‘Enflasyon yükselmeye başladı’
banner57

 CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, MYK gündemiyle ilgili basın toplantısında şunları söyledi:

‘Kurulumuzun gündeminde; bugün açıklanan Ocak ayı enflasyon verileri ve ekonomideki diğer gelişmeler vardı. Ayrıca, il ve ilçelerle ilgili belediye başkanlıkları nedeniyle istifalar var, bunlarla ilgili yerlerine yapılacak atamalarla ilgili konular gündemimizde yer aldı. 
Bugün ikinci yarıyıl başladı. Ben bütün öğrencilerimize, çocuklarımıza ikinci yarıyılda da başarılar dileyerek sözlerime başlamak istiyorum.
ÖNLEMLERİN TAKATİ BURAYA KADAR YETTİ, ENFLASYON YENİDEN YÜKSELMEYE BAŞLADI
Enflasyon rakamları açıklandı demiştim. Hayat pahalılığı milletimizi ezmeye devam ediyor; yangın yerine dönen çarşıda, pazarda öyle anlaşılıyor ki, fileler daha uzun süre dolmayacak. Enflasyon cephesine Ocak ayında iyi başlamadık. Ocak ayında tüketici fiyatları yüzde 1,1; üretici fiyatları ise yüzde 0,5 arttı. 2018’i yüzde 20,3 ile kapatan 12 aylık enflasyon rakamı Ocak ayında yeniden tırmanmaya, yukarı doğru gitmeye başladı. Böylece, geçtiğimiz yılın son iki ayında alınan daha çok piyasa dışı önlemlerle gerilemeye başlayan enflasyonun yeniden yukarıya doğru çıkmaya başladığını gördük. Yani önlemlerin takati buraya kadar yetti. Hep bunu söylüyorduk, yani bu tür aspirin tedavisiyle, pansumanla bu işleri geçiştiremezsiniz diyorduk.
GIDA ENFLASYONUNDA REKOR
TÜİK’in resmi rakamlarıyla dahi mutfaktaki yangın, çarşı pazardaki kriz saklanamıyor. Gıda ve alkolsüz içecek fiyatları, Ocak ayında yüzde 6,4 artmış. 12 Aylık mutfak enflasyonu (gıda enflasyonu) ise yüzde 32’ye ulaşmış. Bu mevcut serinin rekoru.
Son bir ayda; çarliston biberin fiyatı yüzde 87, patlıcanın fiyatı yüzde 81, dolmalık biberin fiyatı yüzde 68, ıspanağın fiyatı yüzde 66, sivri biberin fiyatı yüzde 63, pırasanın fiyatı yüzde 29 artmış. Vatandaşın gerçek enflasyonu, resmi rakamların çok çok ötesinde. Geçtiğimiz hafta Tekirdağ’da Süleymanpaşa İlçemizde Perşembe Pazarında pazarcı esnafımız ve vatandaşlarımızla birlikteydim. Yarım kiloluk fiyat etiketlerini gözlerimle gördüm. Gramla ve taneyle yapılan alışverişleri gözlemledim. Boş torbalarla pazardan çıkan vatandaşlarımızı gördüm. Pazarda alan da satan da şikayetçi. İkisi de mutlu değil. Pazarcı malın kendine geliş faturasını gösteriyor, vatandaş ise satış etiketlerini. Ne çiftçilerimiz ne pazarcı esnafımız ne de sebze meyve alan halkımız bu garip ticaretten memnun. Ama bu ticaret senelerdir sürüyor.
SICAK PARA ŞALI KALKTI, ENFLASYON AZDI
17 yıllık iktidar baktığımızda ne doğru düzgün bir Hal Yasası çıkarttı, ne de doğru düzgün bir AVM Yasası çıkardı esnafı koruyacak. Şimdi senelerdir bu bereketsiz ticaret sıcak para şalının altında gizlenmiş duruyordu. Ne zamanki sıcak para şalı ortadan kalkmaya başladı, enflasyon azdı şimdi bu garip ticaretin etkileri de ortaya çıkmaya başladı. Para bolken tedbir almayan iktidar, şimdi marketçiden, pazarcıdan ve bu acayip ticaretten şikâyet ediyor.
PAHALILIĞIN SORUMLUSU, 17 YILDIR BUNA GÖZ YUMAN ERDOĞAN YÖNETİMİ
Ben size söyleyeyim, bu pahalılığın bir tek sorumlusu var; o da ülkeyi sıcak paracılara teslim eden ve üreticiden tüketiciye giden zincirde yandaş aracılara, komisyonculara, müdahale etmeyen, 17 yıldır bu işe göz yuman Recep Tayyip Erdoğan yönetimi.
İthalatla köşeye sıkıştırılan, girdi fiyatları ile ürün fiyatı arasında ezilen; kanuni desteklerini bir türlü alamayan, bu nedenle de bugün artık tarlasını ekememe noktasına gelen, üretim yapamayan çiftçimiz de; evine gramla, taneyle sebze, meyve alan, naylon poşete bile para ödemek zorunda bırakılan milletimiz de Saray iktidarından çözüm bekliyor. Ancak Saray ne yapacağını bilmiyor.
YETKİ BEYLERDE, SORUMLULUK MİLLETTE
Artan fiyatlarla mücadele için önce zorunlu yüzde 10 indirim kampanyası başlattı, sonra işe yaramadı. Depolara, marketlere, pazara zabıta gönderdiler, yine olmadı. Şimdi vatandaşa, “Mevsiminde olmayan ürünleri tüketmeyin, ucuz market arayın” demeye başladılar. Bu ne demek? Bu, “Ben pahalılıkla mücadele edemiyorum ey vatandaşım sen başının çaresine bak” demek. Yetki beylerde, sorumluluk millette. 17 yıldır tarladan vatandaşın sofrasına uzanan zincirdeki sıkıntıları çözememelerini nasıl izah edecekler? Geçen seçimde “Bu kardeşinize oy verin, dövizi, faizi, pahalılığı, hasılı her şeyi çözerim” dediler. Ne yaptılar?  Hiçbir şey. Her gün işler biraz daha kötüye gidiyor. Millet her türlü yetkiyi verdi ama onlar bir türlü gereğini yapmadılar. Milletten kopmuşlar, “Yetki bizde olsun, sorumluluğumuz olmasın. Bizde sarayımızda efulilerle, ejder meyvesi şerbetleriyle keyif sürelim” diyorlar.
UCUBE TEK ADAM PARTİ DEVLETİ REJİMİ MİLLETE ZAM VE ZULÜM GETİRDİ
24 Haziran’dan sonra tek adam parti devleti rejimine geçtik. Bu tarihten sonra yaşananlar tek adamın aklının ne kadar yetersiz olduğu, meselelerin milletin iradesinin tecelligahı olan parlamentolarda çözülmesinin ne kadar önemli olduğunu, şu ucube tek adam parti devleti rejiminin de milletimize zam ve zulümden başka bir şey getirmeyeceğini her gün biraz daha iyi anlatıyor.
Son olarak, Türkiye sehven zamla da bu iktidar döneminde tanıştı. Avrasya Tüneli’nde seçimden sonra yapacakları zammı, seçimden önce açıklamalarının adına “sehven zam” dediler. Sehven dedikleri zam da öyle böyle değil, yüzde 40’a yaklaşıyor. Rahmetli Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in dediği gibi belli ki hesabı kitabı yapmışlar, her şey hazır, seçimden sonra “yumurtadan civciv çıkacak!” Yani zam geliyor, zamlar geliyor bu onun göstergesi ama seçimden sonra.
ALGI OPERASYONUNUN ALASINI YAPIYORLAR
Uzunca bir süredir bu iktidarın IMF ile söz kestiğine dair iddiaları burada huzurlarınızda dillendirip, “Anlaşılan nişanı, nikahı da 31 Mart’tan sonra bir arada yapacaksınız” diyorduk. “Cami avlusunda farklı, Londra, New York’ta, Körfez ülkelerinde, yabancı başkentlerde farklı konuşmayın; elin oğluna ne anlatıyorsanız, milletimize de onu anlatın” diyorduk. Sarayın damadı sonunda, pek de devlet adabına uymayan bol suçlama ve tehditle süslenmiş bir üslupla yazılı bir açıklama yaptı. Daha dün yabancı danışmanlık şirketi McKinsey’den teknik destek almak için uğraşan bu şahıs; şimdi çıkmış “Ne kredi açısından ne de teknik destek açısından IMF ile yolumuz kesişir; algı operasyonu yapıyorlar” demiş. Bizi algı operasyonuyla suçlayanlar; algı operasyonunun alasını yapıyorlar.
MALİYE VE PARA POLİTİKALARINI SEÇİM VİTESİNE TAKTILAR
Seçimi kaybedeceklerini anlayınca maliye ve para politikalarını yeniden seçim vitesine taktılar. Ama buna karşılık, uluslararası yatırımcı toplantılarında da döviz baronlarının kulaklarına “Sesinizi çıkarmayın, merak etmeyin seçimden sonra IMF ile anlaşacağız” diye fısıldamaya başladılar. Bu algıyı seçime kadar kendilerine nefes alma imkânı versin diye oluşturmaya çalışıyorlardı. Ama bugünün dünyada hiçbir şey gizli kalmıyor. Bu haberler, önce uluslararası yatırımcı raporlarına yansıdı. Sonra da Sarayın koridorlarından köşe yazılarına taşındı. Sarayın, IMF algısıyla piyasaları rahatlatıp, doludizgin seçim ekonomisi uygulama stratejisi de suya düştü. Şimdi sıkıştılar on parmaklarında on kara bize sürmeye çalışıyorlar.
ASIL “HASTALIKLI RUH HALİ” BUDUR
Bu işler hastalıklı ruh işiymiş. Esas tehlikeli, hastalıklı ruh hali millet pahalılık ve işsizlik altında ezilip iniminim inlerken kriz yok diye ter ter tepinmektir. Esas hastalıklı ruh hali istediği olmayınca, babasının kucağına koşan şımarık sosyete çocuğu halleridir. Aslında suçluların telaşıyla bu kadar bağırıp çağırıyorlar. Kalkıp, çıkıp IMF ile ne seçim öncesinde, ne de seçim sonrasında bir anlaşma yapmayacağız diye net bir açıklama yapsalardı bu yeterli olurdu. 
Ben bir kez daha uyarayım. Ekonomiyi sıcak parayla şişirme stratejisinin ve tek adam parti devleti rejiminin liyakat ve hukuk tanımazlığının kaçınılmaz sonucu olan bugünkü ekonomik kriz, her geçen gün biraz daha derinleşiyor, her geçen gün biraz daha vatandaşın canını yakıyor. Bunu bütün göstergelerde görüyoruz.’
4Özge Ebecek

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.