banner57

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (Kesk) Tekirdağ Şubeler Platformu adına Tuğlalı Park'ta, İstanbul Mecidiyeköy'deki Rezidans inşaatında hayatını kaybeden 10 işçi için eylem gerçekleştirdi.

"SABIR DİLİYORUZ "

Açıklamayı yapan Eğitim Sen Şube Başkanı Kamil Sarı, " Değerli Tekirdağ halkı, ülkemizde emekçilere 19. Yüzyıl kölelik koşullarının dayatılmasının sonuçlarını, acı bir şekilde yaşamaya devam ediyoruz. Soma’da işçilere yaşam odalarını bile çok görenlerle, aynı zihniyeti paylaşanlar, önceki gün yeni bir iş cinayetine daha imza attı. İstanbul’un ortasına dikilen rezidans inşaatında yaşanan iş cinayetinde, on işçi kardeşimizi daha Taşeron Cumhuriyetine kurban verdik. KESK olarak yaşamını yitiren işçilerin ailelerine ve yakınlarına bir kez daha başsağlığı ve sabır diliyoruz" dedi.

" TAŞERONLAŞMAYA HAYIR "

Hepimizi derinden sarsan bu katliam; işçilerin kanından beslenen taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma başta olmak üzere çalışma yaşamını gittikçe daha güvencesiz hale getiren sistem sürdükçe, iş cinayetlerinin devam edeceğini bir kez daha göstermiştir. Buna rağmen yaşanan iş cinayetlerini “kader” , “fıtrat” diyerek geçiştirmeye çalışan AKP, Taşeron Cumhuriyetini daha da büyütmenin peşindedir. Bugün olağanüstü toplanan Mecliste görüşülmesine devam edilecek olan “Taşeron Torba Yasa Tasarısı da bu çabanın bir ürünüdür" dedi.

İstanbul Mecidiyeköy'deki Rezidans inşaatında hayatını kaybeden 10 işçi için Tuğlalı Parkta eylem yapan ve açıklamada bulunan Eğitim Sen Şube Başkanı Kamil Sarı, "Ülkemizde emekçilere 19. Yüzyıl kölelik koşullarının dayatılmasının sonuçlarını acı bir şekilde yaşamaya devam ediyoruz. Soma’da işçilere yaşam odalarını bile çok görenlerle aynı zihniyeti paylaşanlar önceki gün yeni bir iş cinayetine daha imza attı. İstanbul’un ortasına dikilen rezidans inşaatında yaşanan iş cinayetinde on işçi kardeşimizi daha Taşeron Cumhuriyetine kurban verdik. KESK olarak yaşamını yitiren işçilerin ailelerine ve yakınlarına bir kez daha başsağlığı ve sabır diliyoruz.Hepimizi derinden sarsan bu katliam; işçilerin kanından beslenen taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma başta olmak üzere çalışma yaşamını gittikçe daha güvencesiz hale getiren sistem sürdükçe iş cinayetlerinin devam edeceğini bir kez daha göstermiştir. Buna rağmen yaşanan iş cinayetlerini “kader” , “fıtrat” diyerek geçiştirmeye çalışan AKP, Taşeron Cumhuriyetini daha da büyütmenin peşindedir. Bugün olağanüstü toplanan Mecliste görüşülmesine devam edilecek olan “Taşeron Torba Yasa Tasarısı da bu çabanın bir ürünüdür" dedi.

" MÜJDE NARALARI ATANLARA SORULARIMIZ VAR "

Sarı, "Hemen ifade edelim ki bugün Mecliste görüşülmesine devam edilecek olan bu çuval yasa tasarısı ile taşeronluk sistemi kaldırılmamakta aksine, yaygınlaştırılmasının önü açılmaktadır. Ülkemizde düşük ücretlerle, kölece çalıştırılmanın, sendika hakkı başta olmak üzere çalışanların temel haklarını gasp etmenin adı olan taşeron istihdam “daha ekonomik” olduğu gerekçesiyle son 10 yıl içinde çığ gibi artmıştır. Kanunlar, yerleşik yargı içtihatları yok sayıldığı için bırakalım yemek, temizlik, güvenlik, taşıma gibi yardımcı işleri asıl işlerin önemli bir kısmı da taşerona emanet edilmiştir. Bugün Mecliste görüşülmesine devam edilecek olan torba sadece taşeron istihdamın yaygınlaştırmanın önünü açmıyor, emekçi sınıfların pek çok kazanılmış hakkına da el uzatıyor.Buna rağmen tasarı için Müjde naraları atanlara birkaç sorumuz var.Taşeron işçisinin kanunlarda zaten tanınan sendika hakkının yeniden tanımlanması, toplu sözleşme hakkını kullanabilmesi için yandaş sendikaya üye olma şartının getirilmesi müjde midir?
Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendi verilerine göre 140 bin öğretmen açığı varken ve ataması yapılmayan 300 bini aşkın öğretmen gerçeği ortadayken öğretmenlere rotasyon dayatılması, çalışılması size göre müjde midir?
Yerel yönetimlerde istihdam edilen 125 bin işçinin belediye başkanlarının keyfine göre 3 ay boyunca sürgün edilmesi, iş güvencesinin gasp edilmesi müjde midir? İş yükü altında ezilen aile hekimlerine, aile sağlığı elemanlarına, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları personeline nöbet görevi verilmesi müjde midir?
Ataması, görevden alınması, göreve son verilmesi, görev ve unvan değişiklikleri hukuksuz bir şekilde yapılan bazı kamu görevlileri için yargı yolunun kapatılması, yıllarca süren davalar sonucunda hakkında yapılan işlemin hukuksuz olduğu ispatlandığında bile telafisinin sınırlanarak iki yıl sonrasına bırakılması, keyfi olarak hukuksuzluk işlem yapan amirler/yöneticiler hakkında sadece disiplin cezanın verilmesinin neresinde müjde vardır?

" BU ÜLKE EMEĞİN, ÖZGÜRLÜĞÜN ÜLKESİ OLACAK "

Kamil Sarı konuşmasını şöyle sonlandırdı, " Bizler bugün olağanüstü toplanan TBMM’deki vekillerden olağanüstü bir şey istemiyoruz. Sadece halkın çıkarlarını koruma görevlerini yerine getirmelerini bekliyoruz.

Eğer niyet gerçekten bir müjde vermekse kölelik düzeni olan taşeron istihdam çalışma hayatından sökülüp atılmalı, taşeron olarak istihdam edilenler kadroya alınmalıdır.
Eğer niyet kamu emekçisine gerçek bir müjde vermekse AKP’nin memur kolu gibi çalışan yandaş konfederasyonla yapılan son mutabakatla enflasyonun altına itilen maaşlarımızdaki kayıplar karşılanmalıdır.
Soma katliamında kaybettiğimiz işçilerin ailelerine ve yeraltı işçilerine yönelik düzenlemeler bu çuvaldan çıkarılıp daha da genişletilerek ayrı bir yasada düzenlenmelidir. Taşeronlaştırmayla, rotasyonla, sürgünle, kamu emekçilerini amirlerin kulu haline getirmeyi hedefleyen düzenlemelerle iş güvencemiz başta olmak üzere kazanılmış haklarımıza göz diken düzenlemeler derhal geri çekilmelidir.
KESK olarak tüm emekçileri 19.Yüzyılın kölece çalışma koşullarına mahkûm eden taşeronluğa ve geleceğimizi çalmayı hedefleyen emek düşmanı her türlü uygulamaya karşı mücadeleye devam edeceğimizi kamuoyuna bir kez daha ilan ediyoruz. Taşeron cumhuriyetine dönüştürülen bu ülkeyi emeğin, özgürlüğün ülkesine dönüştürmek için mücadelesini azim ve kararlılıkla sürdüreceğiz."

HABER : ERTAN GENCE

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.