim ilgili çekti. Bu paylaşımda iki farklı resim vardı. Bu resimlerin bir tanesinde Bedava kitap yazıyordu. Bu bedava kitap yazan yer maalesef bom boştu. Diğer resimde ise ücretsiz İnternet (WİFİ) yazıyordu. o resimde de herkes sıralanmış bir şekildeydi. Bu resim bir mizansen olabilir ama benim ilgilimi çekti. O mizansen resim şu anda Türkiye’nin kitap okumayla ilgili bulunduğu durumu gösteriyor. Maalesef internete çok bağımlı bir ülke haline geldik. Maalesef Türkiye’de herkesin elinde bir telefon var ve bu telefon üzerinden yada sosyal medyada sörf yapıyor yada oyun oynuyor. Bu beni çok üzüyor. Artık sokaklarda ellerinde kitap olan vatandaşlarımızı çok zor görüyoruz.
İnternet üzerinden okunan E kitaplar var. Bunlara karşı mısınız?
İnternet üzerinden yayınlanan kitapların olması güzel bir şey. Ancak ben teknolojiye karşı bir insan değilim. İnternetten kitap okumak yerine  o kitapların kokusunu duymayı çok seviyorum.  O kitapların yapraklarına dokunmak benim için çok ayrı bir duydu. Bana göre İnternet ortamındansa kitapları alıp okumak çok daha güzel.
Son olarak ne söylemek istersiniz?
İnşallah bu sergiyi duyanlar bu sayede kitapları daha çok severler. Ben bunları tasarlarken biraz insanlara tebessüme ettirmek istedim. Bu tasarımlarla insanları düşünmeye sevk ettiğime inanıyorum. 4Gökhan Uzunsoy

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.