“Hesabını kim verecek?”
Dokuz aylık bebek anne karnında hayatını kaybedince acılı anne baba kadın doğum uzmanları A.B. ve B.K. hakkında görevi ihmal iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu. Acılı baba Erkonaç; “Benim çocuğumun hesabını kim verebilir?”
Yaşadıklarını gazetemize anlatan acılı baba Hacı Murat Erkonaç, 2010 Kasım ayında resmi nikahsız yaşadığı eşi Neslihan Yalçın’ın hamile kaldığını ve o tarihten itibaren doktor B.K.’nın özel muayenesinde devamlı kontrole gittiklerini söyledi.
“DOĞUM YAPMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ”
Muayeneler de B.K.’ nın devamlı ücret ödediklerini, ancak kendilere hiçbir makbuz verilmediğini iddia eden Erkonaç şöyle konuştu; “24 Haziran günün tekrar doktorumuz B. K.’ya gittik. Doktorumuz bize bebeğimizin 10-15 Ağustos tarihleri arasında doğacağını söyledi. 15 Ağustos tarihinde yine muayenehanesine gittik. Bu akşam doğum sancılanarak doğum yapması gerektiğini söyledi.
Eğer sancılanmaz ise yarın sabahtan doktora gitmemizi söyledi. Bende eşimle birlikte Tekirdağ Devlet Hastanesi 2. Kısım’daki Kadın Doğum polikliniğe gittim. Orada eşimi muayene eden doktor A. B., daha doğuma zamanın olduğunu söyledi. 19 Ağustos tarihinde acil doğumhaneye gittik. Buradaki ebeler hafta sonu sancılanması gerektiğini söyledi. Sancılanmayınca 22 Ağustos Pazartesi günü, Devlet Hastanesine bir daha gittik.
“ACİLEN DOĞUMHANEYE GİDİN”
Bu sefer doktorumuz B. K. oradaydı. Eşimi muayene etti. Bir santim açılma olduğunu ve doğum sancılarının başladığını söyledi. Acilen doğumhaneye gitmemizi söyledi.
Doğum haneye gittiğimizde eşimi içeri aldılar. Yaklaşık 40-45 dakika sonra doğumundan 4 gün geçtiğini 5 gün daha zamanımızın olduğunu ve muayeneden dolayı ilk gün kanama olabileceğini, Diğer günlerde olacak kanamalarda eşimi alıp hastaneye getirmemizi söylediler.
“ÇOCUK ÖLMÜŞ”
24 Ağustos tarihinde eşim çocuğun hareket etmediğini söyledi. Acilen hastaneye gittik. Oradaki doktor A.Ö. muayeneden sonra çocuğumun öldüğünü, acilen ameliyata alıp çıkarmamız gerektiğini söyledi. Sezaryenle bebeğimizi aldı.
Eğer A. B. o gün doğum yaptırsaydı. Çocuğum şimdi yaşıyor olacaktı. B. K.’nın ise sürekli hastasıydık. Eşimin durumunu en iyi bilen oydu. Doğumda da o bulunmak mecburiyetindeydi.
-SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU-
B. K. poliklinikten sadece bizi sevk etti. Yatış yapabilirdi. Doğumda kendisi bulunabilirdi. Ama her nedense eşimi başka doktor ve ebelerin eline bıraktı. 2 doktorun ihmalkârlığı yüzünden çocuğumu kaybettim. Cezalandırılmaları için Tekirdağ Adliyesi’ne müracaat ettim. Her iki doktordan da şikâyetçiyim” şeklinde konuştu.
Baba Hacı Murat Erkonaç, hastane doktorları A.B. ve B.K. hakkında Bebeğin ölü doğmasına sebebiyet vermekten Savcılığa suç duyurusunda bulundu.
“BİRİLERİ HESABINI VERSİN”
Hacı Murat Erkonaç, Adliye önünde ki feryadı yürekleri dağladı. Erkonaç, “Benim ciğerim yandı başka kimsenin yanmasın. Millet çocuğunu beşikte hastaneden çıkarırken ben ise bebeğimi tabutla çıkaracağım. Benim ciğerim yanıyor. Başka kimsenin ciğeri yanmasın.
“ADINI CENNET KOYDUK”
Millet çocuğuna elbiseler alırken ben ise kefen alacağım. Bunun birileri hesabını versin.
Buradan devletin en üst kademelerine sesleniyorum. Benim çocuğumun hesabını kim verebilir? Millet çocuğuna çiçek alırken ben ise mezar taşı alacağım. 9 ay onun özlemini çektik, adını cennet koyduk gelmedi. Rabbim onun mekânını cennet eylesin” dedi.
“BİR ŞEY BİLMİYORUM”
Anne Neslihan Yalçın’ın özel doktoru B.Y. ise, poliklinikte gördüğünü ve doğum haneye sevk ettiğini, onun haricinde hiç bir şey bilmediğini söyledi.
“HEPİMİZİN BAŞINA GELEBİLİR”
İddialara konu olan diğer doktor A.B. ise; “ Devamlı takip ettiğim bir hasta değildi. Pazartesi günü bana geldi. Ogün geldiğinde bebekle ilgili sıkıntı yoktu. Biz makineye bağlayarak ultrason çekiyoruz. Bebeğin anne karnında gösteren şeylerin hepsini yapıyoruz. Eş kısmı ani bir şekilde ayrılınca bebeği ani şekilde kaybetmişler. Olay bundan ibarettir.
Bizim acil defterimizde notumuz var. Acil defterimizde bu tip hastaları biz makineye çağırıyoruz. Eşin önceden ayrılmasını kimse tahmin edemez. Bu anlık bir olay. Hepimiz başına gelebilecek bir olay. Bu benim devamlı takip ettiğim bir bebek değil. Bu şahıslar eşimle muhatap olur. Çünkü erkekler doğum haneye giremiyor.
“BİZİM MESLEĞİMİZDE OLAN ŞEYLER”
Çocuğun eş kısmı bir anda ayrılmış anlık gelişen bir şeydir. Kimse hastanın zarar görmesini istemez. Olmasını istemediğimiz bir şey. Hastanın kendisine devamlı hastaneye gelmesi gerektiği söylendi. Biz bu tip doğumları her gün hastaneye çağırıyoruz. Notta düşüyoruz. 1 saat sonra ne olabileceğini tahmin edemeyiz. Doğumdan 1 saat sonra bile bebek kaybedilebiliyor. Bazen bebeği ve annenin rahmini de kurtaramıyoruz.
Bazen kanama yapıyor. Biz hastaya neden geç kaldın diyemiyoruz. Bunlar bizim mesleğimizde olan şeyler. Ben 20 yıllık kadın doğumcuyum. Bebeğin durumu o anda iyidir. 2 gün sonra ani bir gelişen hatalıkla bebek hayatını kaybetmiş” şeklinde konuştu.
Olayda hayatını kaybeden bebek kılınan cenaze namazından sonra Tekirdağ Şehir Mezarlığı’na defnedildi.
Hakan KARACA





Yorum gönder