16 Ekim 2018 Salı

Alkollü sürücü ortalığı birbirine kattı

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TRAKYA VE BALKANLARDA KURBAN -5

14 Şubat 2018, 18:57
Bu makale 197 kez okundu
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TRAKYA VE BALKANLARDA KURBAN -5
Refik ENGİN

 Türklerin İslâmiyet’ten evvelde kurban gelenekleri vardır. Kurban sözcüğünün, İslâmiyet’in Türkler arasında yayılmaya başladığı IX-X. y.y.’larda Türk boyları arasında kullanılmaya başlandığı yazılı kaynaklardan anlaşılmaktadır. Kurban olgusunun, İslâmiyet öncesi Türk boylarında hangi sözcükle karşılandığı konusunda bu alanla ilgilenen araştırmacılar arasında ortak bir görüşe varılamadığı görülmektedir. Örneğin Radloff üzerlerinde araştırma yaptığı Türk boylarına bağlı olarak kurbanın “taylga” (Radloff 1976: 237) sözcüğü ile karşılandığını vurgularken, Esin, “yağışlık tapıg” (Esin, 1978: 100) sözcük grubunu vermektedir. 

Bu konuda İnan, Altaylılar arasında ata ruhlarının kötülüklerinden korunmak için verilen kurbana “tolü” (İnan, 1987: 428); Altay ve Teleütçede Radloff’tan aktarmayla “tayılga”, “hayılga”; Kırgız Türklerinin hayvan kurban vermeyi “tayı”; ölü ruhuna kurban kesmeyi “Azr tayı” (İnan, 1987: 141; 1972: 98); kimi boyların örneğin Kırgız-Kazakların “kudayı”, Yakutlar ve Buratların “kereh” (İnan, 1972: 98) sözcükleriyle karşıladıklarını belirtmektedirler. İnan bir başka makalesinde, “tayılga” yı kurban sunmak için özel olarak hazırlanmış yer biçiminde açıklamaktadır. (İnan, 1987: 406) 
Yine İnan, Altay Şamanizm’ine bağlı olarak ,  «Kurban ayininin umumi adı üstügü, yani “semadaki” (gökte yaşayan ruh için) dir.  Kurbana da parılgı namı verilir.»  açıklamasını yapmaktadır. (Enginer,1997:16)
Bu gün yapılanların tamamı bu kurbanlardır. Sadece adları ve bazı uygulamaları değişmiştir.
“ Türkler Müslümanlığı kabul ettikten sonra, kurban âdetlerinde de değişmeler olmuştur. Buna rağmen eski itikatların izleri tamamen silinmemiştir. Hele, Kızılbaş Türkmenlerde ve kısmen Bektaşîlerde bu hatıralar daha canlı kalmıştır.” (Eröz,1990:296)
Trakya, Yunanistan ve Bulgaristan’da yaptığım araştırma gezilerimde bu tür uygulamaların hala yaşadığını gördüm. Şamanist inançlarının günümüz şartlarında isim ve şekil değiştirmesinden başka bir şey değildir. Şamanizm’e ait inançların uzantıları ve uygulamaları günümüzde Anadolu’ya nazaran Trakya ve Balkanlardaki toplumlarda daha yaygındır. 
Hala Trakya ve Bulgaristan’da yaşayan Amuca Toplumunda küçük adak olarak horoz kesip söğüş olarak pişirilip komşulara dağıtılması yaygın bir gelenektir.
Kurban konusu başka kavim ve dinlerde de vardır. Önceki dinlerde kurbanı ilahların kızgınlığını yatıştırmak, işlenmiş suçların yükünden kurtulmak nedenleriyle tığlarlardı. İslam’da ise kurban tığlamak işin dış yüzüdür. Aslında o insanın gerçek bildiği yolda bütün yarar ve isteklerini malını canını fedaya hazır olduğunu anlatır. Bu şekildeki Kurbanın sembolik değer taşıması, Hz. İbrahim’in (AS), oğlu Hz. İsmail’i Kurban etme teşebbüsü ve bunun karşılığında Allah tarafından bir koç hediye edilerek, Hz. İsmail’in yerine Kurban edilmesi hadisesine dayanmaktadır.(Noyan,1991:337)
Günümüzde Trakya’da üç türlü kurban vardır. Kanlı kurban, kansız kurban, cansız kurban  olarak uygulanmakta ve inanılmaktadır. 
Kanlı Kurban: Özellikle kurban bayramlarında koyun, koç, keçi, dana, deve gibi İslâmiyet’in ittifak ettikleri hayvanların kesilmesi işlemidir.  Kaç yaşında ve ne özellikteki hayvanın kurban edileceği ile ilgili düşünceler Türkiye’nin diğer yerleri ile aynıdır.
Kansız kurban: “Orta Asya Şamanist Türklerinde <<Kansız Kurban>> manasına gelen <<dolu-tolu>>  demişlerdir.  Böylece onu kansız kurban niyetine, saçı niyetine, ibadet maksadı ile içmektedirler. (Eröz,177:314)
Genel anlamda kansız kurban kelimesi yalnız bu anlama gelmez ayrıca Allah rızası için yapılan her şey, lokma dağıtmak, helva yapmak, birisine vermek de kansız kurbandır. 
Kansız kurban uygulamasının günümüzde bilmeyerek yapıldığını aşağıdaki Gelin indirme geleneğinde geleneğimizde görmekteyiz. Özellikle düğün törenlerinde gelinin başına buğday, çerez, para vb. saçılması, su dolu toprak kapların kırılması, gelinin kapı eşiğine, ocak başına yağ sürmesi tam anlamıyla eski kansız kurban geleneğinin kalıntılarıdır. Şamanist ve Müslüman Türklerin evlenme törenlerinde müşterek olan Şamanizm unsuru gelinin geldiği gün başına saçı saçmaktır. Bu saçı yukarıda zikrettiğimiz veçhile, her devirde topluluğun istihsal ettiğine mühim mahsulünden olmuştur. Avcılık devrinde avın kanı, yağı ve eti, çobanlık devrinde süt, kımız ve hayvanların yağı, çiftliklerin devrinde darı, buğday, muhtelif meyveler saçı olarak kullanılmıştır. (DEVAM EDECEK)

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV