banner58
 2004 yılında Can yayınlarından basılan Amuca Kabilesi’nde ve Trakya’da Kurban Geleneği kitabımda kurban konusunu yazmıştım. Burada kısa bir özetini sunuyorum. Kurban konusunda engin bilgilerinden yaralandığım 2009 yılında kaybettiğimiz merhum Prof. Dr Gürbüz Enginer ağabeyimi de saygı ve minnetle anıyorum. 
Bazı uygulamalar insanların hayatlarında evrenseldir. Haç ve Kurban buna en güzel örnektir.
Günümüzde Kurban ve kurban ile uygulanan gelenekler hakkında pek çoğumuzun bilgisi yetersizdir. Bilgilerimizin çoğu kulaktan dolma şeklindedir. Her yöre ve topluma göre kurban uygulamaları farklıdır. 
İnsanoğlu yaradılışından itibaren Yaradan’ına istekleri evvel bir şeyler sunmuş ve karşılığında bir takım istekleri olmuştur. Kur’an ı Kerim de sıkça geçen Tığlamak kelimesi günümüzdeki anlamı kesip pişirilme sözcüğünün karşıdır. 
Trakya’da kurban konusunda bir şeyler sorduğunuzda Ne verirsen elinle o gider seninle sözünü Size mutlaka söyleyeceklerdir. 
Halkımızın çoğunluğunda kurban için  “kaz kes ama tez kes “ denilir. Bu kişinin Hakk’a olan niyetinin belirtisi sayılır.
Bu konuyu Durkheim, “do ut des” (ben sana vereyim, sen de bana ver) kuralıyla açıklamakta ve bunu doğaüstü ile kurban sunan arasında bir tür hizmet değişimi olarak vurgulamaktadır. (Enginer,1997:24)
İbrahim’in oğlunu kurban olarak sunma girişimini Tanrı takdirle karşılar. Burada, ‘do ut des’ kuralının Tanrı tarafından tersine  “sen bana ver, ben de sana vereyim” biçiminde işletildiğini görüyoruz. (Enginer,1997:29)
KURBAN SÖZÜ HANGİ ANLAMLARA 
GELMEKTEDİR:
Dilimize yerleşmiş olan kurban sözcüğünün kökü olan “krb” da Arapça anlamıyla yakınlaşma, bir bakıma akrabalık kurma, anlamı bulunmaktadır. “Kurban: ‘Kaf’ın kesriyle yakın olmak manasınadır...”  Sözcüğün kökündeki bu anlam, simgelediği ayinle doğaüstü güçlere yakınlaşma, onlarla ilişki kurma, hatta akraba olma içeriğine sahiptir. Bu nedenle kurban sözcüğünün aşağıdaki karşılıkları çalışma konumuz açısından önem taşımaktadır:
“Kurban: Kesilen ve cenabı Hakk’a vesile-i tekarrub `add olunan koyun vesair eti yenir hayvan. “Kurban: Allah’a manen yaklaşmak maksadı ile sunulan şey, kurban.” “ Kurban: Tanrı’ya sunulan eti yenen hayvan... Bu anlamda Arapçaya İbrani’ce kurban deyiminden Årâmîce aracılığıyla geçmiştir. Arapça “krb” kökünde yakın olma (Kurbîyet) anlamı vardır, bu yüzden Tanrı’ya yakınlaşmak için sunulan anlamında tanımlanmıştır.”  “Kurban, Allah Taâlâya tekarrub (yaklaşmak) için kurban niyetiyle kesilen hususi hayvandır. Kurban Bayramında böyle Hak rızası için kesilen kurbana “uhdiye “, bunu kesmeye de  “taziye” denilir.
“Kurban; Allah’a takarrub, yani O’na yaklaşarak rızasını kazanmak için, Kurban Bayramı günlerinde ibadet ve tadhiye (yani kurban) niyetiyle kesilen belirli cins ve vasıftaki hayvana denir. Allah’a takarrub ve ibadet maksadıyla bayram’da kesilen bu hayvanlara; Arapça’da “udhiye”, “dahiyye”  ve “ıdhiye” adları verilmektedir.  Türkçede ise, genel olarak “kurban” diyoruz.  Kurban kesmeye “tadhiye” denir. Tadhiye,  ibadet ve taat niyetiyle, vakti mahsusunda,  bu iş için tahsis edilen hayvanı kesmekten ibarettir.” (Enginer,1997:17)                                 DEVAM EDECEK
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.