TÜRK’Ü TÜRK’LE KUCAKLAŞTIRAN ETKİNLİK; KURULTAJ
banner57

KURULTAY (Macar Soylar Toplantısı) Macaristan’da her iki yılda bir düzenlenen Macar Soylar Toplantısı-Kurultay eski Macar-Hun ve Türk kültürlerinin ayrıca doğudaki bozkır atlı göçebe kültürlerinin en büyük tanıtım organizasyonu ve şölenleridir. 2012 yılında ilk kez gidip baştan sona fotoğrafladığım kurultayı 2014 yılında videoya çekerek “Gezenti TV” programımım için iki bölüm haline getirdim. Yayınlandığında umarım benim aldığım keyifle izlersiniz…

 

KURULTAY FİKRİ NASIL DOĞDU?

Bu programın temellerini Bíró András Zsolt adlı Macar antropolog ve beşeri biyolog ( aynı zamanda Doğa Bilimleri Müzesi araştırmacısı ) bir Kazakistan seyahati sırasında atmıştır. 2006 yılında Kazakistan’dayken veriler ve genetik örnekler toplayarak analiz etmiş, daha sonra şu anda Kazakistan sınırları içinde varlığını devam ettiren Madjar kabilesi ve Karpat Havzası Macarları arasında sadece isim benzerliği olmadığını aynı zamanda genetik bağlarının da olduğunu kanıtlamıştır. Araştırma sonuçları dünyanın en önemli bilimsel dergilerinden birisi olan “American Journal of Pysical Anthropology” de yayımlandı. Bu araştırma diğer ulusların da dikkatini çekti ve araştırma grubuna da büyük bir ün kazandırdı. Ayrıca Kazakistan ve Orta Asya ülkelerinin dikkatleri Macaristan üzerine çevrildi. 2007 yılı aralık ayında Bíró András Zsolt Kazakistan Kültür Bakanı Yermukhamet Yertisbayev’den bir nişan alarak ödüllendirildi. Ayrıca Madjar halkı fahri üyeliği de verildi.

2007 yılında Kazakistan’da ilk “Madjar-Macar Kurultay” ı Andras Zsolt Biro önderliği ve bir Macar heyeti eşliğinde düzenlenmiştir.

2009 yılında Kurultay başkanları Macar-Turan Derneğini oluşturmuşlardır. Bu dernek, tarihi araştırmaları ve bunların sonuçlarını duyurmak ve tanıtmak; bunların yanında Macar geleneklerini korumaya yönelik etkinlikler yapma işleriyle meşguldür. 2010 Ağustos ayında ise Kurultay ile Macaristan’ın geleneklerini korumaya yönelik en büyük organizasyonunu düzenleyecektir. Derneğin internet sitesi : www.magyar-turan.hu

Bíró András Zsolt ’un 2006 yılındaki Kazakistan seyahati, Kazakistan’ın bilimsel ve kültürel hayatını da canlandırdı. Buna bağlı olarak Aybek Nakipov önderliğinde Nagy Sztyepp yani Büyük Bozkır Derneği Kazakistan’da faaliyet göstermeye başladı. Macar-Turan Derneği ve Büyük Bozkır Derneği kardeş teşkilatlar olup 2010 Macaristan Kurultay’ı için de ortak çalışmalarda bulunmaktadırlar.

Internet sitesi :www.greatsteppe.kz

 

 

KURULTAYIN AMACI NEDİR?

Kurultay Macar halkının birliğini ifade etmektedir. Karpat Havzası Macar gelenek koruyucular, Kazakistan’daki Madjar kabilesi ve akraba milletlerin heyetleri bu şölen vesilesiyle büyük atalarını saygıyla anıp kutlamalarda bulunmuşlardır. Kurultay sayesinde Macar ulusal geleneği en eski ve artık Macar denilebilecek köklerine kadar uzanabilmektedir. Macarların kültürü, bozkır atlı kültüründen kök salmıştır ( tıpkı İskitler, Hunlar ve Avarların kültürü gibi ) ve bunun aracılığıyla Orta ve İç Asya bölgesindeki milletlerin gelenekleriyle bağlantısı vardır.

Kurultay atalarımızın hakkıyla halklarımızı yeniden birleştirip, yurt sevgisinden örnekler göstererek Karpat Havzası’ndan Sibirya’ya kadar 150 milyon ruhta kardeş sevgisinin ateşini yeniden yakıyor.

Büyük Kurultay 2007’deki ilk ve 2008’deki ikinci kurultayın özüne ve formuna uygun olarak 2010’da yine gerçekleşti. Orta ve iç Asya, Anadolu ve Kafkas’lardaki akraba ilişkilerini güçlendirdi. Katılımcılar Macar geleneğinde olduğu gibi akraba milletlerin belleğinde de yer etmiş olan büyük kahramanlarımız Attila, Bayan Kağan, Madjar Baba, Karçıg Batır ve Arpad’ı birlikte saygıyla andılar. Turan Kurultay’ı 2010’dan beri dünyanın en büyük gelenek yaşatıcı kutlamasıdır.

2010 yılındaki Kurultay’da 3 binden fazla gelenek yaşatıcı (100’den fazla atlı) eski göçebe giyim kuşam tarzıyla yer almışlardır. 135 göçebe çadırı kurulmuştur. 3 gün içinde savaşçıların oluşturduğu gelenek yaşatıcı 42 program ve gösteri, göçebe savaş oyunları, at yarışları, okçuluk yarışları ve müzik konserleri gerçekleştirilmiştir. Asıl kutlama gününde 140 binden fazla izleyici ziyaret etmiştir Kurultay’ı (Üç gün içindeyse 220 binden fazla izleyici ziyaret etmiştir).

Anma törenleri ve diğer programlar eski Macar inancı geleneklerine göre düzenlenmiştir. Şaman davul gösterileri ve merasimleri. Macar eski inanç sistemi şaman inancı (Macarca:táltos) ndan oluşturulmuş Tengricilik idi.

Macarlar ve Macar gelenek yaşatıcıların yanında bütün Hun ya da Türk bilincine sahip halklar kendilerini burada temsil etme imkanını buluyor.

 

 

KURULTAY BİLDİRİSİ

“ Tanrı’nın isteğiyle Macar, Madyar, Kazak, Özbek, Türk, Uygur (Doğu Türkistanlı), Kırgız, Başkır, Çuvaş, Bulgar, Tatar, Türkmen, Moğol, Buryat, Nogay, Gagavuz, Karaçay, Yakut ve Japonlar Hun kardeşlerdir.”

… ve her milletten imzalar…

 

 

TÜRKLER AVRUPA’DA BULUŞTU

 

Macar-Turan Derneğinin davetlisi UKİD (Uluslar arası Kalkınma ve İşbirliği Derneği) in 45 kişilik heyetiyle 5 Ağustos’ta Budapeşte’ye geliyoruz. İlk akşam yemeğinde iki yıldır görüşmediğim Türki Cumhuriyetlerden gelen yüzlerce dostumla kucaklaşıyorum. Kaldığı yerden sohbetlerimiz devam ediyor. Ertesi sabah saat 10’da Budapeşte turumuz var. Budapeşte’de bildik kent turu yapılıyor. Katılan misafirlerin anlayabildikleri ortak dillerde rehberlik veriliyor. Ne yazık ki Türklerin ortak dili Rusça evet yanlış duymadınız Türkler kendi aralarında Rusça birbirlerini anlayabiliyor. İlk gün turunda Gül Baba Türbesi ve Galiçya şehitlikleri ziyaret edilip, dualar ediliyor.  7 Ağustos Perşembe günü Macaristan Parlamento’suna gitmek üzere sabah 10’da otobüslerimizdeyiz. Macaristan Parlamentosu ciddi manada dünyanın en güzel ve görkemli binalarından bir.  Şimdiye kadar hep dışarıdan gördüğüm bu binanın içi dışından çok daha muhteşem. Saray tanımı bu binaya bence çok daha yakışıyor. Macar Parlamento Sarayı… Parlamentonun önünde onlarca farklı coğrafyadan gelen Türkler bir araya geliyor. Rengarenk kostümleri ile fotoğraflar veriyor kaynaşıyor. 2014 kurultayına benim de yer aldığım UKİD ekibin de UKİD Başkanı Musa Serdar Çelebi, UKİD Genel Müdürü Şefik Kantar, Kırım – İş Adamı Recep İçin, İstanbul Türk Ocağı Başkanı Dr. Cezmi Bayram, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Kozhan Yazgan, Kültür Ocağı Vakfı Dr. Ali Ürey, Avrasya Bir Vakfı Şaban Gülbahar ve Ahmet Gülbahar, UKİD adına Fehmi Atay, Ozan Sarıkaya, Selahattin Saygın, İsmail Hakkı Kumbasar, Dr. Ömer Turan, Turan Dergisi Erol Cihangir, İş Adamı / Turan Vakfı İsmail Hakkı Altun, Osmangazi Üniversitesi Prof. Dr. Hilmi Özden, Okçulardan Metin Ateş, Yaşar Metin AKSOY, İrfan Gürdal, İş adamları Serdar Sözbir, İsmail Akarsu, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Prof. Dr. Ahmet Kaplan, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Prof. Dr. İbrahim Şahin, Sakarya Üniversitesi Prof. Dr. Hacı Musa Taşdelen, Ekopolitik Başkanı (eski) Ahmet Tarık Çelenk, Öğretim üyeleri Dr. Reşide Yüksel, Doç. Dr. Fethi Ahmet Yüksel, Bilecik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan, TİKA Zeynep Bayrak katıldılar.

UKİD ekibi toplu halde Başkan Musa Serdar Çelebi ve Türk Edebiyatı Vakfı’ndan Esat Kabaklı’nın öncülüğünde “Estergan Kal’ası, Çırpınırdı Karadeniz” gibi kahramanlık türkülerimizi okuyorlar. Macaristan Cumhuriyeti Parlamento binasına ilk adımlarımızı attığımızda ihtişam ve görkem gözlerimizi kamaştırıyor.

Macaristan’ın kurucusu ve ilk Hristiyan Kralı Aziz Istvan’ın tacı ilk karşılaştığınız değerli emanet. ( 9. yüzyılda Karpat Havzası’na gelerek yerleşen Macar boylarının kurduğu devletin ilk önderi olan Árpád’ın soyundan gelen hanedan,  Macaristan'ı 1301 yılına kadar yönetmiştir. Macar devleti, ilk Hristiyan Kral olan İstvan’ın  (Stephen) taç giymesiyle,  1000 yılında kurulmuştur.) Meclis salonuna girdiğimizde gördüğümüz ihtişam şaşırtıcı. Parlemanto da bizleri Macaristan Meclis Baskan Yardimcisi  Sándor Lezsák ve Bakanlik komiseri, Dis isleri bakanligi Dogu Avrupa ve Orta Asya'dan sorumlu genel müdür Dr. Ernő Keskeny karşılıyor. Lezsák yaptığı konuşma da –Türk halkları ile Macarların kardeşliğine değiniyor ve Macar Parlemantosunda bulunmamızın tarihi bir an olduğunu dile getiriyor. Daha sonra kürsüye çıkan Keskeny, Türk-Macar dostluğunu öylesine güzel tanımlıyor ki, kendinizi yabancı hissetmiyor adeta kendi Parlamentonuzda bir konuşma dinliyormuş gibi hissediyorsunuz. Bu arada Simultane çevirilerle tüm konukların konuşmacıları anlaması sağlandı. (Türkçe çevirilerde oldukça özenli türkçesi ile sevgili Emel Dev’e teşekkür ederim) Daha sonra Macar Biyalog ve Antropolog Macar Turan derneği Başkanı Andras Bíró söz aldı. Kurultay ve bugün gelinen durumu kısaca anlattı. Daha sonra içinde bulunduğumuz Parlamento binasının yapım tarihi anlatıldı.  Katılan Türk heyete Macaristan Meclis Baskan Yardimcisi  Sándor Lezsák tarafından Parlamento binasında verilen şık öğle yemeğinden sonra serbest zamandı. Kaldığımız hotel oldukça merkezi bir yerde olduğundan serbest zamanımı bol bol görüntü kaydederek geçirdim.

 

DÜNYANIN EN GÜZEL TEMA PARKI

 

08 Ağustos Cuma günü sabah erkenden Kurultayın gerçekleşeceği Bugac bölgesine doğru yola çıkıyoruz. Bugac Budapeşte’ye 90 km mesafede fazla uzak olmayan bir yer. Fakat yolda bizleri bir sürpriz bekliyor. Macar tarihinin Orta Asya’dan başlayarak birebir ölçeklerde canlandırılarak anlatıldığı

Ópusztaszeri Nemzeti Történeti Emlékpark’a getirildik. Burası bugüne kadar gördüğüm en ciddi tema park. Yapay gölleri ile ve dönemsel anlatımları ile mükemmel dizayn edilmiş bir müze. Yıllarıdır Tekirdağ’da hayalini kurduğum ve Avşar köyünde gerçekleşmesini düşlediğim müzeciliğin gerçek hali. Kurultay ve amaçlarının burada tarihsel anlatımlarla kafamızda canlanması sağlandı. Tüm Macar tarihi ilk çağdan başlayarak günümüze kadar görsel malzemelerle  ve birebir canlandırılarak anlatılması görmeye değerdi. Örneğin Orta Asya Otağları kurulmuş atlılar at üzerinde ok atıyorlar. Otağların içinde dönemsel kostümler giyip fotoğraf çektirebiliyorsun. Daha günümüze doğru anlatımlara baktığımızda Macar Köy yaşamı canlandırılmış, sepet ören, süt sağan, seramik üreten insanlar istihdam edilmiş. Size o dönemi birebir canlandırıyorlar. Ópusztaszeri Nemzeti Történeti Emlékpark anlatılmakla bitirilecek bir yer değil gidilip görülmeli. Öğle yemeğimizi yiyor hotelle yerleşmeye Tekirdağ’ın kardeş şehri Kecskemet’te ki Aranyhomok Busness Hotel’e gidiyoruz. Hotel’e eşyalarımızı bırakıp, akşam yemeğimizi verecek olan Bugac Belediye Başkanıyla tanışmak üzere yola koyuluyoruz. Bugac ufak bir kasaba ve bizi otantik kostümüyle klarnet çalan bir genç karşılıyor.  Bugaclılar  merakla renkli kostümleriyle masalarda yerini almış olan bizlerle samimi şekilde ilgileniyorlar. Harlı ateşte pişirilen Macarların meşhur “ Gulaş” çorbası tatlılar ikram ediliyor. Ayrıca tüm gece Macar Çigan müziği yemeğe eşlik ederken, yemek yediğimiz alanda kurulu sahnede de yöresel koro ve folk müziğinden örnekler sunuluyor.  Bugac Belediye Başkanına ve halkına çok teşekkür ediyorum. Güzel bir akşam yemeğinden sonra Gecenin bir başka sürprizine geçiyoruz.

 

“HUY HUY – HAY HAY”

 

KURULTAJ SAHASINDA BİNLERCE İNSAN HEP BİR AĞIZDAN BAĞIRIYOR

 

 Kurultaj’ın gerçekleşeceği mekana gidiyoruz. Yolda bizleri ellerinde meşaleler olan atlılar karşılıyor. Otobüslerden iniyor ve  çift taraflı yan yana dizilmiş Hun kostümlü yüzlerce kişinin ellerinde meşalelerle bizleri karşılamasına şahitlik ediyoruz. Film setinde gibiyiz ya da zaman makinesinde Orta Asya’da steplerde gibi bir karşılamaya şahit oluyoruz. Binlerce kişinin alkışlar ve “Huy Huy-Hay Hay” şeklindeki Hun selamı ile karşılanıyoruz. Tüyleriniz diken diken oluyor bu nağralar karşısında ve Binlerce insanın Hay Hay narasına sizde Hay Hay diye karşılık veriyorsunuz. Arenanın etrafındaki binlerce insan gecenin bir yarısı ortaya yakılan 2 dev ateşin aydınlatmasında mistik bir deneyimin içinde mutlu oluyor.

Macar atlı gösterileri gecenin karanlığı ve ateşin kızılında öylesi bir gizem yaratıyor ki, 2014’te olduğunuza inanmak zor oluyor. Tarihin bu kadar güzel canlandırdığı anlar ancak Bollywood’da olur. Bu özenli gösterilerin ardından Gecenin gerçek kahramanları Şamanlar ateş etrafında konuklarında katıldıkları ayinler yapıyor. Şaman davulundan çıkan Dum-Dum-Dum seslerine Şaman’ın dua mırıldanmaları karışıyor.

Kurultaj sahasına kurulan 2 dev profesyonel sahnede gösteriler var. İlk gece Macar Rock müziğinin popüler isimleri güzel konser verdiler. Saat neredeyse gece yarısı 23.30 oldu ve yarın başlayacak olan Kurultaj için hotellerimize dinlenmeye çekiliyoruz.

 

“TÜRKLER ATALARINI ANDI”

 

Kecskemet kentinin en merkezi yerinde muhteşem belediye binası ve görkemli kent katedraline bakan manzarası ile konakladığımız Aranyhomok Business Welness Hotel’de ettiğimiz keyifli kahvaltı sonrası Kurultaj’ın yapılacağı Bugac bölgesindeki sahaya doğru geçiyoruz. Kurultay alanına girdiğiniz de orta Asya steplerinde Cengiz Han’ın, Attila’nın yaşadığı döneme gidiveriyorsunuz.  Her yerde yüzlerce Otağ (Yurt) kurulmuş, sahada dün akşam olduğu gibi bizleri Hun kostümleri içinde binlerce kişi karşılıyor. Protokolde ki yerimize kadar da eşlik ediyor. Arena hıncahınç meraklı izleyici ile dolu. İki beyaz kısrak ve bir kişi üzerine kurulu kareografi başlıyor. Atlar eğiticisinin sözünü dinliyor ve ortaya eşsiz bir gösteri çıkıyor. Kurultaj bir anlamda insan ve At arasında kurulan bağ ağırlıklı. Türkler denince ilk akla gelen de At olmuyor mu? Bütün kıta Asya ve Avrupa’yı At üzerinde aşma cesareti bir tek bu halka nasip olmadı mı? Bugac bölgesi de Türklerin Batı’da gelip yerleştikleri son sınır olarak biliniyor. O nedenle Kurultay kutlamasının bu bölgede yapılması ayrıca çok anlamlı. Avrupa’nın tam ortasında gerçekleşen bu gelenek kutlama etkinliği konum olarak ta bana göre çok önemlidir.

Gün boyu Kurultay gösterileri profesyonelce hazırlanılmış, ardı ardına durmaksızın  devam ediyor. Savaş sahneleri canlandırılıyor ve At üzerinde ok atışları gerçekleştiriliyor, geleneksel Türk hun güreşi yapılıyor, Okçulukta ülkemizin saygın isimleri Metin Ateş, Yaşar Metin Aksoy, İrfan Gürdal hem ok atışları hem de şık kostümleri ile dikkatleri çektiler. Kurultay’da çarğıcı Atlı gösteriler sergileniyor, anlayacağınız katılanların bir an olsun sıkılmasına izin verilmiyor. Belli ki ciddi manada her saniyesi düşünülüp, hesaplanmış bir programın içerisindeyiz.

 

 

VE KURUTAY BAŞLIYOR

 

Açılış seronomisini herkes gibi ben de merak ediyorum ve sabırsızlıkla da bekliyorum. Gösteriler arena şeklinde ahşap malzemeden yapılmış sahanın içinde gerçekleşiyor. Arenanın etrafı Türk Cumhuriyetlerinden devasa bayraklarla donatılmış. Rengarenk Türk dünyasının yer aldığı Kurultay, anonslarla başlıyor. Binlerce dönemsel kostüm giymiş katılımcı sahaya giriyor. Yüzlerce atlı tarihin içinden çıkmışçasına sahada geçit töreni gerçekleştiriyor. Saha yüzlerce atlının koşturmasından oluşacak tozu engellemek adına sürekli itfaiye tarafından ıslatılıyor. Böylelikle yüzlerce koşturan atlının kaldıracağı toz engelleniyor. Böylesi bir coşku görülmüş müdür bilemem ama, atlıların ve yaya birliklerin göz kamaştıran kostümler eşliğinde yaptığı geçit töreni inanılmazdı. Sahaya gelen binlerce kostümlü katılımcının hemen sonrası sahaya katılan tüm ülkeler tek tek, isim isim anons ediliyor ve ismi anons edilen ülkenin dev bayrağı bir atlı süvari tarafından arenaya at üzerinde getiriliyor, geniş sahada  büyük bir tur atarak ortaya kurulan sahnenin arkasında bekleyen Macar gençlerine bayrağı  teslim ediyor. Davetli tüm ülke Bayrakları sahaya geldiğinde ortaya çıkan görüntüyü görmenizi isterdim. Program Macar Milli Marşının çalınması ile başlıyor. Sahneye Macaristan Meclis Baskan vekili  Sándor Lezsák ve Macar Turan Derneği Başkanı ve Bíró András Zsolt geliyor. Lezsák yaptığı konuşma da bugün Kurultaj’da gelinen konumun önemini vurgularken, Türk ve Macar kök birliğinin yarınlarda pozitif sonuçlar doğurması üzerine kurduğu konuşmasını tamamlayıp, Miktafonu Bíró András Zsolt’ya bırakıyor. Bíró zaman zaman Türkçe yaptığı konuşmasında sürekli Kardeşler, dostlar vurgusunu yaparak gönlümüzde taht kurmayı başarıyor. Kurultayın nasıl başladığı üzerine kurguladığı konuşmasında 2010 yılında ilk düzenlenen Kurultay’dan bugüne büyük gelişmeler kaydettiklerini, geçen zaman için de Kurultaj’ın Türk dünyasını birleştirici, aralarındaki kök bağları güçlendirici etkisiyle hedef büyüttüğünü dile getirdi.  Türk Cumhuriyetlerinden gelen kardeşlerimizin gelecekte de bu birlikteliğinin korunmasının önemine dikkat çeken Bíró verdiği kardeşlik mesajları ile de takdir topladı. Yapılan açılış konuşmalarının ardından  yüzlerce atlı gösterici Kurultaya katılanlara eşsiz gösteriler sergilediler. 300 kişilik 27 Turan Ülkesinin Resmi Delegasyonları içerisinde Türkiye’yi temsil eden grubun içinde olmanın haklı gururu ile Kurultay’ı sizler için takip ediyorum. Kurultay alanında Macaristan Meclis Baskan vekili  Sándor Lezsák ile Türk-Macar ilişkileri ve yetiştirdiği atlar üzerine sohbet etme imkanı buluyorum. Kurultaj’da bir diğer önemli gördüğüm karşılaşma da Macaristan’ın önemli partilerinden biri olan Jobbik’in genel başkanı Gábor Vona ile sohbet edebilme imkanını bulmamdı.

 

KURULTAY SAHASI GÖRÜLMEYE DEĞERDİ

 

Macarlar profesyonelce hazırlandıkları Kurultay’da en çok dikkatimi çeken gösterilerin yapıldığı Arenanın etrafına kurulan hediyelik eşya satan tezgahlar da el emeği üretilmiş olan gümüşler, deri kıyafetler, davullar, boynuz borular’a kadar güçlü bir tema, hep Orta Asya Türk motifleri ve dekorlarıydı. Bu öylesine geliştirilmiş ki kısaca şöyle tanımlayabilirim. El yapımı ayakkabılardan, kılıçlara ve Göktürk alfabesi ile isimlerinizi yazan deri bileklik ustalarından, Şaman davulu üreticilerine kadar ne ararsanız dikkatinizi çekecek ürünler var burada. Geçen Kurultay’a göre ürün çeşitliliği ve tasarımda artış gözleniyor. Unutmadan eklemeliyim ki, Türk motifleri ile üretilmiş gümüş takılar mükemmel işçilikleri ile dikkat çekiciydi doğrusu. Onlarca yiyecek standında birbirinden lezzetli yiyecekler satılıyordu. Zamanınızı geçirecek o kadar çok şey vardı ki, bu etkinlikte sıkılmanız mümkün değil burada.

 

GEÇMİŞİ ÇOCUKLARA MÜKEMMEL ANLATTILAR

 

Evet evet yanlış duymadınız mekanik atlı karıncayı hepimiz görmüşüzdür ama minik midilli atlardan yapılmış canlı canlı dönüp duran atlı karınca şaşırtıcıydı. Minik Kurultay ziyaretçileri bu midillilere biniyor eğleniyorlar. İnanın o anda çocuk olmak istedim. Bir de çocuklar için oluşturulmuş, Kurultaj ile özdeş oyun sahaları minik yaşlarında geçmişin anıları ile tanışmalarını ve geleneklerini öğrenip pekiştirmelerini  sağlıyor.

 

TÜRK DÜNYASI SANATINI, BUGAC’A TAŞIDI

 

Kurultay sahasına kurulan iki dev sahne de Türk Cumhuriyetlerinden gelen sanatçılar ve Türklerin yaşadığı bütün bölgelerin çalgılarını izleyip alkışlayabilme fırsatını yakalamış olmak ayrıcalıktı. Ülkelerinin bu ünlü üstad sanatçıları sahne alırken, gece de Macar ekipler sahne alıyordu. İki sahne de de programlar dolu dolu geçti. Sanırım bu kurultayın starları Kazakistan’dan gelen “Turan” müzik grubu ve Yakutistan’dan gelen Saka Türkü sanatçı Juliana ( Yuliyana Krivoshapkina)  idi. Sahne performansları diğer ekipler kadar bu iki sanatçının da mükemmeldi. Kazak dans ve müzik ekibi, Esat Kabaklı, Kaya Kuzucu, Azeri ekibi, Türkmen, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekibi dikkat çekiciydi, Her biri ülkelerinin popüler isimleri olan sanatçılarla aynı ortamda dostluk kurmaksa tarifi imkansız bir keyifti elbette.

 

 

 

TÜRK-MACAR TARİHİ KONFERANSTA ANLATILDI

 

Böylesi ciddi bir organizasyonda olmazsa olmaz ne olabilir diye düşündüğüm zaman bu kurultayın yapılma nedeni ve Türk köklerinin anlatıldığı konferanslar olmalı derim. Evet kurultay da bu da unutulmamış dev iki çadırda Attila ve Arpad anısına  açılan sergi ile eski buluntular ve kafatasları bilimsel anlatımlı panolarla anlatılıyor, Macar’ların soy kökleri bilimsel olarak bir müze ciddiyetin de kurultay alanında kurulan çadırda meraklılara sunuluyor. Bu seyyat müze çadırların hemen yanında kurulan konferans çadırında da yüzlerce kişiye aynı anda multivizyon eşliğinde verilen konferanslar tam yerini ve değerini buluyor kurultaya farklı bir değer katıyordu. Değerli bilim adamlarının araştırmalarını katılımcılarla paylaştıkları konferanslarda paylaşılanlar dikkat çekiciydi. Organizasyonun her ayağı profesyonelce planlanmış ve uygulamaya geçirilmiş. Kendi adıma memnun ve bir o kadarda bilgi ve deneyim kazanarak ülkeme dönüyor olacağım.

 

FOTOĞRAF VE RESİM SERGİLERİ MUTLAKA GÖRÜLMELİ

 

Otağlar kurulmuştu demiştim en başta Otağların bir kısmı gelen misafirlerin kalmaları için geniş ve ferah bir ortam sunarken, bir çok Otağ’da minik gezici müze görevi görüyordu. Türk Cumhuriyetlerine ayrılan Yurtlarda Resim sergilerine ve Fotoğraf sergilerine ev sahipliği yapıyor ülkelerinin kültürel değerleri ve hediyelik eşyaları tanıtılıp ilgililerin satın almaları sağlanıyordu. Profesyonel bir organizasyonda olması gereken ne varsa düşünülmüş en ince ayrıntı dahi atlanmamıştı. Emeği geçenleri bir kez daha kutluyorum. Bu arada Basın çadırında internet bağlantısı ve bilgisayarlar her an gazetecilerin emrindeydi.

 

VE KURULTAYIN SON GÜNÜ BÜYÜK “ŞAMAN” AYİNİ İLE SON BULUYOR

 

Elinde kemiklerden yapılmış asası ile binlerce kişinin ortasında sessizce ilerliyordu.

Rüzgar kartal bedeninden yapılmış başlığını yalayarak şifasını tüm katılanların üzerine gönderiyordu. Yüzlerce Şaman davulundan çıkan dum- dum- dum- dum tekrar tekrar aynı ritmle topluca transa geçiliyor. Büyük bir özenle ortada yer alan odun yığınına yaklaşılıyordu... Geyik boynuzlarından yapılmış başlığı ile yardımcı şaman ateşe can vermek için odunlara ilk kıvılcımı verdi. Binlerce kişi sessiz. Ortamdaki tek ses Şamanların mırıldanmaları ve 2 metrelik genişlikteki dev şaman davulunun tok sesi ortamı daha da büyüleyici kılıyordu... Yüzlerce şaman’ın eşlik ettiği davul sesleri ve mırıldanılan sihirli sözler, gecenin sessizliğini ateşin çıtırtıları ile bozarken geçmişin bu tinsel ayini yüreğinizde haklı bir hayranlık kazanıyor. Ateş, odunların her birine yakıcılığını sunarken çıkan çıtırtı sesleri kulaklarımızda birazdan yaşanacakların adeta ön habercisi gibiydi. Baş Şaman, Ayı pençesinden yapılmış ve eline geçirdiği eldiven gibi şeyi havalara savuruyor...Garip seslerle ortamı kutsadığını hissettiriyordu...

Kötü ruhları yok etmeye çabaladığını işine konsantre oluşundan anlıyorsunuz. Sibirya'dan Tuva Türk Şaman'ı kimseyle göz göze gelmiyor. Hatta gözlerini görmesinler diye tüm şamanların gözlerinin önü süslerle gizlenmiş. Giysiler, davullar, ateş ve ateşe sunulan dualar...Ortam bir film sahnesi gibi...

Ateş yığılı tüm odunları küle çevirirken, davulların sesleri de ritmleri de ona göre hızlanıp sertleşiyor. Daha önceden tanıdığım ve önemli bir Şaman olan Macar dostum da ayinde önemli bir görevde. Ateş harını kaybettikçe ateş etrafında yuvarlak bir daire şekli alan binlerce insan yavaş yavaş ateşe yaklaşıyor.

Ve bu törenlere katılan 24 bağımsız ya da yarı bağımsız Türk Cumhuriyetinden temsilci ellerinde bir avuç arpayı ateşe fırlatıyor. Bu işlem öylesine sevgi ve saygıyla yapılıyor ki, Şamanizmi ve Şaman kültünü ne kadar yanlış ve önyargılı karşıladığımızı anlıyorum. Tek tanrı inancıyla yüzyıllardır Orta Asya Türklerinin kök dini Şamanizmin bereket ayinine katılmam, Macaristan da kısmet oldu bana.

Macar-Turan Derneğinin düzenlediği ve 24 ülkenin katılımıyla gerçekleşen büyük Kurultay büyüleyiciydi.

Hele de Güneşin batışına düzenlenen Şaman ayini tüyleri diken diken ediciydi. Şimdilik hepiniz için ben de Şaman ateşine gelecek yılın bereketli ve sağlıklı gelmesi için arpa attım... Dualarınızı sizlerde üzerimizden eksik etmeyin...

 

 

TEŞEKKÜR

 

Üç gün süren Türk dünyasını Bugac ovasında buluşturup, kaynaştıran coşkulu Kurultaj’ı bu yıl 300 bin kişi takip etti. Binlerce araç için düzenlenen otoparklar ve binlerce insanın Kurultaj alanında rahatça konaklamasını sağlayan Otağ’lar görülmeye değerdi. Organizasyonun her ayağında profesyonelce yöneten ve bizleri bu kutlamaya davet eden başta Macar Turan Derneği Başkanı ve Bíró András Zsolt ve ekibine, bu organizasyon da yer almamı sağlayan UKİD (Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Derneği)  Başkanı Musa Serdar Çelebi’ye, UKİD Genel Müdürü Şefik Kantar’a, TİKA (T.C. Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı) Program koordinatörü Zeynep Bayrak’a, Kurultaj boyunca her dilde tercümanlığımızı yapan ekibe Türkçe-Macarca Tercüman Emel Dev nezninde, Teşekkür etmek isterim.

2014’te hayatımın en özel anılarından birini yaşamamı sağladınız sağ olunuz, var olunuz.

 

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.