AH SEUL SEN NE GÜZEL BİR KENTSİN
banner57

Ödüllere doymayan bir kente geldiğinizde görecekleriniz şüphesiz sizleri hayrete boğabilir.

Birkaç günlük Seul deneyimimden gördüğüm en önemli şey bu kent insana benzersiz tecrübeler sunan ve bütün merakları karşılayan çok yönlü ve 24 saat uyanık bir kent olduğu gerçeğidir. Modern cam, beton ve çelik mimarisiyle insanı cezbeden ve ahşap evler üzerine gölgelerini bırakan gökdelenler, yüksek teknoloji semtleri, tarihi abideler, tapınaklar, saraylar, geleneksel çay evleri, kenti çevreleyen taş manzaraları, güçlü bir Budizm geleneği, göz alıcı bir alışveriş dünyası, çok çeşitli kültür ve bu zengin mirasın işçinde kaybolan siz. Seul ziyaretinizin her anının bir maceraya dönüşeceğine garanti verebilirim. Seul ile ilk karşılaşmanız Incheon Uluslararası Havalimanı ile oluyor. Tasarım ve erişilebilirlik anlamında 2012’ye kadar üst üste dünyanın en iyi havaalanı seçilen bu modern yapı ve metro bağlantısı Seul hakkında ilk ip uçları aslında. Bizler kolayca konaklayacağımız ve İstanbul’daki Sultanahmet ve Taksim’in karışımı bir bölgeye İnsa Dong semtine geliyoruz. Bölge, Turistler için hediyelik Kore hatrıalarını ve ilginç Kore mutfağının lüx ya da sokakta sunulan şekliyle deneyimleyebilmeyi  fazlasıyla sunuyor. Hemen hemen yürüme mesafesinde UNESCO dünya mirası listesinde yer alan tarihi eserler dev gökdelenlerin gölgesinde varlığını sürdürüyor. Dev alışverişmerkezleri ve Seul gece hayatının da en renkli yüzlerce barlar hep bu bölgede. İnsa Dong turistler için Seul de ekonomik olarak kalınacak, ve her türlü ihtiyacını rahatlıkla giderebileceği zengin seçenekli bir semt.

 

GÜLER YÜZLÜ İNSANLARINA HAYRAN KALIYORSUNUZ

 

Seul’ün en unutulmaz yerlerinden insa dong’taysanız sanat’ın merkezinde olduğunuzu bilmelisiniz. Burası Kore geleneksel kültür ve el sanatları odak noktasını temsil eder. Hanbokla (geleneksel giysi), Hanji (geleneksel kağıt), geleneksel çaylar, çanak çömlek ve halk el sanatlarının en özgün üretimlerini Insa-dong’ta yer alan binlerce mağazadan satın alıp, sevdiklerinize Kore hatırası armağan edebilirsiniz. Kore’de sanat hayatın en önemli parçalarından biri. İnsa-Dong bölgesi de sanatçılar sokağı ile ve tarihi mimarisi ile modern bir galeriyi aynı potada bütünleyen sanat galerisi ile cazibe merkezi konumunda. Seul’e indiğimde aklımda olan yegane şey sanat sokağını ve en azından birkaç sergiyi gezebilmekti. İnsa dong ta kaldığım hotelin hemen arka sokağında Seul’ün en eski saraylarından biri Unhyeongung Palace (Kraliyet aile sarayı) diğer yan sokakta sanatçıların dükkanları vardı. Bir turist için bundan şanslı bir yer olabilir mi?

            İnsa dong sergi sarayına gittiğimde bir ilk gün sergisi olan “The Buddhist Art Exhibition” nun açılışına denk geldim. Koreli bir çok bayan sanatçının bir araya gelerek açtıkları sergi tek kelimeyle muhteşemdi. Kore minyatür sanatının görkemi görülmeye değerdi doğrusu. Sergide eserleri olan Kore’li sanatçılarla sohbet ediyor, anı defterlerini imzalıyorum. Sanatçılar kitaplarını hediye ediyorlar. Yan yana birkaç sanat galerisinde açık olan sergilerden Sanatçı Kim Boksoon’un Kore geleneksel minyatür sanatları sergisi dikkat çekiciydi. Bir diğer sergi de Ressam Kim Kyoo-Hyun doğa manzaraları çalışmalarını sergiliyor. Bir diğer galeri de Kore el sanatlarının en naif örneklerini görüyor sanata ayıracağınız bu zamandan oldukça mamnun kalacağınıza eminim.

 

SEUL’ÜN TARİHİ MEKANLARINDA KAYBOLMA ZAMANI

 

Kaldığımız hotelin hemen arka caddesinde yer alan ve Kore’de bulunan eski bir Kore kraliyet konutu olan Unhyeongung Royal Residence  olarak da bilinen Unhyeon Sarayını görmek üzere rengarenk caddelerde yürüyorum. Saray eskiden İmparator Gojong'un Prince Regent Daewon-gun, 19. yüzyılda Joseon Hanedanlığı döneminde Kore kraliyet ailesinin ikametgahi olmuş. Prens Gojong 12 yaşına kadar burada ikamet yaşamış. Saray bir çok konuttan oluşuyor, gerçi sarayın bir çok bölümü eski Duksung Kadın Üniversitesi şimdi Unhyeon Anaokulu ve Byeolhadang Hanok Guesthouse olmak üzere kullanılsa da sarayın görkemini sunan çok geniş bir yapı grubu var. Sarayda kraliyet ailesi eşyalarının ve saray yaşamının mankenlerle sergilendiği müze bölümünün yanı sıra Sarayın bahçesinde kraliyet düğünlerine şahitlik etmiş bu mekanda o dönemi canlandıran tiyatro sahnesi var. Günün belli saatlerin de denk gelebilirseniz böylesi gösterileri de izlemiş olursunuz. Unutmadan sarayda kraliyet kostümlerinin benzerlerini kiralayıp üzerinize giydikten sonra (ben giyip dolaştım) sarayın koridorlarında hem bu kostümlerle fotoğraf çektirip hem de o dönemin havasını soluma imkanını da kendinize yaratabilirsiniz.

 

TURİZM OFİSLERİ GÜZEL ÇALIŞIYOR

 

Her adım başı turizm bürosu bulunan bölge de ayrıca İngilizce bilen özel giysili turizm görevlileri var. Her an rastlayacağınız bu kişiler size tarihi mekanlar, sokaklar, antikacılar, hoteller, ulaşım gibi hemen hemen her konuda yardımcı oluyorlar. Bu bir turistin kentin sokaklarını gezerken içini oldukça rahatlatıyor kendini güvende hissettiriyor.

 

TÜRKLER BURADA DONDURMACI OLMUŞ

 

İnanmayacaksınız ama Seul sokaklarında rastladığım üç Türk’te Maraş Dondurmacısı çıkmaz mı. Koreliler buralardan dondurma alabilmek için kuyruğa giriyor.  Oldukça revaçta olmalılar ki, Türk bayrağı asılı 4 metre karelik minicik dükkanlarda Koreliler de dondurmacı açmış. Gel vatindis kokorece gel demeleri dışında sırıtan tek kısımları köreli olmaları. Hatta yarım yamalak Türkçeleri ile “nasılsin dondurmam kaymak” diye bağıra bağıra çakma Maraş dondurması satıyorlar. Türkiye hayranlığı her ne kadar Kore savaşına dayansa da 1950’li yılların o soğuk günlerinde kurulan dostluklar ve  geçen zaman içinde Türkler ve Koreliler sıkı bağlar kurmuşlar. Türk hayranlığı had safhada… Seviliyoruz anlayacağınız buralarda. Fark ettim ki, Kore de kısa süre de köşeyi dönebilmek için, Türkiye de kokoreççi, Kore de dondurmacı olmak lazım.

 

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.