20 Ağustos 2017 Pazar

GAZETECİLER BİRLİK OLSUN

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Konrad Adenauer Stiftung’un (KAS) ortaklaşa düzenlediği 75’inci Yerel Gazetecilik ve Meslek İçi Eğitim Semineri, Çanakkalede yapıldı.

23 Şubat 2015 Pazartesi 12:41
Bu haber 7299 kez okundu
 GAZETECİLER BİRLİK OLSUN
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Konrad Adenauer Stiftung’un (KAS) ortaklaşa düzenlediği 75’inci Yerel Gazetecilik ve Meslek İçi Eğitim Semineri, Çanakkalede yapıldı.KUTUPLAŞMA ZARAR VERİYOR”  Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, “Türkiye’de çok sıkıntılı günlerden geçiyoruz. Özellikle basın söz konusu olduğunda gerçekten zor günler geçirdiğimizi söylüyoruz. Türkiye’deki kutuplaşmanın topluma   zarar verdiğini düşünüyorum.  Neden birlikte olamıyoruz?  Neden hoşgörümüzü kaybettik? Bugün sabah haberlerini açtığımda eski günleri hatırlatan haberleri dinliyoruz. Ege Üniversitesi’nde bir öğrenci ölmüş, bir öğrenci de ağır yaralı. Bunun önüne nasıl geçeceğiz?” dedi  SINIRLARI AŞMADAN HABERCİLİK  Çanakkale Vali Yardımcısı Cemal Yıldızer, “Yerelde gazeteciler, zor koşullarda çalışıyor. Gazeteciler her zaman doğrunun peşinden koşmalı. Doğruluğundan emin olmadığı hiçbir haberi yayınlamamalı. Barıştan yana olmalı, şiddetten uzak durmalı. Eleştiri sınırını aşmamalı. Özel hayatın gizliliğine saygı duymalı. Masumiyet karinesine saygı duymalı. Mesleğini hiçbir zaman özel amaç ve çıkarlara alet etmemeli. Haber kaynaklarının gizliği ilkesine ihanet etmemeli” diye konuştu.   Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Konrad Adenauer Stiftung’un (KAS) ortaklaşa  düzenlediği 75’inci Yerel Gazetecilik ve Meslek İçi Eğitim Semineri, Tekirdağ, Balıkesir,  Edirne, Çanakkale ve ilçelerinden çok sayıda gazetecinin katılımıyla başladı.  Parion Hotel’de düzenlenen seminere; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, Başkan Vekili Vahap Munyar, Başkan Yardımcısı Recep Yaşar, Genel Sekreter Sibel Güneş, Genel Sayman Gülseren Ergezer Güver, Genel Sekreter Yardımcıları Ahmet Özdemir ve Niyazi Dalyancı, Yönetim Kurulu Üyesi Kamil Masaracı, Hukuk Danışmanı avukat Gökhan Küçük katılırken bir çok ilden ve Tekirdağdan da Seminere bir çok gazeteci ile birlikte Trakya Gazeteciler Birliği Başkanı ve Trakya Gazetesi İmtiyaz Sahibi Naci Akyazı ve Trakya Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Nijat Ayvaz da katıldı. Tören, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşları, basın emekçileri ve basın şehitleri için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Sunuculuğunu TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş üstlendiği seminerin açılış konuşmalarını; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC)  Başkanı Turgay Olcayto, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve Çanakkale Vali  Yardımcısı Cemal Yıldızer yaptı.  Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, basındaki kutuplaşmaya dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye’de çok sıkıntılı günlerden geçiyoruz. Özellikle basın söz konusu olduğunda gerçekten zor günler geçirdiğimizi söylüyoruz. Türkiye’deki kutuplaşmanın topluma   zarar verdiğini düşünüyorum.  Neden birlikte olamıyoruz?  Neden hoşgörümüzü kaybettik? Bugün sabah haberlerini açtığımda eski günleri hatırlatan haberleri dinliyoruz. Ege Üniversitesi’nde bir öğrenci ölmüş, bir öğrenci de ağır yaralı. Bunun önüne nasıl geçeceğiz? Siyaset, nefret dilini ne zaman terk edecek? Medya dilini nasıl düzeltecek? Bu konuların hepsini tek tek konuşmamız gerekiyor.  Ünlü alman şair yazar Bertolt Brecht’in mezarı için yazdığı ‘ Gömün bölünmüşlüğünüzü’ dizleri bugün aklıma takıldı. Gazeteciler olarak bu bölünmüşlüğümüzü kaldırmamız lazım. Gazetecilik, saf gazetecilik olmaktan bugün çoktan çıktı. Çıkarlara dayanan iktidardan nemalanmak isteyen kendi siyasi ideolojisi üzerine gazeteciliği bina etmeye çalışan bir takım arkadaşlarımız var. Meslek örgütü başkanı olarak bunlara gazeteci demekten gerçekten utanıyorum.  Umarım bütün bu güçlükleri aşacağız. Biz umudumuzu hiç kaybetmedik. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak, hep aynı yerde duruyoruz.  Arkadaşlarımız değişebiliyorlar; ama bizi hep aynı noktada görüyorlar. Biz iktidara, muhalefete, herkese karşı mesafeliyiz. Bağımsız, bağlantısız gazeteciliği yaşatmak için uğraş veriyoruz.” dediMESLEĞİNİZİ ÖZEL AMAÇLARA ALET ETMEYİN”  Çanakkale Vali Yardımcısı Cemal Yıldızer, gazetecilik hakkında söylenen özdeyişleri  katılımcılarla paylaşarak sözlerine başladı. Yıldızer, şöyle konuştu: “Demokrasi, bütün hatalarına rağmen en iyi yönetim şeklidir. Basın, demokrasinin olmazsa olmazıdır. Bu bakımdan basının demokratik düzene sahip çıkması her şeyden önce kendi  yararınadır. Yaygın basın ana damar ise bunda önemli rolü üstlenen kılcal damar ise yerel  basındır. Yerelde gazeteciler, zor koşullarda çalışıyor. Gazeteciler her zaman doğrunun  peşinden koşmalı. Doğruluğundan emin olmadığı hiçbir haberi yayınlamamalı. Barıştan  yana olmalı, şiddetten uzak durmalı. Eleştiri sınırını aşmamalı. Özel hayatın gizliliğine saygı duymalı. Masumiyet karinesine saygı duymalı. Mesleğini hiçbir zaman özel amaç ve çıkarlara alet etmemeli. Haber kaynaklarının gizliği ilkesine ihanet etmemeli. Saklı kalması kaydıyla verilen bilgileri yayınlamamalı” diye konuştu.HABER YÖNLENDİRMEK İÇİN KULLANILIR”  Cumhuriyet Gazetesi Vakfı Başkanı ve yazar Orhan Erinç, “Medya-Siyaset İlişkisi” başlıklı  konuşmasında şu konulara dikkat çekti: “Gazeteciliği başladığımda, yaygın basın dediğimiz gazete sayısı 10 idi. Bunların beş tanesinin sahibi iş adamıydı ama o dönemde yazı işleri müdürleri ya da genel yayın yönetmenleri, patronların gazeteyi kullanmak istediğinde ‘Bu bizim mesleğimizle bağdaşmaz’ derledi. Uğur Mumcu’nun da belirttiği gibi ilişkiler; medya, siyaset, ticaret ilişkisine dönüştü.  Gazetecilerden tarafsız davranmaları isteniyor. Bu baştan yanlış  bir davranış. Her  yayın organı yayınlanırken okurlarına niye yayınlanmakta olduğunu  belirtir. Önemli olan yayın organının bağımsızlığıdır. Siyasi partiler ya da iktidarlar medyayı kendi çıkarları ya da gelecekleri için kullanma konusunda dünyada en uzmanlaşmış ülke olarak Türkiye’yi dikkate alıyorlar.Medyanın görevi halkın bilgilenme hakkını kullanmasına aracılık etmektir. Bizim meslekte, haber kutsal; yorum hürdür. Herkes yorumunu istediği gibi yapabilir. Ona diyeceğimiz olamaz. Herkesin kendince haklı eğitimi, görgüsü, bilgisi vardır. Ama haber nesneldir. Nesnel olduğunu Gelir Vergisi Yasası da kabul etmiştir. Gelir Vergisi’nin 18. maddesi telif hakkını düzenler. Orada röportaj, köşe yazısı gibi fikri içeriği olan üretimler vardır ama haber yoktur. Çünkü haber, bir yerden alınıp bir yere aktarılan bir nesne olarak kabul edilmiştir. Ama ne yazık ki haber,  Türkiye’de bilgilendirmek için değil yönlendirmek için kullanılan bir alet haline dönüşmüştür.”KLİŞE SÖZLERDEN KAÇININ”  Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Niyazi Dalyancı ise  “Haber Yazım Kuralları” konusunu  örneklerle anlattı. Niyazi Dalyancı konuşmasında şunları söyledi ve ekledi.”Medya, gerçeklerle halkın arasında köprüdür. Haber yazarken de bazı altın kuralları unutmamak gerekiyor. Örneğin, habere alıntıyla başlamayın. Haberin özüne giriş paragrafında  yer verin. Yorum katmayın. Cümlelerin edilgen değil etken çatılı olmasına dikkat edin.  Haberi de soruyu da sözcüklere boğmayın. Klişe sözlerden kaçının. İlgilisi dışında kimsenin anlamayacağı sözcükler kullanmayın.  Bir cümledeki bilgiler, başka cümlelerdekilerle çelişmemeli. Amaç okuru bilgilendirmek, kafasını karıştırmak değildir.”GAZETECİLİKTE OBJEKTİF OLMAK MÜMKÜN MÜ?”  Seminerin ikinci oturumunda,  TGC Bizim Gazete yazarı Kerim Evren, “Haberde dil  yanlışları”;  gazeteci, yazar Ragıp Duran , “Gazetecilikte Objektif Olmak Mümkün  mü?”;  Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Uğur Güç, “Basın Sektöründe  Sendikacılık”; başlıklı konuşma yaptı. Oturumun moderatörlüğünü Çanakkale Gazeteciler  Cemiyeti Başkanı Burak Gezen yaptı.ÖFKE DİLİNDEN UZAK DURUN”  TGC Bizim Gazete yazarı Kerim Evren, “Haberde dil yanlışları” başlıklı sunumunda yerel  medyada yapılan dil yanlışlarına değindi. Evren, şunları söyledi: “Ekmeğini diliyle ya da kalemiyle kazanan, bu uğurda hâlen Cumhuriyet tarihinin en ağır baskılarıyla karşı karşıya bulunan biz gazetecilerin “donanımlı” olmamız, belli ölçülerde de olsa “iş güvencesi” anlamına gelir. Kültürel donanımlılığın ilk koşulu ise -bu alanda ‘seçici’ davranmak koşuluyla- çok iyi bir okur olmaktan geçer. Türkiye’de en çileli mesleklerden gazeteciliğin gündelik koşuşturmacasından kurtulabildiğimiz  ölçüde bol bol okumalı; kültür sanat etkinliklerini izlemeli; işimizi yaparken de   elimizin altında sözlük ve yazım kılavuzu  bulundurmalıyız. Doğru ve güzel Türkçe kullanmak medya çalışanları için toplumsal ve  mesleki sorumluluğun bir gereğidir. Öfke dilinden hep uzak durulmalıdır."MUHABİR ALANININ UZMANI OLMALI”  Gazeteci, yazar Ragıp Duran , “Gazetecilikte Objektif Olmak Mümkün mü?” başlıklı  konuşmasında şu bilgileri verdi: “Gazetecilik, temas ve mesafe mesleğidir. Bir muhabir hem fiziki olarak hem de manevi olarak bir haberi izlerken nerede durması gerektiğini bilmelidir. Haberle ilgili tüm taraflara kuyumcu terazisi hassaslığında eşit davranmalıyız. Bizim işimiz gerçek, gerçeklerin peşinden koşmaktır. Mümkün olduğu kadar gerçeklere yaklaşmak için uğraşırız. Gazeteci; gerçeğe, mesleğine, okuruna ve medyasına karşı sorumlu olduğunu unutmamalıdır. Muhabiri yönlendirirken dikkat etmemiz gereken kurallar vardır.  Herhangi bir muhabire gönderirken o haberle muhabir arasında organik bir bağ olup olmadığına bakmak lazım. Objektiflik için bu şarttır. 4. kuvvet dediğimiz gazeteciler, yasama, yargı ve yürütme kuvvetlerin mensupları olursa olmaz. Basın, denetleme görevini yerine  getiremez. Muhabirin ayrıca konusunun uzmanı olması gerekir. Örneğin bir adliye muhabiriyseniz, bir hakim kadar konuyu bilmeniz gerekir. Haber toplarken amaç gerçeği aktarmak olmalıdır.”BİZ GAZETECİLERİN HAKLARINI GARANTİ ALTINA ALMAYA ÇALIŞIYORUZ”  Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Uğur Güç, “Basın Sektöründe Sendikacılık”  konusunda şöyle dedi: “Medyanın bugünkü hale gelmesi 2 aşamada gerçekleşti. Birinci aşama sendikasızlaşma, ikincisi de bu medya kuruluşları devşirildi. Son yıllarda ise medyaya TMSF el koydu. El koyulan medya direkt başbakanlığa bağlandı. Havuz medyası oluşturuldu.  Gazeteciler olarak örgütlenmeye devam ediyoruz. İstanbul dışında Kocaeli, Çanakkale, Eskişehir, Bursa gibi illerde de örgütlenmeyi hedefliyoruz. Biz gazetecilere toplu sözleşmelerle,  gazetecilerin haklarını garanti altına almaya çalışıyoruz.”GİZLİ REKLAM YAPTIRIMLARI ÇOK AĞIR DİKKAT”  Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Konrad Adenauer Stiftung’un (KAS) ortaklaşa  düzenlediği 75’inci Yerel Gazetecilik ve Meslek İçi Eğitim Seminerinin ikinci gün 4.  oturumunda Moderatörlüğünü TGC Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir’in yaptığı  son gün toplantısında, Hürriyet Gazetesi Ekonomi Yazarı Vahap Munyar “Ekonomi  haberciliğinde değişen dinamikler” başlığı ile yaptığı konuşmasında, Ekonomik alanda kullanılan baş spekülatörler tanımı nı doğru bulmuyorum. Yenilenmiş tüketici yasası 61 maddesi 4 fıkrası önemlidir, örtülü reklamın tanımı yapılmıştır ve yasak kılınmıştır.  10 Ocaktan itibaren haber içinde ya da fotoğrafta gizli reklam kapsamında yaptırımlar söz konusu olacaktır.  Bir yazıya 220 000 TL örtülü reklam cezası verilebilir. Bölgemizde yatırımcıların önünü açmak adına övmeden yorum yapınız.  Şirketlerin ihbarı kabul edildiğinde büyük cezalar alabilirsiniz. İlan,  sigara, içki ve hastaneler için isim geçirmek ya da fotoğrafta arka planda görünmesi örtülü reklam kapsamında değerlendirilir. HALKIN HABER ALMA HAKKI KADAR, GAZETECİLERİNDE HABERİ YAYMA HAKLARI VARDIR”  AÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mine Gencel Bek ise “Eleştirel medya  okurluğu” başlıklı sunumunda her türlü medya metnine eleştirel bakmak adına bu konuda dünyada çok farklı açılardan eğitimler gerçekleşiyor.  Metin analizi ile sınırlı kalmadan neden sorusunun cevabı bulunmalı.  Devlet sermaye ilişkileri nasıldır?  Metni eleştirmenlere kalmadan üretimde gerçekleştirmek gerekir. Insanlar yerel merak ederler sokağında olup bitenler dikkat çeker.  Ulusal medya yerel haberleri ihmal eder.  Şiddetin her türünün haberleştirilmesinin yöntemleri mutlaka geliştirilmesi gerekir. Kimliklerini tanımlanması ve refahın eşitlenmesi önemlidir. Reaktif değil, proaktif olalım.  Biz gündemi belirleyelim. Konuları yetkililer dile getirmeden gündemi belirleyelim eşitsizliği dile getirelim. Basın hürdür sansür edilemez ama su şu nedenlerle basın özgürlüğü sınırlanabilir. AB de  istisnalar söz konusu iken bizde yaptırımlar söz konusudur. Hakim, savcı, kendini devletin  yerine koyduğunda hukuk rafa kalkar. Halkın haberleri alma hakkı kadar gazetecilerin de  haberleri yayma hakkı vardır.  Gazeteciye tanınan özgürlük halkın kamu oyunun toplumda  olup bitenleri öğrenme be toplumsal barışın sağlanması adına verilmiştir.  Hukuksal, cezai  ve idari sorumluluklar söz konusudur. Medeni kanunun 24,25 borçlar kanunu 49. Fikir ve  sanat eserleri kanunu 86 maddesi, cezai sorumluluk Türk Ceza Kanunu, terörle mücadele, ve basın konuları kapsamında cezai sorumluluklar var. Zorunlu maddeleri gösterme, durdurulan yayınına devam etme, basılı eserleri tahrif etme, intihara ve şiddete özendirmek, hukuksal alanda suç teşkil etmektedir” dedi.ŞİDDETİ BESLEYEN VE KÖRÜKLEYEN BİR DİLDEN UZAK DURULMALI”  Gazetecilerin en sık karşılaştığı sorunların başında hukuksal sorumluluklar olunca  seminerin en dikkat çeken sunumunu da TGC Hukuk Danışmanı Gökhan Küçük yaptı.  Örneklemelerle gazetecilerin hukuksal sorumlulukları, basın etiği, ve yazılan yazıların suç  unsuru taşımamasının önemine dikkat çekti. Haber ve hukuk konu başlığıyla Seminerin  son sunumunu gerçekleştiren Küçük, basın özgürlüğü içerisinde bilgi edinme, yayma,  eleştirme,  yorumlama ve eser yaratma hakları söz konusudur.  Bunlardan biri eksik ise basın özgürlüğünden söz edilemez. Toplum önüne çıkan ve ya böylesi görevlere talip olanlar kişiler gazetecilerin eleştirilerine açık olmalılar. Gazeteci meslek ilkesi gereği şiddeti besleyen ve körükleyen bir dilden uzak durmalıdır” diye belirtti.  Seminerde TGC başkanı Turgay Olcayto başkanlığında yapılan değerlendirme toplantısının ardından  Seminer soru cevap kısmıyla son bulurken katılımcılara sertifikaları dağıtıldı. Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Naci Akyazı ve Yazı işleri Müdürümüz Nijat Ayvaz sertifikalarını Gazeteci Yazar Ragıp Duran’ın elinden aldılar. 
Haber Merkezi

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV