‘Maksat Glutensiz Yaşamda Gelişim’
banner57

Trakya Çölyak ve Sağlıklı Yaşam Derneği ile Aka Koleji işbirliğinde,  ‘Maksat Glutensiz Yaşamda Gelişim’ konulu seminer düzenlendi.

6 Şubat Perşembe günü Aka Koleji toplantı salonunda düzenlenen seminere; Trakya Çölyak ve Sağlıklı Yaşam Derneği Başkanı Bahar Ayşegül Gülcü, İl Milli Eğitim Şube Müdürü Harun Bilen, İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Kamil Yaman, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hakan Sunal, Nöroloji Doç. Dr. Recep Alp, okul idarecileri ve öğrenciler katıldı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmasını yapan Trakya Çölyak ve Sağlıklı Yaşam Derneği Başkanı Bahar Ayşegül Gülcü;  “ Bugün belki de daha önce hiç duymadığınız veya duyup ta ne olduğunu bilmediğiniz bir hastalığı tanıtmak için buradayız. Dersimiz Çölyak.  Çölyak tanısı alınana dek bir hastalık, tanısı alındıktan sonra zor bir yaşam biçimidir. 10 yıl öncesinde Süleymanpaşa, Tekirdağ ve Trakya’da glutensiz ürünlere ulaşamıyorken bugün baktığımızda derneğimiz ve 40 ildeki çölyak derneklerinin çölyak federasyonu ile birlikte birlik beraberlik içinde yapılan projelerde marketler, restoranlar, üniversiteler, okul kantinleri, cezaevleri, kamu kurum ve kuruluşlarında kamu spotu oluşturarak seminerler gerçekleştirerek glutensiz ürünlere ulaşılması sağlanmıştır ” diyerek yaptıkları çalışmaların sonuçlarını almaya başladıklarını ifade etti. Türkiye’de bir ilke imza atan Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde Tekirdağ ve 11 ilçesinde köylere kadar her ay erzak paketlerinin ulaştırıldığını söyleyen Gülcü, “Bundan sonra da çalışmalarımız yeni projelerimizle, yeni hayatlara ulaşmak adına devam edecektir” dedi.  

Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hakan Sunal Çölyak hastalığı ile ilgili öğrencilere bilgiler verirken, öğrencilerinde katılımını sağlayarak başarılı bir sunum gerçekleştirdi. Çölyak hastalığının çocuklarda özellikle karın ağrısı, karında şişlik, ishal huzursuzluk, iştahsızlık, enfeksiyonlarda artış, gelişme geriliği, kusma, kilo alamama, boy uzamasında yavaşlama gibi tipik belirtilerle ortaya çıktığını kaydeden Sunal “ Çölyak hastalığı her yaşta teşhis edilebilmekte birlikte belirtiler başka hastalıkları da düşündürmekte olduğundan teşhisi zor olan hastalıklardandır. Çölyak Hastalığı, bağırsaklardaki sindirimi sağlayan villus denilen tüysü oluşumların bozulmasına neden olan, dolayısıyla yiyeceklerdeki besinin emilmesini engelleyen ve ince bağırsaklarda hasarlar oluşturan bir alerjik sindirim sistemi hastalığıdır. Bu hasara buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi tahılların içerisinde bulunan glüten isimli bir protein oluşturmaktadır. Çölyak hastalığında ailevi kalıtım söz konusudur. Çölyak hastalığı, vücutta immunolojik cevabı tetikleyen çevresel (gluten tüketimi) ve genetik faktörlerin birlikte rol oynaması sonucunda ortaya çıkar. Hastalık yaşamın herhangi bir döneminde ortaya çıkabilir. Çocukluk, ergenlik, orta yaş ve yaşlılıkla ortaya çıktığı görülmüştür. Ameliyat ,doğum sonrası, gebelik, viral enfeksiyon yada şiddetli duygusal stresten sonra tetiklenebildiği gibi direkt çölyak hastalığı tablosuyla da ortaya çıkabilir. Çölyak hastalığı yaşam boyu süren tek gıda alerjisidir. İnsanoğlunun en sık rastlanan genetik hastalığı olarak kabul edilmektedir. Çölyak hastalığının görülme sıklığı yüzde bir ile binde 3 arasında değişmekte olup, Türkiye’de 250 bin ile 750 bin arasında tahmin edilmekte ve ancak yüzde 10’una tanı konulduğu dikkate alındığında 25 bin ile 75 bin arasında tanı almış hasta beklenmektedir” dedi.

Çölyak Hastaları Neler Yapmalı ?

Sözlerinin devamında da Çölyak hastalarının neler yapması ve nasıl beslenmesi konusunda bilgiler veren Sunal; “Çölyak hastalığının tek tedavisi ömür boyu buğday, arpa, çavdar, yulaf tahıllarında bulunan glütenden uzak sıkı bir diyettir. Çölyak hastaları ayrıcı marketlerde satılan hazır gıdaların içeriklerine dikkat etmeli glütensiz gıdaları tüketmelidir. Çölyak hastalarımız tüm sebzeler, tüm meyveler, tüm bakliyatlar, katkısız katı ve sıvı yağlar, yumurta, bal, reçel, basit toz şeker, zeytin, et, balık, tavuk, una batırılmamış konserve çeşitleri, mısır, pirinç, patatesin hem kendileri hem de unları bezin hazırlamada kullanabilir. Ayrıca kestane unu, nohut unu, soya unu, üzüm çekirdeği unu, evde çekilmiş güvenli baharatlar kullanılabilir. Çölyak hastaları çok iyi etiket okuyucu olmalı, etiketsiz gıda tüketiminde de çok dikkat etmelidirler. İlaçlar, kozmetik ürünleri, şampuan, kremler gibi glüten içerikleri yönünden dikkatli kullanılmalıdır” diyerek sözlerini noktaladı.

Konuşmaların ardından öğrencilerin hazırlamış olduğu keman dinletisi, şiir okumaları ve teşekkür belgelerinin verilmesiyle program sona erdi.

 Yüksel Arslan

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.