Dünya Hayvan Genetik Kaynakları Koruma Konferansı
İlki 1989’da İngiltere’de yapılan ‘Dünya Hayvan Genetik Kaynakları Koruma Konferansı’nın 8.’si, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nin (NKÜ) ev sahipliğinde, NKÜ Değirmenaltı Yerleşkesi Piramit Salon’da başladı.
NKÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü ile hayvan genetik çeşitliliği alanında dünyadaki tek sivil toplum kuruluşu olan Uluslararası Nadir Irklar Kurumu (RBI, Rare Breeds International), Tarım Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü (TAGEM), TÜBİTAK ve TİKA işbirliğiyle düzenlenen, ‘Uluslararası 8. Dünya Hayvan Genetik Kaynakları Koruma Konferansı’ NKÜ Piramit Salon’da başladı.
80’i yabancı olmak üzere toplam 180 bilim insanının katıldığı konferansta, 38 ülkeden 34 sunum, 44 poster olmak üzere toplam 78 bildiri (34’ü yurt dışından, 44’ü yurt içinden) yer alacak. Konferans’ta Başbakanlık Kalkınma İdaresi (TİKA) desteği ile dünyanın 20 ülkesinden 45 katılımcının katılımı desteklendi.
Konferansın açılış programına: NKÜ Rektör Vekili ve Konferans Düzenleme Kurulu Başkanı Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. İhsan Soysal, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Burhan Arslan, RBI (Rare Breeds International) Dünya Nadir Irklar Kurumu Başkanı Lawrence Alderson, Tekirdağ Tarım İl Müdürü Ekrem Karadağ, TAGEM Hayvancılık Daire Başkanı Dr. Bekir Ankaralı, NKÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölüm Başkanı Prof.Dr. Muhittin Özder, NKÜ öğretim elemanları katıldı.
- KONFERANS DÜZENLEME KURULU BAŞKANI PROF. DR. M. İHSAN SOYSAL -
Açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. M. İhsan Soysal, bu konferansın önemine işaret ederek, şöyle konuştu; “8. Küresel Hayvan Genetik Kaynakları Koruma Konferansı’nda geleceğimiz için çiftlik hayvan ırk çeşitliğinin sürdürülebilir korunması, hayvancılığın endüstrileşmesinin ve küreselleşmenin çiftlik hayvan ırk çeşitliliği kaybına etkisi konularında bildiriler sunulacaktır.
NKÜ; Tarım Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) ve Dünya Hayvan Genetik Kaynakları kurumunca(Rare Breed International) düzenlenen “Dünya Çiftlik hayvan genetik Çeşitliliği Koruma Konferansı”nda; daha önceki RBI konferanslarında olduğu gibi hayvan genetik kaynakları üretimi, hayvan genetik kaynaklarının korunması sürecine paydaş bilim insanlarının uygulamacıların, kamu birimleri, sivil toplum kuruluşlarının bir araya getirilmesi; ortak amaç olan küresel düzeyde çiftlik hayvan genetik kaynakları koruma konusunda konferans çıktısı olarak bildirgeler kitabı ile hayvan genetik kaynaklarının durumu, karekterizasyonu konusunda kaynak eser oluşturulması amaçlanmıştır.”
Konferansta tema olarak ‘Geleceğimiz için çiftlik hayvan ırk çeşitliliğimizin sürdürülebilir korunması; hayvancılık Endüstrisinde küreselleşmenin Çiftlik hayvan genetik çeşitlilik kaybına etkisi; Bir çelişkimi?’ başlığının seçildiğini dile getiren Soyasal, konuşmasını şöyle sonlandırdı; “Bu konferans bize gıda kaynağı olarak elzem, küresel ısınma sürecinde daha etkin üretim potansiyeli nedeniyle gelecekte daha da önem kazanacak yerli çiftlik hayvan ırklarımızın korunması konusundaki fikir, bilgi, çözüm ve önerilerin ele alındığı bir içerik de düzenlenmiştir.
Hayvansal üretimin endüstrileşme süreci ile dünyanın neredeyse her yerinde ayni ırkın ayni kalıtsal içeriğin yerleştirilmesi eğiliminin olası genetik etkilerinin incelenip marjinal alanlarda dünyanın farklı ekolojik sistemlerine binlerce yılda adaptasyon süreci sonunda oluşmuş eşsiz genetik materyalin heba edilmesinin önüne geçme olgusunu dair tedbirlerin alınması konferans da ele alınacak konuları oluşturmuştur.
Bu konferansın gen kaynaklarının evcilleştirme merkezi olarak bilinen, dünya çiftlik hayvan genetik kaynakları gen akış yolları üzerinde bulunan, üç kıtanın kesişme noktasında konumlanmış ve birçok ülkeye kıyasla zengin gen kaynakları bulunan ülkemizde yapılması da ayrıca vurgulanması gereken önemli bir noktadır.
Dünya üzerinde artan nüfusu beslemek için gerekli olan gıda kaynakları üretiminde istenen verim özelliğine ulaşılmasında, özelleşmiş ırkların diğer yerli ırklar üzerinde seleksiyon basıncı bulunduğu görülmektedir.
Bu durumda ise, yerli gen kaynaklarının önemi, korunmasının gerekliliği ve bu ırkların sürdürülebilirliği konusunda yaşanan çatışmanın çok değerli bilim insanları tarafından tartışılması, yerli gen kaynaklarının yok olma sürecinin önüne geçilmesi açısından çok faydalı olacaktır”
- DÜNYA NADİR IRKLAR KURUMU BAŞKANI LAWRENCE ALDERSON -
Konferansta RBI (Rare Breeds International) Dünya Nadir Irklar Kurumu Başkanı Lawrence Alderson ise çok ilgi çekici bir bölgede bulunduklarını belirterek; “Şuan burada çok ilginç eski evcil hayvanların bulunduğu bir bölgede bulunuyoruz. Bu konferanslar dünya ülkelerini dolaşıyor ve bu kez Türkiye’de Tekirdağ’da gerçekleşiyor. Elimizde büyük bir kültür ve fikir çeşitliliği var; ve önemli açılımlara yol açıyor. Türkiye ve uluslararası katılımcılar sunumlarıyla önemli fikirler vereceklerdir. Tükenme tehditleri karşısında genetik çözümlemeler önem veriyoruz ve hayvan haklarını koruyarak insanların hizmetine sunmalıyız” dedi.
- ZOOTEKNİ BÖLÜM BAŞKANI PROF. DR. MUHİTTİN ÖZDER -
Ziraat Fakültesi Zootekni Bölüm Başkanı Prof. Dr. Muhittin Özder ise; “Bildiğiniz gibi küresel ısınma, nüfus artışı ve artan hayvansal protein ihtiyacının karşılanabilmesi gibi faktörler nedeni ile insanoğlu son yıllarda verimi yükseltilmiş kültür ırkı hayvanlarının üretimine ağırlık vermiştir. Bunun sonucunda da yerli hayvan gen kaynaklarında önemli bir azalma meydana gelmiştir. Bununla birlikte birçok hayvan ırkı yok olmuş ve birçoğunda yok olma tehdidi altındadır.
Türkiye evcil hayvan gen kaynakları bakımından oldukça zengin bir ülkedir. Yapılan arkeolojik çalışmalar yanında moleküler genetik alanındaki çalışmalar da göstermiştir ki; Türkiye birçok evcil hayvan türünün evcilleştirildiği önemli bir kara parçasıdır. Ancak ne yazık ki ülkemizde de yetiştiriciliği artan kültür ırklarının baskısı ile yerli hayvan gen kaynaklarımız her geçen gün azalmaktadır.
Yerli koyun, sığır ve manda ırklarımızın çoğu yok olma tehdidi altındadır. Oysa genetik çeşitliliğin kaybolması uzun vadede hayvansal üretimi olumsuz etkileyeceği artık bilinen bir gerçektir” şeklinde konuştu.
- ZİRAAT FAKÜLTESİ DEKANI PROF. DR. AHMET İSTANBULLUOĞLU-
Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet İstanbulluoğlu da şöyle konuştu; “Bugün hepimiz biliyoruz ki, dünyanın birçok yerinde tarım toprakları amaç dışı kullanılmakta ve su kaynakları hızla kirlenmektedir. Yine biliyoruz ki, yaşamakta olduğumuz iklim değişikliğinin ortaya çıkardığı kimi zaman aşırı yağışlar, kimi zaman kuraklık olayları ülkelerin insanlarını besleme ve temel ihtiyaçlarını karşılamada gıda, tarım ve hayvancılığa süregelenden çok daha fazla önem vermelerini zorunlu kılmaktadır.
Gelişmiş ülkeler, yüksek verimli yeni çeşitlerini geliştirilmesi için büyük yatırımlar yapmakta ve gıda ticaretini ellerinde tutmak için büyük çaba sarf etmektedirler. Sahip oldukları bitkisel çeşitlikleri ve hayvan genetik kaynaklarını korumaya çok önem vermektedirler.
Bu anlamda Türkiye, yerli hayvan genetik kaynağı açısından oldukça zengin bir ülkedir. Gerek moleküler, gerekse arkeoloji çalışmalar birçok evcil hayvan türünün Anadolu’dan evcilleştirildiğini göstermektedir. Çiftliklerimizdeki mevcut bu doğan mirası korumak hepimizin en önemli görevidir” dedi.
- TAGEM HAYVANCILIK DAİRE BAŞKANI DR. BEKİR ANKARALI -
TAGEM Hayvancılık Daire Başkanı Dr. Bekir Ankaralı da açılış konuşmasında; “Bilindiği gibi, çiftlik hayvanları gıda güvencesi, ekonomik gelişme ve biyoçeşitlilik bağlamında önemli ulusal ve küresel kaynaklardır. Hayvan genetik kaynaklarının korunması ve yönetimi dünyamızda yaşam kalitesinin arttırılması ve sürdürülmesinde hayati önem taşımaktadır.
Son yıllarda ülkemizde hayvan genetik kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımına büyük önem verilmektedir. Tüm koruma faaliyetleri, ex situ ya da in situ Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Bu kapsamda, yasal düzenlemeler yapılmakta, destekler verilmekte ve özellikle araştırmacı özlük haklarının iyileştirilmesi hususlarında çalışmalar yapılmaktadır” dedi.
İlki 1989’da İngiltere’de yapılan “Dünya Hayvan Genetik Kaynakları Koruma Konferansı”, 3 yılda bir hayvan genetik kaynakları bakımından zengin belirli bir kıtayı yansıtacak içerikte gerçekleştirilmek üzere planlandı. 1991’de Macaristan, 1994 Kanada, 1997 Nepal, 2000 Brezilya, 2005 Güney Afrika ve 2008’de de Vietnam’da düzenlenen konferansın 8.si bu kez 5-8 Ekim 2011 tarihlerinde Tekirdağ’da Üniversitemiz ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor.
TUNCAR ÜNSAL





Yorum gönder