ÇÖZÜM: LAİK VE BİLİMSEL EĞİTİM
banner57

Tekirdağ Barosu Başkanlığı, Çağ Üniversitesi'nde okuyan 20 yaşındaki Özgecan Aslan'ın öldürülmesinden dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirdi. 15 Şubat 2015 tarihinde yaptığı basın açıklamasında kadın cinayetlerine karşı tepkisini açığa çıkaran Tekirdağ Barosu Başkanlığı, yaptığı basın açıklamasında cinayetlerin azalmasının çözümünün laik ve bilimsel eğitim olduğunu dile getirdi. 


Tekirdağ Barosu Başkanlığı, basın açıklamasında şu sözlere yer verdi:

“Türkiye, üniversite öğrencisi Özgecan kızımızın, insan kılıklı yaratıklar tarafından,ilkellikle bile izah edilemez bir vicdansızlıkla, " tecavüz edilerek",   "bıçaklanarak",  "yakılarak" defalarca katledilmesiyle yine kahroldu, kavruldu,insanlığından utandı. Türkiye, Özgecan'ın yaşam hakkını koruyamadı ve güzel ülkemizin kahraman kadınları, kendi zayıflıklarına tahammül edemeyen, kendini erkek sanan ahlaksızların kurbanı olmaya ve sadece bu konuda dünya sıralamasının en tepelerdeki yerini sadakatle korumaya devam etti... Dini söylemlerin iyi insan olmakla değil, "kendini erkekten koru!"makla ilgili olduğu, "yüceltilen erkek, yok sayılan kadın" merkezli olduğu, kadın cinayetlerinde insanlığı utandıran akla  zarar ceza indirimleri yapıldığı ve sadece kadın olmanın, "herşeye müstehak" sayıldığı sürece insan olmaktan utanmaya devam edeceğiz. Başımız yerden kalkmayacak. Bu vahşeti, başka ülkelerdeki sapkınlıkları emsal göstererek hafifletmeye çabalamak ise, sadece yüzümüzdeki utanç kırmızısını artırır. İnsanlığını henüz kaybetmemiş her ferdiyle, millet olarak ve büyük bir utançla, kırılan fidan, güzel Özgecan'a rahmet, ailesine sabırlar diliyoruz. Simdi, telafisi imkansız benzer kayıpların bir daha yaşanmaması için yapılması gerekeni, hep birlikte ve hemen şimdi hayata geçirmek zamanıdır. Özgecan'ın son olmasını sağlamak için, insan olup insanlığı hatırlatmak zamanıdır. Kadını erkekten aşağı ve ayrı gören zihniyetin yerine, her şeyin anlamı ve çözümü demek olan insanlığın ne olduğunu öğreten laik ve bilimsel eğitimi hayatın vazgeçilmezi yapmak zamanıdır. İlahi bir tesadüfle, tam da laik ve bilimsel eğitim isteklerinin ısrarla dile getirildiği, ama aynı ısrarla hiç birine kulak verilmediği, öğrencilerin cinsiyetlerine göre farklı merdiven kullanmasının önerildiği, insanlığa ve kendine güvenen sağduyulu insanların seslerini duyurmak için yaptığı boykotlara karşı, gücü elinde bulunduranların "ben ne dersem o olacak" diye diye dayattığı günlerde işlenen bu vahşi cinayet, son ve en kamil din olan müslümanlığı kötüye kullananlara, bunu bile-göre gönüllü alet olanlara ve şirazesi iyice şaşmış olan TÜRK ADALETİNE son ilahi uyarıdır. Eğitim sistemimizdeki eksik ve yanlışlıkların arttırdığı cehalet; çocuklar ve işçilerden sonra, kadına yönelik ayrımcılık ve şiddeti de zirveye taşımıştır. Son 10 yılda polis gücü %88 artarken, öğretmen kadrosunun %24 azalmasının tek izahı, çözümün şiddet olduğuna ilişkin tarihi ve insanlık dışı yanılgıdır. Ülkemizde kadına yönelik şiddet ve vahşet artık insanlık suçu boyutunu da aşmıştır. Son yıllarda iyice çığırından çıkan/çıkarılan erkek egemen kültürün ötekileştirici bakışı ne yazıktır ki ülkemizi kadınlar için yaşanmaz, korkulu bir yer haline getirmiştir. Kadın erkek eşitliğine inanmayan,    tecavüze uğrayan kadınların doğurmasını ve bu çocuğa gerekirse devletin bakacağını pervasızca ve halkın gözüne sokarcasına dayatan zihniyet, benzeri insanlık dışı eylemlerin destekçisi, çoğaltıcı gücüdür. Çağdaş eğitim sisteminden uzaklaşarak, daha ilkokul çağındaki çocuklara türban takılması, kız-erkek ayrımı gözetilerek eğitilme(me)ye çalışılması, kadının ötekileştirilerek toplumsal hayattan koparılması, insanın aklen ve bedenen yarım ve hasta olması demektir. Kadının kadın olmakla ilgili bir sorunu yoktur. Sorun, adam olamayan erkeğin, gücünü ilkel saldırganlıkla ispata kalkışmasını hak gören zihniyet sorunudur. Kadın cinayetlerinin, işçi cinayetlerinin, çocuk cinayetlerinin ülkemiz için kader olmaktan çıkması için laik ve bilimsel eğitim gereklerinin öncelikle ve acilen uygulamaya konmasını, bu mücadeleden asla vazgeçilmemesi gerektiğini, toplumsal farkındalığı artırmanın en temel insanlık ve vatandaşlık görev ve sorumluluğu olduğunu bilerek, dünyaya artık sevginin egemen olmasını dileyerek, üzüntümüzü ve tepkimizi kamuoyuna saygı ile duyururuz.”

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.