“Anayasa ruhuna aykırı”
Tekirdağ Baro Başkanı Av. A. Müsellem Görgün; “Vesayet altında bir Baro, Anayasamızın ruhuna aykırıdır. Kuvvetler ayrılığı bir anayasal prensip olduğuna göre baroları vesayet altında tutan bir sistem dolayisı ile yargıya da müdahale etmiş olacaktır” dedi.
2011 - 2012 Adli Yılı’nın açılışı dolayısıyla, Tekirdağ Valiliği Cumhuriyet Tören Alanı’nda bir tören düzenlendi. 2011-2012 Adli Yılının açılış dolayısıyla Valilik önünde düzenlenen törende; Atatürk Anıtına çelenk konularak saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Törende konuşan Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcısı Fevzi Büyüktümtürk; adaletin hızlı, verimli ve etkin olarak tesisinin herkesin ortak gayesi olduğunu belirterek, tüm meslektaşlarına teşekkür etti.
Bir toplumda adaletin sağlıklı bir şekilde sağlanmasının, o toplumu sadece güçlü kılmakla kalmayacağını, aynı zamanda toplumdaki fertlerin yarınlara daha umutla bakmasını sağlayacağını belirten Başsavcı Büyüktümtürk, anayasada yapılan değişikliklerine değinerek; “Ülkemizde son yıllarda yargı reformu bağlamında bir yandan yargının araç, gereç ve fiziki mekan ihtiyacı giderilirken, diğer yandan referandumda kabul edilen Anayasa değişikliği ve buna bağlı gerçekleştirilen yasal düzenlemeler ve devamında yargıyı hızlandırmak ve etkin kılmak adına yapılan yasa değişiklikleri ile; yargı bağımsızlığı ve yargının etkin ve hızlı çalışması noktasında çok ciddi, olumlu ve ileri adımlar atılmıştır.
“DAHA ŞEFFAF VE ULAŞILABİLİR”
Gerçekten de yapılan Anayasa değişikliği çerçevesinde oluşum ve yapısı yeniden düzenlenen Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na yüksek yargı üyeleri dışında teşkilatta görev yapan tüm Hakim ve Cumhuriyet Savcılarının doğrudan katılımı ile üye seçme ve böylece temsil edilme hakkı tanınmış ve bu itibarla tayin, terfi ve tüm özlük işlemlerinde karar alma yetkisine sahip olan Yüksek Kurul şeffaf, ulaşılabilir ve daha verimli çalışabilir hale gelmiştir.
Yine Yargıtay ve Danıştay’da daire sayısı ve buna bağlı olarak üye sayısının arttırılmasına yönelik yapılan mevzuat değişikliği ile de uzun yıllardır kangren olmuş ve maalesef toplumun çoğunluğunun ortak kanaati olan adaletin geç tecelli etmesi veya zamanaşımı vs. nedenlerle hiç tecelli etmemesi sonucunu doğuran büyük bir sorunun çözümü için önemli bir adım atılmış olup yeni yasama döneminde de adil, hızlı ve etkin bir yargı için ilave yeni yasal düzenlemelerin yapılacağı umudumuzu pekiştirmiştir” dedi.
“ADALET SARAYININ YAPIMINA BAŞLANACAK”
Tekirdağ’ın en büyük sıkıntılarından bir haline gelen yeni Adalet Sarayı’nın yapımına yakında başlanacağının da müjdesini veren Başsavcı, sözlerini şöyle noktaladı; “Tekirdağ özelinde büyük bir sorun ve ihtiyaç teşkil eden yeni Adalet Sarayının yapımı sürecinede çok yakında girilecek ve en kısa sürede adalet hizmetlerinin adalet kavramına ve yargının mehabetine uygun yeni hizmet binasında yürütülecek.”
Tekirdağ Baro Başkanı Av. A. Müsellem Görgün ise, adli yıl açılışlarında genel olarak sistemin yavaş işlediğinden, bu nedenle sorunların biri bitmeden diğerinin başladığından, genelde adliye binalarının fiziki olarak yetersizliğinden bahsedildiğini söyledi.
“AVUKATLIK, SERBEST MESLEK Mİ SORGULANMALI”
Ancak bu sorunlardan başka genel olarak adaletin nasıl işlemesi gerektiğine, prensiplerinin neler olmasına, adalet içinde yer alan avukatların savunma görevlerini yerine getirirlerken karşılaştıkları sorunlara da değinilmesi gerektiğini vurgulayan Görgün; “Kanunilik prensibine bağlı özgür toplumlarda, yargıçlarla avukatların görevleri birbirlerine sıkıca bağlıdır.
Avukatlığın ‘serbest meslek’ olup olmadığı sorgulanmaktadır. Nasıl yargıçlık keyfilik değilse, nasıl yargıçlar bu anlamda bağımsız değillerse avukatlar da bağımsız değillerdir. Bu itibarla barolar yürütmenin, yargının hatta Barolar Birliğinin müdahalesi dışında kalmalıdırlar.
“VESAYET ALTINDA BİR BARO ANAYASA RUHUNA AYKIRI”
Vesayet altında bir Baro, Anayasamızın ruhuna aykırıdır. Kuvvetler ayrılığı bir anayasal prensip olduğuna göre baroları vesayet altında tutan bir sistem dolayisı ile yargıya da müdahale etmiş olacaktır. Yargının bağımsızlığı fiilen ve tamamen sağlanmadıkça yargıçların bağımsızlığı da eksik kalmış olacaktır. Yapılması gereken, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun Baroları vesayet altına alan hükümlerinin ortadan kaldırılması için çalışmaktır” dedi.
Yasaların, adalalet hizmetinde sadece bir araç olduğunun altını çizen Görgün, sözlerini şöyle noktaladı; “Gerçek adaletin bulunduğu yerde halkın en kötü yönetimlere dahi tahammülü olabilmektedir. Yürütmenin işleyişinde az ya da çok kusur olabilir bu durumlarda sosyal yapıyı sağlam tutmak adaletin görevidir.
“250. MADDE KALDIRILMALI”
Yargıca, Savcıya ve Avukata güvensizliğe dayalı bir adalet sistemi kurulamaz. Biz avukatlar savunma nedeni ile rolümüzü iyi yapamamaktayız. Bununda en büyük nedeni yasa hükümleri ile pekiştirilmiş ‘gizlilik’ kararlarıdır. Bu nedenle biz Avukatlar savunma hakkını kısıtladığı için yürürlükte bulunan C.M.K.’nun gizli belge, gizli tanık gibi uygulamaları içeren hükümleri ile 250. Madde ve devamında bulunan Özel yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri’nin kaldırılmasını yürütmeden talep etmekteyiz.”
Törene Tekirdağ Valisi Zübeyir Kemelek, Vali Yardımcısı Mehmet Turan Çuhadar, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Özen, Adalet Komisyonu Başkanı Akif Köylü, Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Şimşek ve diğer protokol üyeleri ile avukatlar katıldı.
HAKAN KARACA





Yorum gönder