26 Nisan 2018 Perşembe

Ninenin, başkan sevgisi

GÖÇMENLER ÜLKESİ

16 Nisan 2018, 19:13
Bu makale 324 kez okundu
GÖÇMENLER ÜLKESİ
Cengiz Baysu

 Anadolu Yarımadası… Kavimlerin göçlerine, sınırların değişikliklerine tanık olmuş… 20’nci yüzyılda 1950-1960 arasında Alamanya (!)’ya iş için giden insanlarımızla “göç veren ülke” konumuna düşmüşüz.

Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç
II. Dünya Savaşı sonrasında, Avrupa’da yaşanan en büyük zorunlu göç olayı, isimleri Bulgar isimleriyle değiştirilen, anadillerini konuşmaları yasaklanan, gözaltında ağır işkenceler gören Bulgaristan Türklerinin komünizmden kaçarak Türkiye’ye sığınmaları olmuştur.
Bulgar hükümeti Türkiye’ye nota vererek sınır kapılarını açmasını istemişti. 1950-51 yıllarında Türkiye’ye göç eden 154.000 civarında kişiyle göçler sınırlı kalmayacaktı. Bulgaristan’daki sosyalist rejim, Türkiye ile “Yakın Akraba Göçü Antlaşması”nı imzalayacak ve 1968’den 1978’e kadar 130 bin kişiyi daha Türkiye’ye göç ettirecekti.
Bu göçler süresince Bulgaristan’da camiler ibadete kapatılıyor, bazıları ambara dönüştürülüyordu. Hacca gitmek ve hatta sünnet olmak yasaklanmıştı. Türkler cenazelerini bile diledikleri gibi kaldıramıyorlardı. Arapça ve Türkçe yazılı mezar taşları paramparça edilmişti, bazıları yerlerinden sökülmüştü.
Türkçe konuşma yasağı konulmuş, Türk isimleri Bulgarlaştırılmıştı. Yasaklara uymayanlara ağır para cezaları tatbik ediliyordu. Haziran 1989-Temmuz 1990 döneminde Türkiye’ye giriş yapan göçmen sayısı 350.000 civarında olmuştu. 1990’ların başında Sovyetler Birliği çatırdayınca Doğu Bloku dağılmış, Yugoslavya tarih sahnesinden silinmiştir.
Irak Körfez Harekâtı
Irak’ta yaşanan ayaklanma ve Saddam Hüseyin’in ayaklanmaları bastırması sonrası yaklaşık 460 bin Iraklı Türkiye’ye sığınmak zorunda kaldı.
1990’a gelindiğinde Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Irak’ın kuzeyindeki şehirleri tekrar ele geçiren Irak güçleri, kaçan sivilleri arkalarından topçu ateşine tuttu. Bu saldırılarda sayısız insan öldürülmüş, Baas ordusu, Kürtlerden ve Türkmenlerden oluşan yaklaşık 100.000 kişiyi tutuklamıştı. Binlerce Arap, Türk ve Kürt insanı kentlerini terk edip Erbil’e ve Duhok’a doğru kaçmaya başlamıştı.
İran ve Türkiye sınırına yaklaşık 1.500.000 kişi yığılınca, Hakkâri ve Şırnak sınır kesiminden Türkiye’ye sığınarak bekleyen sığınmacıları kabul etmesi yönünde Türkiye’ye uluslararası talep ve baskılar gelmeye başlamıştı…
Türkiye’nin Iraklı sığınmacıların sınırı geçmelerine izin vermesi üzerine dağlık kesimlerden karayollarına inerek Türkiye’ye giren sığınmacılar Işıkdere, Taşdelen, Kayadibi, Yıldız, Yemişli, Andaç ve Ortaköy’de toplanmaya başladı ve bu bölgelerde binlerce çadırdan oluşan çadırkentler kuruldu.
ABD ve 11 ülkeye ait 20.000’in üzerinde asker, 16 Nisan 1991’de Türk hükümetinin de onayıyla bir yardım harekât başlattı. İlk kamp Irak’ın kuzey sınırından 10 km içerde kuruldu. Irak’ın Zaho, Erbil Süleymaniye ve Duhok gibi büyük kentlerde toplam 75.000 km2 coğrafi alan ‘güvenli bölge’ olarak kuruldu.
Suriye Krizi ve İç Savaş
2010 yılında Afrika’nın kuzeyinde başlayan ve Akdeniz’in doğusuna ulaşan Arap Baharı, Suriye’de can kayıplarına, büyük tahriplere ve göçlere sebep olmuştur. 2010 yılında nüfusu 21,5 milyon civarında olan Suriye’nin 2014 yılında 10 milyon kişi yerlerinden edilmiştir. Bu kişilerin yaklaşık 3,5 milyon civarındaki kısmı ülkesini terk etmek zorunda kalmıştır.
Suriyeli sığınmacıların Türkiye’ye girişleri ilk olarak Nisan 2011 tarihinde başlamış, Türkiye, “açık kapı politikası” uygulayacağını ilan edince ilk etapta 100.000 kişi Türkiye’ye giriş yapmıştır.
Sonraki dönemde Suriye’den gelen göç dalgası beklentinin üzerinde gerçekleşmiştir. Halen ülkemizde 3.500.000 civarında Suriyeli bulunmaktadır.
Yorumlama
Bugünlerde ekranlarda gördüğümüz ve yazılı basında sıkça okuduğumuz Afgan göçmenleri konusu ön plandadır. İran tarafında toplanıp Iğdır, Ağrı, Van üzerinden Türkiye’ye geçen yüzlerce göçmen Erzurum’daki geri gönderme merkezinde toplanmakta ve burada kayıtlarını yaptırmaktadır.
Aslında son üç ayda İran üzerinden Türkiye’ye giriş yapan Afganların sayısının 20 bini bulduğu açıklanmıştır. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre 2018 Mart ayı sonuna dek Türkiye’de kayıt yaptıran Afgan sığınmacı ve mülteci sayısı 169,919 olarak belirtilmiştir.
Son otuz yılın rakamları dikkate alındığında Türkiye bütçesinden göçmenler için büyük paralar ayrılmaktadır. Bu rakamlar Türkiye bütçesine yük oluşturmakta ve Türk halkının refah seviyesinin yükselmesine engel olmaktadır. Batı açısından bakıldığında Türkiye hep bir şeylerle uğraştırılmaktadır.
Göç veren ülke, sürekli göç alan bir ülke durumuna gelmiştir. Kim bilir karşımıza daha neler çıkacak?

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV