Öztrak gündemi değerlendirdi
banner57

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Genel Merkez’de bir basın toplantısı düzenledi. CHP’li Öztrak düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi; ‘Tek adam parti devleti rejimi kibir ve cehaletle birleşti. Devlet yönetiminde büyük bir zaafa neden oldu. Ekonomik krizi, korkunç bir pahalılığa, işsizliğe ve yoksulluğa, kısacası bir buhrana dönüştürdü.
FAİZİ, ŞUNU, BUNU ELİNE YÜZÜNE BULAŞTIRDI
Erdoğan, 24 Haziran 2018 seçimlerinden birkaç gün önce, 19 Haziran 2018’de; “Siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle, şunla, bunla nasıl uğraşılır görün” demişti. Bu sözün üzerinden tam 3 yıl 7 ay 2 gün geçti. Milletimiz o günden bu yana, dört ayrı Merkez Bankası Başkanı, üç ayrı Hazine ve Maliye Bakanı gördü. Tabi bu arada Erdoğan’ın “faizi, şunu, bunu” eline yüzüne nasıl bulaştırdığını da gördü. Erdoğan, 19 Haziran 2018’de, yüzde 17,75 olan politika faizini, 2021’in ortalarında önce yüzde 19’a kadar yükseltti. Sonra yılsonuna doğru “Faiz sebep, enflasyon netice” safsatalarını tekrar torbadan çıkardı. Yetmedi “Faizi indirmek, nassın gereği” dedi. Politika faizini üç ayda, zorlaya zorlaya yüzde 14’e yani 5 puan birden indirtti. Peki; milletin faizi ne oldu? 3 yıl 7 ay 2 gün önce, ihtiyaç kredisi faizi yüzde 24’tü. Bugün aynı kredinin faiz yüzde 32. Taşıt kredisinin faizi yüzde 22’ydi. Şimdi aynı kredinin faizi yüzde 28. Ticari kredinin faizi yüzde 22’lerdeydi. Şimdi yüzde 30’larda… Hatta bazı bankalar, yüzde 46 faizle ticari kredi veriyorlar. Yine devletin iki yıllık borçlanmasında referans faizi yüzde 19’du. Şimdi yüzde 23. Erdoğan Merkez Bankasının politika faizini politikacı faizine çevirdi. Milletin faiz yükü de düşmedi, arttı. Piyasanın gerçekleri, Erdoğan’ın safsatalarını ezip geçti.
FAİZ, KUR, RİSK PRİMİ, ENFLASYON… HEPSİ ŞAHA KALKTI
Peki, Erdoğan’ın 3 yıl 7 ay 2 gün önce, “Şunla, bunla nasıl uğraşılır” derken, kast ettiği şunlar bunlar ne oldu? O gün dolar kuru 4 lira 72 kuruştu. Bugün 13 lira 47 kuruş. O gün enflasyon yüzde 12’lerdeydi. Bugün yüzde 36’larda… O gün ülkenin risk primi 316 idi. Bugün 554. Erdoğan faizle baş edemediği gibi, “Şununla, bununla” da baş edemedi. Faiz, kur, enflasyon, risk primi, hepsi Erdoğan Şahsım Yönetiminde şaha kalktı.
ÜLKEYİ YANGIN YERİNE ÇEVİRDİ
Meşhur Afrika atasözüdür: “Bir ormanda aslan, ceylan, sırtlan ve zebra, yan yana koşuyorsa, ormanda yangın var demektir.” Erdoğan Roma’yı yakıp, keyifle seyreden Neron misali, 84 milyonluk güzelim ülkeyi 800 milyar dolarlık koskoca ekonomiyi, 3 yıl 7 ayda yangın yerine çevirdi. Şimdi de keyifle seyrediyor.
ÖNCE NAS DEDİ, ŞİMDİ PAS DİYOR
Bir de üstüne üstlük yangını söndürmek isteyen itfaiyecileri, iş başına getirecek erken seçimi de engelliyor. Aylardır, “Faiz sebep, enflasyon netice” dedi durdu. “Faiz düşerse enflasyon da düşer” dedi. Ama birden bire dün bu iddiasını unutuverdi. Enflasyon coşarken, bu defa politikacı faizini indirmedi. “Faiz indirimine nas” diyen Erdoğan. Dün “pas” dedi.
MADEMLER BADEM OLDU
Oysa daha iki gün önce, Arnavutluk dönüşünde, “Benim bir iddiam var; faiz sebep, enflasyon neticedir. Nitekim de neticesi kendini gösteriyor. Enflasyon düşüşe girmiştir, girecektir. Bu bir defa kesin” diyordu. Madem “faiz sebep, enflasyon netice” idi, madem “faiz düşerse, enflasyon da düşer” idi, madem “faizi indirmek nas” idi, madem kendine de, iddiasına da bu kadar güveniyordu. Dün ne oldu tüm bu “mademlere”? Hepsi bir anda “badem” oluverdi. Ne oldu da faizi indirerek, enflasyonu düşürmekten bir anda vazgeçti? Yoksa, “Faiz sebep, enflasyon neticedir” sözü; kuru köpürtmek amacıyla zaman zaman tedavüle sokulan, Erdoğan’ın milleti ara sıra silkelemek için yararlandığı, kullanışlı bir cümleden mi ibaret? Ne diyor Yunus? “Cümleler doğrudur, sen doğru isen; doğruluk bulunmaz, sen eğri isen.” Erdoğan’ın cümlelerinde, neden hiç doğru bulunmadığını bu sözler çok güzel açıklıyor.
BUNUN ADI TIPTA MİTOMANİDİR
Erdoğan’ın Arnavutluk dönüşü kurduğu cümleyi, bir kez daha tekrarlayalım: “Benim bir iddiam var; faiz sebep, enflasyon neticedir. Nitekim de neticesi, kendini gösteriyor. Enflasyon düşüşe girmiştir, girecektir. Bu bir defa kesin”. Yani Erdoğan’a göre; enflasyon düşüşe girmiş. Hem de bu kesinmiş. Bu sözler, Erdoğan’ın milletten nasıl koptuğunu, milleti nasıl unuttuğunu açık seçik ortaya koyuyor. Ya Erdoğan kibre batmış, millete ne söylersem inanır sanıyor. Ki bunun adı tıpta mitomanidir. Ciddi de bir rahatsızlıktır. Ya da bu sözler, TÜİK’e talimatla enflasyon düşürtme harekâtının habercisidir. Nitekim bugüne kadar bir sürü yanlışa imza atmış TÜİK Başkanının şimdi çıkıp, “Yanlışa imza atmam” demesi hiç hayra alamet değildir. Bu, eğer enflasyon rakamlarıyla oynanırsa bugünkü mevcut güven bunalımı çok daha derinleştirir. Verilerine güvenilmeyen bir ekonomide kimse yönünü tayin edemez. Yatırım olmaz, aş olmaz, iş olmaz. Nas diyenlerin, kul hakkı yemesinin önü açılır.
MAKYAJLI RAKAMLARLA BİLE ENFLASYON REKORLAR KIRIYOR
Bugün makyajlı TÜİK rakamlarıyla bile tüketici enflasyonu yüzde 36. Üretici enflasyonu ise yüzde 80. Son 20 yılın en yüksek enflasyonunu yaşıyoruz. Enflasyonda dünyanın şampiyonlar ligindeyiz. Enflasyonumuz ABD ve Avrupa bölgesinin toplamının 3 katı. Ama Erdoğan milletimizi bırakmış, ABD’yle Avrupa’ya ağıt yakıyor. Enflasyonda turpun büyüğü heybede… Bunu gizlemeye çalışıyor. En az yüzde 50’lik tüketici enflasyonu hemen kapıda… Ama ne diyor Erdoğan? Enflasyon düşüşe geçmiş, kesinmiş.
AMERİKALI’YA, AVRUPALIYA AĞIR YAKIYOR, MİLLETİN SESİNİ DUYMUYOR
Bugün bu ülkede şu karda kışta, insanlarımız bir somun ekmeği ucuza alabilmek için, saatlerce Halk Ekmek kuyruklarında bekliyor. Benim Tekirdağlı hemşerilerim, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 99 liralık, 100 dememek için 99 diyorlar, ithal ayçiçek yağını alabilmek için, kuru ayazda saatlerce kuyruklarda bekliyor. Bir de haykırıyor: “Bizi bu hallere düşürenler utansın.” Ama Erdoğan Avrupalıya, Amerikalıya ağıt yakmaktan, benim Tekirdağlı hemşerimin feryadını duymuyor.
ÇİFTÇİYE DESTEK ŞİMDİ LAZIM
Erdoğan’ın kalp gözü, milletimize kapanmış, zamları otomatiğe bağlamış, dolar çıkarken de her şeye zam, dolar düşerken de her şeye zam. Akaryakıt fiyatlarındaki artış sadece vatandaşı değil, akaryakıt bayilerini de artık ezmeye başladı. Geçen yıl çiftçi, traktörünün deposunu 735 liraya dolduruyordu. Şimdi aynı depo 1.581 liraya doluyor. Erdoğan mazota bir yılda yüzde 115 zam yaptı. Bir çuval ÜRE gübresi almak için, çiftçi geçen yıl ödediğinin yedi katını ödüyor. Erdoğan, gübreye de bir yılda yüzde 600 zam yaptı. 
Şimdi çiftçi kara kara düşünüyor bu maliyetlerle ne yapacak, nasıl tarlama gireceğim, nasıl üreteceğim diyor. Erdoğan çıktı, “Çiftçiye desteği gerekirse artırabiliriz” dedi. Çiftçi tarlasına giremiyor. Destek şimdi değilse ne zaman gerekecek?’
4Abdullah Yalçın

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.