BENZEMEZ KİMSE SANA
banner57

Beyaz Peynir, Kavun ve Rakı

Çilingir sofram hazır.

Ama bir şey eksik.

Bu eşsiz lezzetleri tamamlayacak kulağımda musikinin ihtişamını sesiyle ruhuma işleyecek biri lazım.

Kaç milyon kişinin mutlu ve hüzün dolu gecesine sesiyle eşlik etti bilmiyorum ama, bu gece taş plaktan benim soframda benim dertlerime eşlik ediyor Müzeyyen Abla.

Sadece benim için söylüyor.

“Benzemez kimse sana, tavrına hayran olayım” ile başlayan gecem,

Aman Ormancı, canım ormancı

Köyümüze bıraktın yoktan bir acı” ile devam ederken,

TV’lerden bir acı haber çalındı kulağımıza…

Bağrınızdan bir tel kopar da yüreğiniz düğümlenir ya hani,

Telleri olmayan bağlama gibi mahzun kalakalırsın ya duvarda, bu haber üzerine öylesine dondum kaldim.

Türk Müziğinin gerçek manada herkesin tartışmasız dinlediğinde tarih tarih geçmişin muhteşem günlerine sızdığı bir ses yok artık bizlerle.

Sahibinin sesi dedirtecek bir Cumhuriyet kadını daha sonsuzluğun kollarına kavuştu.

Uzun yıllardır sahnelerde yer almasa da, değil mi ki Müzeyyen Senar ile aynı tarihlerde ben de hayattaydım diyebilmek güzeldi be.

Hiç unutmuyorum Müjdat Gezen Sanat Merkezinde öğrenciydim. Klasik Türk Musıkîsi eğitimi aldığım yıllar.

1990’lı yılların başı henüz genç ve hayallerle doluyum.

Sanat sanat düşler üzerinde emeklerken kimler dokundu gerçek gerçek hemde dizlerinin dibinde kulağıma sesiyle bir bilseniz.

Hem sohbet edebilme hem de bir iki şarkısını dinleyebilme şansını yakalayabildiğim sayın Senar’la o günlerde karşılaştım.

Ve tabii ki o eşsiz çınar gibi hayattan nasihatler almak ayrıcalıktı…

Teknolojinin henüz t si dahi olmadığı günler o günler.

Cep telefonu olmadığı gibi fotoğraf bile fotoğraf stüdyolarında çekilirdi o günlerde.

Öyle herkesin fotoğraf makinesi olacak ya da cep telefonundan özçekimler yapacak nerdeee.

Hoş bu teknoloji olsaydı, geçmişin o eşsiz günlerinden ne anıları fotoğraflayıp kurtarmak isterdim o tarihin tozlu sayfalarından bir bilseniz.

Bazen bir yarım ya da bir saatlik karşılaşmalarınız olur ömrü hayatınızda.

Ve asla unutamazsınız.

Bir ömre bedel o yarım saate neler neler sığdırmazsınız ki.

Müzeyyen abla ile denk geldiğimiz bir sohbette mırıldanılan bir iki şarkıda düşler coşup ta,

Gelmez mi hiç aklınıza, Atatürkümüzün huzurundaki o zamanlar önünüze, hayal hayal.

O gün, o hayaldeki tek gerçekti Müzeyyen Senar. Kanıyla canıyla gerçekti ve yanındaydım.

Oysa şimdi sonsuzluğun gerçekliğine çıktığı yolda, geçmişin ne eşsiz sesleriyle kucaklaşıyor bilemeyeceğiz.

Saadettin Kaynak, Zeki Müren, Münir Nurettin Selçuk, Hamiyet Yüceses ve daha ismi yıldızlara yazılmış nice güzel insan bir araya geliyorlar.

Eksilen bizleriz.

Elini öptüğüm asırlık çınara rahmet diliyorum.

“Akşam oldu hüzünlendim ben yine,

 Hasret kaldım gözlerinin rengine

Gel mehtabım gel sevgilim gel yine

Hasret kaldım gözlerinin rengine”


Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.