‘Gıda güvenliğimiz kalmadı’
banner57

CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu TBMM’de CHP Grubu adına yaptığı konuşmada Türkiye’nin gıda güvenliğinin kalmadığını söyledi.
Meclis kürsünde yem bitkilerini gösteren Doç. Dr. Gaytancıoğlu bunların hepsini ithal ettiğimizi belirtti.
Gara'da şehitlerine Allah'tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı dileyerek konuşmasına başlayan CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Millî savunmayla ilgili, güvenliğimizle ilgili bir yasa görüşüyoruz ama ben de size gıda güvenliğinden bahsedeceğim. Gıda güvenliğimiz kalmadı arkadaşlar. 
Türk Tarımını “kepek ekin” diyen bir Bakan yönetiliyor
Şu, elimde görmüş olduğunuz kepektir. Türkiye tarımına yön veren Sayın Bakan kepeğin nasıl elde edildiğini bilmiyor. "Geçen sene kepek fiyatları çok arttı." deyince, "Kepek ekin." dedi. Kepek ekilmez arkadaşlar, buğday ekilir, buğday biçilir, işlenir, kepek ondan elde edilen bir üründür. Dolayısıyla böyle bir Bakan Türkiye tarımına yön verirse biz fiyaskoyla karşılaşırız. 
Şu anda bir fiyaskoyla karşı karşıyayız. Her gün "Müjde vereceğiz." diyorsunuz, vatandaşlar televizyonun karşısına geçiyor, "Acaba ne müjdesi verecek?" Örneğin, çiftçiler televizyonun karşısına geçiyor, "Yine bir müjde çıkmadı." diyor. 
Gübre fiyatlarını geçen yılkı seviyeye getirin gübre desteği vermeseniz de olur
Gübre fiyatlarında indirim yapılmadı, gübrenin desteği yüzde 100 destek arttırıldı. Dekara 8 liraydı, 16 liraya çıktı. Desteği vermeyin arkadaşlar, gübre fiyatları geçen seneki fiyatlara gelsin. Geçen sene 1.800 liraydı üre gübresi, şimdi 3.100 lira oldu.
Yem fiyatları aldı başını gitti
Bunları niye getirdim biliyor musunuz? Hani, et fiyatları niye artıyor, yem fiyatları niye artıyor? Çünkü yemin nasıl yapıldığını bilmeniz lazım. Bu mısır, bu arpa, bu buğday, bu yağlı ve kuru soya, bu da kepek; bunları karıştırdığınızda yem elde edersiniz. Maalesef, bunların hepsini bizim üretmemiz gerekirken biz ithal ediyoruz. Her birinin fiyatı dünyada arttı. Neden? Pandemiden dolayı -hep söylüyorduk- gıdaya yönelim var, girdiye de yönelim var, bu ürünlere de yönelim var, her birinin fiyatı arttı. 
Biz, üreticiyi desteklememiz gerekirken hâlâ ithalat yapıyoruz, hâlâ gümrük vergilerini sıfırlıyorsunuz. Bakın, şu mısırı biz kendi üreticimizden 1.325 liraya aldık ama geçen haftaki ithalat fiyatı kaç para biliyor musunuz? 1925 lira yani kendi çiftçimize 600 lira fazla vermediniz, gittiniz, Rus çiftçisinden bunu ithal ettiniz. 
Çiftçimizin buğdayına 1650 lira Rus buğdayına 2200 lira verdiniz
Bu, buğday; 1.650 liraya kendi çiftçimizden aldınız ama 2.200 liradan Rus ve Ukrayna çiftçisinden aldınız. Bu örnekleri çoğaltabiliriz arkadaşlar, bizim derdimiz; örnekleri çoğaltmak değil, sizin tarımı yönetememeniz, ülke ekonomisine yön verememeniz. 
İcrada olan, hacizde olan yani bugün yarın traktörü alınacak, ineği alınacak icradaki çiftçinin borcunu bile yapılandırmaktan acizsiniz ama çiftçinin borcu, siz iktidara geldiğinizde 1 milyar liraydı, şu anda 180 milyar lira. Ya, hangi çiftçinin durumu düzeldi? Bunu bana lütfen söyleyin. Ne yaptınız? Bir tane fabrika mı diktiniz, bir tane yem fabrikası mı diktiniz, bir tane yağ fabrikası mı diktiniz? 
Hepsini bizim üretebileceğimiz bu ürünleri getirdim. Bunlar bu topraklarda verimli bir şekilde yetişiyor ama siz, nedense lobilere kanıyorsunuz, emperyalist sistem size dayatıyor "Şunu ithal et, bunu ithal et." Kendi bölgemden de bir örnek vereyim: Çeltik üreticileri 4 bin liraya sattığı ürünü şimdi, 3.500 liraya satamıyor. Neden? İthal pirinç geldiği için. Böyle ülke yönetilmez arkadaşlar. Gıda güvenliğimiz ciddi anlamda tehlikede.”
4Hilal Baran

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.