21 Şubat 2018 Çarşamba

TEKİRDAĞSPOR BAŞKANINI BULDU

‘Uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak zor ama mümkündür!’

PSİKİYATRİST HEKİMLE GÖRÜŞMENİZ YAŞAM KALİTENİZİ ARTIRACAKTIR Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Yakup Albayrak, gazetemize yaptığı açıklamalarda günümüzde psikiyatriste gelmenin akıl hastası olduğunuz anlamına gelmediğini ifade ederek, insanların psikiyatri alanına giren rahatsızlıklarda çekinmeden hekime gelmelerinin doğru bir davranış olacağını söyledi.

12 Şubat 2018 Pazartesi 18:11
Bu haber 183 kez okundu
‘Uyuşturucu bağımlılığından  kurtulmak zor ama mümkündür!’

 Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Yakup Albayrak: "Ben Tekirdağ ilimizde uyuşturucu ile ilgili önemli çalışmalar yapan ve Valiliğe bağlı bir komisyonda üyeyim. Uyuşturucu bağımlılarının bu maddeleri bırakmaları güçtür ama mümkündür. Bu süreci yönetmek, kişiyi rehabilite etmek, tedavi etmek bizim uğraş alanlarımız içindedir. Bu konuda Çorlu Devlet Hastanesi'nde Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi (AMATEM) var ve bağımlılık tedavisi konularında çok güzel çalışmalar yapmaktadır."

Trakya Gazetesi

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Yakup Albayrak hocam, insanımız eskiden Psikiyatrist Hekim'e gitmekten çekinirlerdi. Psikiyatrist hekimler hangi hastalıkları tedavi eder? Bu konularda bilgi verir misiniz?

Doç. Dr. Yakup Albayrak

Kişiler kendilerinde psikiyatrik semptomlar gördüklerinde psikiyatriste gelmekten çekinmesinler. Bu dönemde psikiyatriste gelmek akıl hastası olmakla eşdeğer görülmemektedir. Psikiyatriste gelen insanlar hayat kalitelerini daha da artırmaktadırlar. İnternette her alanda olduğu psikiyatri alanlarında da bilgi kirliliği mevcut. Yani kendilerinde ruhsal bir rahatsızlık gördüklerinde psikiyatri servisinde doktora çıkmaktan çekinmesinler. Bizim alanımızda hastanın tek muhatap olacağı hekimdir yani psikiyatristtir. Bazı durumlarda klinik psikologlarla görüşmeler yapılsa da hastalıklar konusunda ilk ve tek adres psikiyatri hekimidir. Bir çok konuda psikiyatri hekimi gibi davranan bir takım kesimler, danışmanlık adı altında tedavi yöntemleri öneren, bu tür etkinliklerde bulunan kişiler suç işlemektedirler.

Aile danışmanlığı veya yaşam koçluğu görevi yapan kişilerin "klinik psikolog" olması gerekir.

Yetkisiz kişiler bu işi kanunen yapamaz. Psikolojik danışmanlık, aile danışmanlığı konularında normal psikoloji mezunları bile yetkili değildir. Master yapıp klinik psikolog olmaları gereklidir. Hal böyleyken bir takım ilgisiz kişilerin bu işleri yapmaya kalkması Sağlık Bakanlığı'mız tarafından takip edilmekte bu tür yollara tevessül edenler yakalanmakta ve ceza almaktadırlar.

Trakya Gazetesi

Sayın Doç. Dr. Yakup Albayrak Hocam, son günlerde şiddet olayları çok gündemde ve kadına şiddet haberlerini de çok duyuyoruz. Bu şiddet olgusu ile ilgili olarak neler söylemek istersiniz?

Doç. Dr. Yakup Albayrak

Patolojik anlamda bazı hastalarda şiddete eğilim vardır. Ancak kriminal anlamda suça ve şiddete meyilli kişilerde "patolojik anlamda şiddet vardır" diyemeyiz. Patolojik anlamda bazı mental rahatsızlıklarda şiddete meyilli olma durumu ortaya çıkmaktadır. Bütün şiddet olaylarında psikiyatrik bir durum da yoktur bunun da bilinmesi gerekir. Şiddetin sosyal boyutuna baktığımızda kişilerin anlaşamadıkları konularda bireyin diğer bir kişiye üstün gelme isteğinden kaynaklanmaktadır. Tabi şiddet deyince fiziksel şiddeti anlamamak lazım. Sözel şiddetten tutun da haklardan mahrum etmek, ekonomik haklardan mahrum bırakmak, duygusal şiddet, sevgiden yoksun bırakmak gibi şiddetin tanımı alanı içine giren bir çok çeşitli şiddet davranışı söz konusudur. En tehlikelisi de fiziksel şiddettir.

Tabi bu fiziksel şiddetin en ağır şekli de kriminal anlamda cinayet ve ağır yaralama olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kadına şiddet konusuna gelecek olursak; kadına şiddet hem Dünya Sağlık Örgütü tarafından hem de psikiyatrik açıdan gündemde olan bir konu. Kadına şiddet genel şiddetle ilgilidir.

Kadına şiddet, kadını sevgiden mahrum etmekten tutun da fiziksel şiddete maruz bırakmaya kadar çok geniş spektrumlu bir alandır. Eskiden insanlar kadına şiddeti pek duymazlardı önemsemezlerdi fakat günümüzde her olayın medyaya yansıması neticesinde "kadına şiddet" haberleri hemen duyulmakta ve topluma yayılmakta. Eskiden bu kadar duyulmadığı için gündem olmayabiliyordu. Ama gelişen medya ile bu olay artık saklanamamakta ve duyulmakta.

Bana göre kadına şiddetin gündemde olmasının birinci nedeni; kadına şiddetin, gelişen medya ve iletişim araçları ile duyulur hale gelmesdir. Kadına şiddet olayının güncel olmasıyla ilgili diğer ikinci bir husus da, kadınların eskiye oranla haklarını daha fazla aramaları ve şiddete boyun eğmemeleridir.

Şiddete maruz kalarak psikiyatrist hekime gelen kadınlara alanımıza giren konularda gerekli tedavileri ve çalışmaları yapıyoruz. Ama bu olay yalnızca hekimin baş edebileceği bir olay değildir. Devletin sosyal sığınma evlerini daha da geliştirmeli ve adli birimlerin de bu konuların üzerine daha fazla eğilmesi ile bu sorunun üstüne hep beraber gitmeliyiz. Biz psikiyatristler dahil bütün ilgili kurumlar şiddete maruz kalmış bir kadına: "Git evliliğini devam ettir! Belki düzelir!" gibi baştan savma bir yaklaşım gösteremeyiz. Bu konu hepimizin sorumluluk alanı içindedir.

Trakya Gazetesi

Sayın Doç. Dr. Yakup Albayrak Hocam, bu depresyon konusu da çok gündemde, hatta "depresyon" üzerine şarkılar bile yazıldı. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Uykusuzluk ve stres depresyonla alakalı mıdır?

Doç. Dr. Yakup Albayrak

Depresyon bizim alanımıza giren bir semptomdur. Klinik bir durumdur. Tedavi edilmesi gerekir.

Her hüzünü, her moral bozukluğunu, her uyku bozukluğu ya da her olumsuz düşünceyi depresyon olarak kabul edemeyiz.

Depresyonun tanı kriterleri vardır. Bu tanı kriterlerine uyan kişileri hasta kabul ederek gerekli tedaviyi uygularız. Depresyon bütün pskiyatrik vakalarda en sıklıkla gördüğümüz bir rahatsızlıktır. Oldukça yaygındır. Dünyada ve ülkemizde her beş kişiden birisi depresyon rahatsızlığına maruz kalmaktadır. 2020 yılında hastalıklar arasında depresyon dördüncü sıraya yükselecek. Bu nedenle depresyonla ilgili tedaviyi geliştirici arayışlar devam etmektedir. Uykusuzluk bir rahatsızlığın semptomu olabiliyor. Örneğin depresyonun semptomlarından birisidir. Uykuya dalamama, uykuyu sürdürememe ya da sabahın çok erken saatlerinde kalkma ve tekrar uyuyamama uyku bozuklukları olabilir. Ama insanın uyku ile ilgili alışkanlıkları, örneğin çok erken kalkma alışkanlığı uyku bozukluğu değildir. Erken uyuma alışkanlığı da bir uyku bozukluğu değildir. Kişinin alıştığı uyku düzeninin bozularak uyuyamaması uyku bozukluğudur. Uykusuzluk (insomnia) psikiyatrinin ilgi alanı içerisine giren bir rahatsızlık türüdür. Uykusuzluk strese bağlı olarak da gelişebilir. Stresle birlikte hormonlarımızda ve nörolojik değerlerde değişiklikler meydana gelir, bu da uykuyu etkiler. Stres dolaylı olarak uykusuzluğa neden olabilir.

Trakya Gazetesi

Sayın Doç. Dr. Yakup Albayrak Hocam, kişilik bozuklukları nedir? Suç ve uyuşturucunun kişilik bozukluğu ile alakası var mıdır?

Doç. Dr. Yakup Albayrak

Patolojik anlamda bazı hastalarda şiddete eğilimli kişilik bozukluğu psikiyatride ana başlıklardan birisidir. Bu başlığın altında bir çok rahatsızlık vardır. Kişilik bozukluğunda tanı kriterlerine bakarak kişilik bozukluğu olup olmadığını anlayabiliriz. Kriminal olaylarda yani adli vakalarda "antisosyal" kişilik bozuklukları çok yaygındır hem de bilimsel bir gerçektir. Madde kullanımı, yaralama, şiddet, cinayet vb. gibi bir çok olaylarda sosyal kişilik bozukluklarının ön planda olduğunu söyleyebiliriz.

"Uyuşturucu mu kişiliği bozmaktadır ya da kişilik bozukluğu olan kişi mi uyuşturucuya yönelmektedir?" Bu konuda bilimsel araştırmalar derinlemesine devam etmektedir.

Kişilik bozuklukları ile kişilik özellikleri birbirinden farklı kavramlardır. Bu ayrımı psikiyatristler anlayabilirler. Bu ayrırımı da anlayabilmeleri için hastayı çok detaylı araştırmak ve incelemek gerekir. Madde bağımlılığının ve diğer kriminal olayların kişilik bozukluğu ile alakası vardır. 14 yaşından önce madde kullanan kişilerde antisosyal kişilik bozukluğu vardır diyebiliriz.

Bu şuna benziyor birbiriyle o kadar bağlantılıdır ki: "Tavuk mu yumurtadan çıkıyor, yumurta mı tavuktan çıkıyor!" gibi birbiriyle çok karmaşık bir konudur.

Trakya Gazetesi

Sayın Doç. Dr. Yakup Albayrak Hocam, son olarak uyuşturucu konusuyla ilgili olarak neler söylemek istersiniz?

Doç. Dr. Yakup Albayrak

Madde kullanımı veya bağımlılık çok üzerinde durulması gereken bir konudur. Bu konuda çok kısa olarak şunları söylemek isterim. Günlük tükettiğiniz kafein de madde bağımlılığına girmektedir. Yani "kahve" içmeden duramayan insanlar da madde bağımlısı mıdır derseniz cevabımız "evet" olacaktır. Masum bir bağımlılıktır. Tabi biz burada kahve tiryakilerine söz söyleyecek değiliz. Madde bağımlılığı deyince aklımıza illegal olan bağımlılıklar gelecektir. Alkol ve tütün bağımlılığı zararlıdır ama legaldir, yasaldır. Diğer illegal uyuşturucu kullanımı birey ve toplum için çok tehlikelidir. Biz psikiyatristlerin ilgi alanı içindedir. Biz psikiyatristler bu işin tedavisinin zor olduğunu bildiğimiz için madde bağımlılığını önleyici tedbirlerin artırılmasını hep savunuyoruz.

Ben Tekirdağ ilimizde uyuşturucu ile ilgili önemli çalışmalar yapan ve Valiliğe bağlı bir komisyonda üyeyim. Uyuşturucu bağımlılarının bu maddeleri bırakmaları güçtür ama mümkündür bu süreci yönetmek, kişiyi rehabilite etmek tedavi etmek bizim uğraş alanlarımız içindedir. Bu konuda Çorlu Devlet Hastanesi'nde Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi (AMATEM) var ve bağımlılık tedavisi konularında çok güzel çalışmalar yapmaktadır."

Yakup Albayrak Kimdir?

1981 yılında Erzincan'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Erzincan'da tamamladı. 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi Araştırma Hastanesi'nde psikiyatri ihtisasını tamamlayarak uzman psikiyatrist hekim oldu. Bunun akabinde Ankara Gölbaşı Hastanesi'nde bir yıl Uzman Psikiyatrist Hekim olarak görev yaptı. Daha sonra Kırklareli'de uzman hekim olarak görevine devam etti. Doçentlik ünvanını 2014 yılında aldı. 5 yıldır Namık Kemal Üniversitesi'nde görev yapmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır. İleri düzeyde İngilizce ve orta düzeyde Rusça bilmektedir.

Haber Merkezi
Anahtar Kelimeler: Tekirdağ

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV