(K)ÖMÜR BİTTİ…
banner57

Soma’da yaşananların üzerine ne yazılabilir ki?

2013 Kasım ayı içerisinde SOMA madenlerine fotoğraf çekmek amacıyla inmiştim.

60 derece eğimli ve sürekli yerin altına inen kapkaranlık tünellerden geçtik.

Kömürün ana damarına, yerin de yüzlerce metre altına indik.

Ortama maskelerle indik. Maskemizi çıkardığımızda solunan hava ortam gazları ile karışan ve nefes almayı oldukça zorlaştıran bir haldeydi.

Aşağıda madende geçen 3 saati tanımlamam imkansız.

Bir an önce güneşi görüp, temiz havayı solumak istiyor insan.

Düşünüyorsun, bu ortamda 8 saat, 15 saat çalışmak zorunda olanı düşününce içini ürpertiyor, kanın donuyor.

Fotoğraf makinemin flaşı her patladığında kapkara yüzler ve güneşe özlemli gözlerle karşılaşıyordum.

Baretlerimize taktığımız ışıkların aydınlattığı karanlık koridorlarda yemek yiyen madencilerin, domates, salatalık, peynir ve yoğurttan oluşan yemeklerini zifir karanlıkta yemelerine şahit olmuştum.

Ortam oldukça iç ürperticiydi, kesin.

Hele de ortama hakim olan aşırı nem ve sıcaklık, tene kömür isi ve tozuyla yapıştığında simsiyah tenlerden birbirini tanımak imkansızlaşıyor.

Alın teri ile kazanç tanımlaması anlamını kazanıyordu buradaki şartlarda çalışan insanları gördüğümde ben de.

Bu zorlu şartlarda çalışan insanları görünce aklıma her siyasi seçimde bedavadan bol keseden dağıtılan kömür torbası yığınları geliyor.

Meğer bedavadan siyasi rüşvet olarak dağıtılan her kömür torbası meğer, hiçte bedava değilmiş.

Bedeli can ile ödenirmiş.

İçimde fırtınalar kopuyor Soma’da yaşananlara dilimin ucuna gelip de kalemime akacak çok şey var.

Rahmet diliyor, edilen dualara amin demekten başka içimi öfke kaplıyor.

İşte sevgili arkadaşım Bahadır Yavaş’ın yazdıklarının üzerine bir şey diyemiyorum.

Yavaş’ın yazdıklarına katılmaktan başka bir şey yazmak gelmiyor içimden. Susuyorum.

Öfkeliyim... 


Hiç kimse, 200 hayatın üzerinde kanlı eli bulunan hiç kimse baş sağlığı dilemesin, açıklama yapmasın. 

Hiç kimse "denetimlerde mevzuata aykırı bir şey bulunamadı" deyip katilleri aklamaya çalışmasın. O denetimleri yapan da katildir. O denetimlerde "işleri ayarlayanlar" da katildir. 

Hiç kimse, yaşananlara, ölünenlere "kader" demeye, ihmali, cinayeti Allah'a fatura etmeye kalkmasın. Maden facialarının, tersane ölümlerinin en çok hangi ülkelerde yaşandığına bir göz atsın yüreği yeten. Neden maden zengini Kanada'da madenler patlamıyor sorusu üzerine, varsa, beynini yorsun. Yapabiliyorsa, düşünsün. 

Bayrakları yarıya indirmekle maden şehitlerine sahip çıkabileceğini, göçüp gidenlerin ailelerine maaş bağlayarak sus payı verebileceğini sanan kan emiciler sakın konuşmasın. En azından edeple susmayı erdem bilip ellerini başının arasına alıp insanlığından utansın... 

Öfkeliyim... Çok...

Bahadır Yavaş

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.