Sahipsiz köpek sorununun çözümü için yasal düzenleme talebi
banner57

İSTANBUL (AA) - HÜSEYİN KUL - Vatandaşların sahipsiz köpeklerden korkmadan sokaklarda rahatça yürüyebilmesi, eve, okula, parka, bahçeye ve sahillere gitmesi için 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda düzenleme yapılması gerektiği belirtildi.

Başıboş Köpek Sorunu Platformu Sözcüsü Avukat Devrim Koçak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kayseri’de 2019 yılının ocak ayında lise öğrencisi Mehmet Özer'in 25 başıboş köpeğin saldırısına uğrayarak hayatını kaybetmesi üzerine platformun kurulduğunu söyledi.

Türkiye'de şu anda sokaklarda sahipsiz köpeklerden kaynaklanan bir tehdit olduğunu ifade eden Koçak, insanların köpeklerin olduğu sokaklardan geçmesini "mayına basmamaya çalışarak yürümeye" benzetti.

Köpek saldırısına maruz kalıp yaralanan, hatta hayatını kaybedenler olduğunu anımsatan Koçak, mağdurların sesini duyurmak ve bu tehdide dikkati çekmek için Twitter'da "KopekSorunu" kullanıcı adıyla bir hesap açtıklarını anlattı.

Sosyal medyadan paylaşımlar yaptıklarını ve kamuoyu oluşturmaya çalıştıklarını dile getiren Koçak, kısa sürede takipçi sayılarının yaklaşık 35 bin kişiye ulaştığını kaydetti.

Saldırgan ve tehdit oluşturan başıboş köpeklerle ilgili yasal düzenlemelerde boşluklar olduğunu dile getiren Koçak, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun UNESCO tarafından yayınlanan Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne dayandırıldığına dikkati çekti.

UNESCO tarafından yayımlanmış böyle bir vesikanın olmadığını iddia eden Koçak, "Gerekçe Almanya, İsviçre, Avusturya, Hollanda ve İsveç gibi ülkeleri örnek vermektedir fakat bilindiği üzere bu ülkelerde bizdeki gibi bir başıboş köpek popülasyonu yoktur. Dolayısıyla kanun hayatın gerçekleriyle örtüşmemektedir. Bu kanunda, evcil, sahipsiz ve güçten düşmüş köpeklere değinilmiş ama saldıran ve tehdit oluşturan başıboş köpeklere ve ilgili prosedüre değinilmemiştir." dedi.

İnsan hayatının mevzubahis olduğu bir konuda kamu hizmetinin gönüllüler eliyle yürütülmeye çalışılmasının mümkün olmadığını, geçen yıllarda da bunun işe yaramadığının görüldüğünü savunan Koçak, şöyle devam etti:

"Bu kanun 2021 yılında 7332 sayılı Kanunla güncellendi, revize edildi. Yapılan revize, olanı daha kötü hale getirdi. Bir başıboş köpek saldırısı yaşandığında, yaralanma ya da ölüm dahi olsa o köpek alınacak, rehabilite edilecek ve 10 gün sonra aynı yere bırakılacak. Bunu hiçbir akıl, mantık kabul etmez. Böyle bir kanun olamaz. Saldırı tehlike ve tehdidi yanında kuduz ve benzeri hastalık bulaşma riski ve kuduz aşısına ulaşılamamasından doğan tehlike de ciddi boyutlardadır. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun insan hijyeni, sağlığı ve güvenliği gözetilerek değişmesi gerekmektedir."

- "Bu tehdidin ortadan kaldırılmasını istiyoruz"

Devrim Koçak, köpek sahiplerinin bile sahipsiz hayvanlardan şikayetçi olduğunu belirterek, bu köpeklere kentin her yerinde rastlanabildiğinin altını çizdi.

Sahipli köpeklerin toplu taşıma araçlarına binmesine izin verilmezken sahipsizlerin bunu yapabildiğini anlatan Koçak, "Başıboş köpek, başlı başına bir tehlike. Her an saldırabilir. 'O sokakta köpek var, saldırabilir' deyip oradan geçemiyoruz. Peki nerede kaldı benim ülkemin sokaklarında, sahillerinde gezme, seyahat etme özgürlüğüm? Bir kişi, başıboş köpekler yüzünden ülkesinin sokaklarında, kamu alanlarında, ortak mekanlarında kendini güvende hissederek dolaşamıyorsa bu büyük bir sorundur. Dolayısıyla bu tehdidin ortadan kaldırılmasını istiyoruz." diye konuştu.

Koçak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Sahipsiz hayvanların yeri sokaklar değil, barınaklardır." sözünü anımsatarak, belediyelerin, valiliklerin ve bakanlığın bu konuda çalışmalar yapması gerektiğini aktardı.

Köpek saldırılarının ardından bazı hayvansever derneklerinin zehirlenmiş köpekler bulunduğu yönünde paylaşımlar yaptığına işaret eden Koçak, şunları kaydetti:

"Bu olayda, zehirleyen şüpheliyi göremeyecek, engel olamayacak kadar geç, video ve fotoğraf çekebilecek kadar erken müdahale edip videoları yayınlayarak, hayatını kaybeden çocuklar için gündeme gelen başıboş köpek sorununu gündemden düşürmeye çalışmaktadırlar. Belediyeler tehlike yaratan köpekleri topladığında sözde hayvanseverler tarafından yapılan baskılar neticesinde bırakmak zorunda kalıyorlar. Ancak rehabilitasyon adı altındaki 10 günlük kısa süreçte yapılacak kısırlaştırma ve diğer müdahalelerin köpeğin saldırganlığını yok etme ya da azaltma konusunda hiçbir şekilde etkili olmayacağı bilimsel bir gerçektir."

-"Kısırlaştırma, önlem için imkansız bir süreç"

Başıboş Köpek Sorunu Platformu Üyesi Büşra Nur Karadeniz ise parklarda köpek sürüleri olduğu için çocukların güvenli şekilde oynayamadığını söyledi.

Sadece geçen ay 3 çocuğun köpek saldırısı yüzünden hayatını kaybettiğini dile getiren Karadeniz, "İnsanlar başıboş köpeklerin saldırıları konusunda seslerini duyuracak bir yer arıyor. Bu noktada da bizim platforma başvuruyorlar. Herhangi bir saldırı olayı olduğunda, sosyal medyadan direkt mesajla bize ulaşıyorlar. Son günlerde takipçi sayımız da hızla yükselmeye başladı." dedi.

Sahipsiz köpek sorununun bir an önce çözülmesini isteyen Karadeniz, şunları söyledi:

"Sokakta tek bir başıboş köpek dahi tehlikedir. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun, özellikle başıboş köpeklerin idare tarafından tekrar alındıkları yere bırakılmasını öngören hükümleri değiştirilene kadar mücadelemize devam edeceğiz. Bu mücadelemiz kapsamında, bir internet sitesi kurma hazırlığımız var. Bu kapsamda ayrıca, başıboş köpek saldırılarına maruz kalan kişilere, hukuki destek de sunmaya çalışacağız."

Türkiye'de yaklaşık 10 milyon başıboş köpek olduğunun tahmin edildiğini belirten Karadeniz, çözüm olarak ileri sürülen kısırlaştırma işleminin teknik, maliyet ve süre bakımlarından "imkansız" bir süreç olduğunu vurguladı.

Bu önlemlerin köpek saldırılarında işe yaramayacağını savunan Karadeniz, etkili bir çözüm bulunmadığı takdirde benzer saldırılarda artışın kaçınılmaz olacağını sözlerine ekledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.