16 Ekim 2018 Salı

Alkollü sürücü ortalığı birbirine kattı

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TRAKYA VE BALKANLARDA KURBAN -4

13 Şubat 2018, 19:51
Bu makale 166 kez okundu
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TRAKYA VE BALKANLARDA KURBAN -4
Refik ENGİN

 Yine Hacc suresinin 34-35. ayetlerinde kurbanla ilgili olarak şöyle denilmektedir:    

“ Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerlerine O’nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık.”   (Kuran, Hacc 22/34-35)
Bu ayet, Müslümanların kurban keserken diğer “ümmetlere buyrulduğu gibi Allah’ın adını anmaları; kesim niyetinin yönünü belirtme gereğini; böyle yapıldığı takdirde kurbanın geçerli olacağını dile getirmektedir.
Yine bu sürenin 36. 37. ayetlerinde kesim işleminin nasıl yapılması gerektiği; ne zaman yenebileceği; kimlere verileceği ve kurbanın niçin kesilmesi gerektiği konuları açıklanmaktadır.
İşte kurbanlık deve ve sığırları Allah’ın size olan nişanelerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Bağlı halde keserken üzerlerine Allah’ın adını anın. Yan üstü düşüp ölünce onlardan yiyin, isteyene de istemeyene de verin. 
Şükredersiniz diye onları böylece sizin buyruğunuza verdik. Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah’a ulaşacaktır. Allah’a ulaşacak olan ancak sizin O’nun için yaptığınız gösterişten uzak amel ve ibadettir.  Size doğru yolu gösterdiğinden, Allah’ı yüceltmeniz için onları böylece sizin buyruğunuza vermiştir. Ey Muhammed!  İyilik yapanlara müjde et.” (Kur’an, Haç 22/36-37)   
Dikkat edilirse, bu Sure’nin 36. ayetinde kurban edilecek deve ve sığırın kesim işlemi anlatılırken hayvanın bağlı olması belirtilmektedir. Ancak, kurbanlığın ölüm hali “Yan üstü düşüp ölünce” biçiminde betimlenmektedir. İslâmiyet öncesi Arap Yarımadasında kurbanların, genellikle boğazın dikine yarılarak sunulduğu bilinmektedir. Bir olasılıkla, Araplar deve ve sığır cinsi kurbanları yatırmadan, çökertip bağlayarak ve gırtlağı dikine yararak kesiyorlardı. Bu ayetteki betim bize göre, bu sunu biçimini anlatmaktadır.    
Bu ayet, Tevrat’ta yer almayan, kurbanın ne kanının ne de etinin Allah’a ulaşmayacağını açık seçik belirtmektedir. Kurbanda asıl olanın, niyet ve ibadet olduğu vurgulanmaktadır. Yani Kur’an’ da Allah, kendisi için kan akıtılıp kurban kesilmesini istememekte ve bunlar aracılığıyla bir antlaşma önerisinde bulunmamaktadır.
Sâffât süresinin, 100.-105. ayetlerinde, İbrahim’in oğlunu kurban olarak Tanrı’ya sunması olayı anlatılır. Aynı surenin 106.-107. ayetlerinde Tanrı, bunun bir deneme olduğunu ve İbrahim’e bu deneme karşılığı olarak büyük bir kurbanlık verdiğini söyler. Burada, İbrahim’in hangi oğlunu kurban etmek üzere götürdüğü belirtilmemektedir. Hatta bu olayın anlatımının hemen ardından, oğul İshak’ın ödüllendirildiğine ilişkin şu ayetler yer alır.    
“ Ona iyilerden olan İshak’ı peygamber olarak müjdeledik. Kendisini ve İshak’ı mübarek kıldık;”  (Kur’an, Sâffât 37/ 112-113)
Kevser suresinin 2. ayetiyle, Hicret’in ikinci yılında gerekli şartları taşıyan Müslümanlara kurban kesmek zorunlu kılınmıştır.
 Burada, “ Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes.”  (Kur’an, Kevser 108/2)buyruğu yer almaktadır. Çeşitli kaynaklarda, bu ayette yer alan “inhar” sözcüğünün açık olmadığı vurgulanmaktadır.  
İslâmiyet öncesi Arap toplumunda, puta tapıcılığın aşırı boyutlarda olduğuna ilişkin çok sayıda belge vardır. Bu tapınmanın dinsel ayinlerinin ana öğesi kurbandır. Bu döneme ilişkin olarak insan kurban etme motifini Muhammet’in büyük babası Abdülmüttalip’in 10 oğlu olursa bunlardan birini kurban edeceğiyle ilgili anlatıda görüyoruz. Her ne kadar İslâmiyet’teki kurbanın, normal olarak eti için hayvan kesmekten pek büyük bir farkı yoksa da, Kevser suresi 2. ayetindeki ifade, onun İslâmiyet öncesi kurbana ilişkin ayinlerin bir uzantısı olduğunu göstermektedir. (Enginer,1997:108-11)
Günümüzde Trakya’da geleneksel olarak kurban kesilirken   “koç” ve “erkek dana”  tercih edilir. Ayrıca  “horoz” da küçük kurban olarak bilinip kesilmektedir. Horoz’a “CEBRAİL” denilmektedir. Horoz kurban etmek demek asla Kurban Bayramında da horoz tığlanabilir demek değildir.  
“Biz her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar (boğazlanırken, tığlanırken onların) üzerine O’nun adını ansınlar diye bir mabet yapmışızdır. İlahınız tek bir ilahtır. Yalnız O’na teslim olun. (Ey Muhammed), o temiz kalpli mütevazı, insanları müjdele” (Kur’ân-ı Kerim, Hacc Suresi ayet. 34.)
(DEVAM EDECEK)

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV