ÇAĞDAŞ KÖLELİĞE SON
banner57

SORUNLARIMIZI DİNLEYEN YOK

Tekirdağ Tabip Odası yayınlamış olduğu bir basın bildirisi ile 13 Mart 2015 tarihinde acil vakalar dışında çalışmayacaklarını beyan etti. Aynı saatlerde Tekirdağ Aile Hekimleri Derneği de bu eyleme destek vererek daha insancıl koşullarda yaşamak istediklerini dile getiren bir bildiri yayınladı. Yurttaşlarımızı öncelikle en temel insan hakkı olan sağlık hakkı adına bu önemli eylemde sağlık çalışanlarına destek olmaya ve birlikte mücadeleye çağırmaktayız."


AİLE HEKİMLİĞİ ŞARTLARI AĞIR

Türk Tabibler Birliği'nin yaptığı açıklamada; Aile hekimliği hiçbir bilimsel, yönetimsel tabanı olamayan yanlış uygulamalar ile bitirilmek istenmektedir. Aile Hekimliği bu ülkenin sağlık göstergelerini en üst düzeylere taşımıştır. Gelişmiş ülkelerin bile kıskandığı başarılara aile hekimleri imza atmıştır. Bugün aile hekimlerinin sunduğu hizmet, tüm aile hekimliği ile ilgisiz görevlendirmelere rağmen gelişmiş ülkelerden daha üst düzeye çıkmıştır.


Tekirdağ Tabip Odası yayınlamış olduğu  basın bildirisinde 13 Mart 2015 tarihinde acil vakalar dışında çalışmayacaklarını beyan etti. Tekirdağ Tabip Odası`nın yayınlamış olduğu bildiri şöyle: “Herkes için sağlık; sağlık hizmetini alan için de, sunan için de… Bugün ne halkımız aldığı sağlık hizmetine güvenebiliyor, ne de biz verdiğimiz hizmetten memnunuz. Sağlık çalışanlarının sorunları da doğrudan doğruya halkın sağlığını ilgilendirmekte, sağlık hizmetini olumsuz etkilemektedir. Sorunların çözülebilmesi için Sağlık Bakanlığı’ndan 5 acil talebimiz vardır. İnsanüstü bir çabayla, insanlık dışı koşullarda çalışıyoruz. Esnek, 36 saat kesintisiz, ihtiyaç molası dahi veremeden, performans/ciro baskısı altında, sağlıksız koşullarda, şiddet baskısı altında, taşeron sistemiyle çalışıyoruz. Çalışma koşullarımızın acilen düzeltilmesini talep ediyor; yetkilileri yeni nöbetler ekleme gayretlerine, taşeron sistemine “çağdaş köleliğe” son vermeye çağırıyoruz. Çalışırken de emeklilikte de insanca yaşayabilecek güvenceli bir gelir talep ediyoruz. TTB tarafından hazırlanıp Sağlık Bakanlığı’na ve TBMM’de grup başkanvekillerine iletilen teklifte yer alan, mevcut emekli hekimlerin gelirlerini de yoksulluk sınırının üzerine, iki katına çıkaracak biçimde, emekliliğe yansıyan temel ücretlerimizin artırılmasını talep ediyoruz.Yıllarca haftada 40 saatlik yasal sürenin çok üzerinde ve ağır koşullarda çalıştığımız halde bugüne dek bir türlü verilemeyen fiili hizmet zammını talep ediyoruz.Başta tıp eğitimi olmak üzere sağlık alanındaki mesleki eğitimin niteliğinin giderek bozulduğunu, bunun halkımızın geleceğini tehdit ettiğini görüyoruz. Tıp ve sağlık eğitiminde meslek örgütleriyle ve ilgili kuruluşlarla işbirliği yapılmasını, sayıyı değil niteliği önceleyen bir politikayı talep ediyoruz.Katkı, katılım paylarıyla, istisnai hizmet tanımıyla, fark ücretleriyle, 5 dakikalık randevu süreleriyle halkımızın nitelikli sağlık hizmetine erişimi kısıtlanmaktadır. Nitelikli sağlık hizmetine bütün yurttaşlarımızın ücretsiz ulaşabilmesini talep ediyoruz. Taleplerimizi görünür kılmak ve halkın sağlık hakkına dikkat çekmek için; 13 Mart 2015 Cuma günü dayanışma içinde görevde olacağımızı, acil sağlık hizmetleri dışında sağlık hizmeti sunamayacağımızı yetkililere ve kamuoyuna duyuruyoruz. Ocak ayı başından beri her Cumartesi günü olduğu gibi 14 Mart’ta da aile hekimlerinin ve ASM çalışanlarının nöbet direnişinin süreceğini buradan bir kez daha hatırlatıyoruz. Bu eylemin planlanmasında Türk Tabipleri Birliği’nin sağlık alanındaki sendikalar, dernekler ve meslek örgütleri ile gerekli temasları kurduğunu, eylemin sağlık alanının bütününde tüm sağlık çalışanlarıyla dayanışma içinde gerçekleşeceğini belirtiriz. Yurttaşlarımızı öncelikle en temel insan hakkı olan sağlık hakkı adına bu önemli eylemde sağlık çalışanlarına destek olmaya ve birlikte mücadeleye çağırmaktayız." Tekirdağ Aile Hekimleri Derneği`nin yayınlamış olduğu bildiri de şöyle: "Türkiye’nin aile hekimleri olarak halkımızın sağlığını korumak, aile hekimliğine sahip çıkmak için yine meydanlara çıkmak zorunda bırakılıyoruz.

Aile hekimliği hiçbir bilimsel, yönetimsel tabanı olamayan yanlış uygulamalar ile bitirilmek istenmektedir. Aile Hekimliği bu ülkenin sağlık göstergelerini en üst düzeylere taşımıştır. Gelişmiş ülkelerin bile kıskandığı başarılara aile hekimleri imza atmıştır. Bugün aile hekimlerinin sunduğu hizmet, tüm aile hekimliği ile ilgisiz görevlendirmelere rağmen gelişmiş ülkelerden daha üst düzeye çıkmıştır. Aile sağlığı çalışanları bu başarıları diğer ülkelerdeki meslektaşlarından kat be kat fazla çalışarak elde etmiştir. Sağlık Bakanlığı yetkilileri de bu durumu kabul etmektedir. Bakanlık açıklamalarına göre Türkiye’ deki bir aile hekiminin iş yoğunluğu Avrupalı bir meslektaşından 3 kat fazladır. Türkiye’ deki aile hekimleri Avrupalı meslektaşlarına göre 3 kat daha fazla çalışmaktadır. Buna rağmen bizler halkımızın sağlığı için aile hekimliği uygulamasının gelişmesi adına yılmadan çalıştık, çalışmaya devam edeceğiz. Ne istedik? Biz hizmet veriyorken, devlet bizi korusun istedik. Bu ülkenin insanlarına hizmet veren hekimler çalışırken kendilerini güvende hissetsin istedik. Halkımıza hizmet ederken “bugün başımıza bir şey gelecek mi?” kaygısı duymayalım istedik. Sağlık çalışanları darp edilmesin istedik. Sağlık çalışanları katledilmesin istedik. Yeni Ersin Arslan olayları olmasın istedik. Bakanlık ne yaptı? Sorunu görmezden geldi. Sağlıkta şiddetin sebebini “iletişim eksikliğidir” diyerek geçiştirmeye çalıştı. Bakanlığın göz yumduğu bu magandalık, kurallara uyan halkımızın sağlık hizmeti almasını engellemektedir. Sağlık hizmeti alması gereken kesim değil olay çıkarana önem verilmesi istenmektedir. Bundan zarar gören maalesef hizmet almak isteyen halkımız olmaktadır. Sağlıkta şiddetin olmadığı, güvenli ortamlarda çalışmak istiyoruz, etkin sağlıkta şiddet yasasının çıkartılması istiyoruz.  Ne istedik? Bizimde ailemiz var; eşimiz var, çocuğumuz var, annemiz var, babamız var. Onlara vakit ayırabilmek istedik. Tüm çalışanlar gibi biz de angarya olmadan çalışmak istedik. Her gün televizyonlardan çalışma saatlerimizin arttırıldığına dair açıklamalar duymayalım istedik. Biz mutlu olalım ki halkımızda mutlu olsun istedik. Tüm çalışanlar gibi bizde angarya olmadan çalışmak istiyoruz. Ne istedik? Halkımıza hizmet ederken, bilimsel değerler dışında bir şey düşünmeyelim istedik. Yöneticilerin kişisel kaprislerini çekmeyelim istedik Yöneticilerin değil halkın hekimi olmak istedik. İş güvencemiz olsun istedik. Yarın da işimizin başında olabileceğimizi bilelim istedik. Her gün iş güvencemiz ile tehdit edilmemek, mobbinge uğramamak istedik. İş güvenceli çalışmak istiyoruz. Ne istedik? Bu kadar çalışıyoruz, emekliliğimizde rahat edelim istedik. Bizimle aynı eğitim ve mesleki kariyer sahipleri ile aynı emeklilik haklarına sahip olalım istedik. Emeklilik de eşdeğerlerimiz gibi bir yaşam sürelim istedik. Emeklilik şartlarımızın düzeltilmesini istiyoruz. Buradan tüm halkımıza sesleniyoruz. Kaliteli sağlık hizmeti ancak mutlu, gelecek kaygısı olmayan, kendine de vakit ayırabilen, şiddet korkusu yaşamayan, yönetim süreçlerine katılabilen, çalışanlar ile verilebilir. Çalışanlar yok sayılarak yapılan düzenlemelerin sonuçları ortadadır. Bakanlığın bu tavrı bizleri meydanlara sürüklemektedir. Yetkililere sesleniyoruz. Bırakın işimizi yapalım. Düzenleme adı altında yapmaya çalıştıklarınız bu halkın sağlığına zarar vermektedir. Mesleğine sahip çıkan halkın sağlığını ön plana alan bizleri görmezden gelerek, bizim temsilcilerimizle görüşmeden yaptığınız düzenlemeler ortadadır. Faydanız olmuyorsa bari zararınız dokunmasın. Gelin yanlıştan dönün. Yanlışın neresinden dönülürse kârdır. Bu halkın kişisel şovlara değil yapısal çözümlere ihtiyacı vardır. Gelin hep beraber aile hekimliğine sahip çıkalım. Çalışanın ve hizmet alanın mutlu olduğu, kişisel görüşlerin değil bilimsel verilerin ön plana alındığı, günlük değil geleceği şekillendirecek kararların taraflarca hep beraber alındığı bir aile hekimliği sistemini kuralım. Biz buna varız ya siz?

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.