17 Şubat 2018 Cumartesi

TEKİRDAĞSPOR BAŞKANINI BULDU

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TRAKYA VE BALKANLARDA KURBAN -3

12 Şubat 2018, 18:17
Bu makale 86 kez okundu
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TRAKYA VE BALKANLARDA KURBAN -3
Refik ENGİN

 Burada aracının kutsanışı; aracının kurbandan belirli yerleri pay olarak yemek üzere alışı; kurbanın kanının, yağının sürülerek ya da serpilerek kutsallığın temas yoluyla aktarılması pratikleri de yer almaktadır.    

Tevrat’ın bu noktasında, Musa tarafından İsrail oğullarına açıklanan Tanrı’nın kendisiyle kurbancı arasına bir aracı konması isteği ve bunun uygulanması, İsa döneminde hayvan kesme işleminin tapınak rahipleri lehine parasal bir değerle tekelleşmesine neden olmuştur. (Enginer,1997:99,100)
İNCİL’DE kurban konusu: İ.S. 4. yüzyılda kesin olarak ortaya konduğu bilinen Yeni Ahit’ de Tanrı her nedense artık türleri ve nitelikleri belirtilmiş hayvanlardan, buğdaydan, undan, ekmek ve yufkadan, şaraptan kurban istemez. İsa’nın yaydığı din, her ne kadar kendinden önceki peygamberlere dayanıyorsa da, öncekilerden ona yansıyan biçimiyle kurban lamalara pek ilgi göstermemiştir. İncil, kurbana ilişkin açıklamalarında, kendinden önce kurban kapsamı içinde Tanrı’ya akıtılan kanların insanı yetkinliğe erdiremediğini vurgular. Kan akıtılarak günahlardan arıtılamayacağını belirten İsa, ümmetine kurban bağlamında kan akıtmamasını öğütler.  İncil’de, İsa ve 12 öğrencisinin “Fısıh Bayramı” dolayısıyla birlikte yedikleri bir yemekten söz edilir.  Bu, İsa’nın son mucizelerinden birini gösterdiği yemek, çeşitli ressamlara konu olan  “Son Akşam Yemeği” olarak bilinir. Tevrat, Çıkış 12’ de betimlenen bu seremoni, kurban öğesinin de yer aldığı bir tür kurtuluş bayramıdır. İsa ve öğrencileri bu yemekte kurban eti yiyerek, şarap içerler. (Enginer,1997:104)
Harris, “Eucharist” ayininde rahip ve cemaatin yediği yufka biçimindeki mayasız ekmeğin adının (wafer) “host olduğunu, bu sözcüğün Latince kurban anlamına gelen hostis’ten türetildiğini belirtmektedir. İsa dininde kanlı kurban yoktur. İncil’de kurbanla ve İsa’nın çarmıha gerilmesi ile ilgili temel felsefe: İsa’nın kendisini, insanlık ve onun günahları için kurban etmesi üzerine kuruludur. O, son kurbandır. Bu yüzden, Hıristiyanlıkta kanlı kurban yoktur. Özellikle St. Paul, kurban kesmenin dindarlık olamayacağını vurgulamıştır. (Enginer,1997:105)
KUR’AN’ da kurban konusu:  Tek Tanrıcı, kitaplı dinlerin sonuncusu olan Müslümanlığın kutsal kitabı olan Kur’an, bu dinin peygamberi olan Muhammet’e esin “vahiy” yoluyla ulaştığına inanılan Allah’ın buyruklarını içerir. Kurban sözcüğü bizim ele aldığımız anlamda, Kur’an içerisinde üç ayrı yerde geçmektedir. Bu yerler, sırasıyla: Mâide suresi 27. ayet, Hacc suresi 28.; 34-35.; 36.; 37. ayetler ve Kevser suresi 2. ayetidir.
Bunlar dışında Ahkâf suresinin 28. ayetinde geçen kurban sözcüğü bağışlayan, affeden, ilâh, şefaatçi anlamında kullanılmıştır. (İslâm Ansik, “Kurban” maddesi; Hançerlioğlu, 1975; 19)
«  Ey Muhammed! Onlara, Âdem’in iki oğlunun kıssasını doğru olarak anlat: İkisi birer kurban sunmuşlar, birininki kabul edilmiş, diğerininki edilmemişti.  Kabul edilmeyen, “And olsun seni öldüreceğim” deyince, kardeşi: “Allah ancak sakınanların takdim esini kabul eder” demişti.»   (Kur’an, Mâide 5/27)
Ayette, daha önce “Tevrat’ta Kurban Konusu” başlığı altında değindiğimiz, Adem ve Havva’nın oğulları Habil ve Kabil’in Tanrı’ya sundukları kurbandan söz edilmektedir. Bu konu, İncil’de de ele alınıp örnek olarak kullanılmıştır.  (İncil, İbraniler 11/17-19) Her üç kitapta da, iyilik yapan, Tanrı’ya inanan ve Tanrı’nın gazabından sakınıp, O’nun buyruklarına uyanların sunularının Tanrı tarafından kabul edileceği, bir anlamda karşılığının verileceği, suçlarının bağışlanacağı vurgulanmaktadır.   
Kur’an’ın Hacc süresinde Allah, peygamberi Muhammet’e insanları hacca çağırmasını söyledikten sonra  28. ayette kurbanla ilgili şu buyrukları dile getirir.
“ Tâki kendi menfaatlerine şahit olsunlar; Allah’ ın onlara rızk olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken O’nun adını ansınlar. Siz de bunlardan yiyin, çaresiz kalmış yoksulu da doyurun.”  (Kur’an, Hacc 22/28)     
Bu ayette, yılın belirli günlerinde Allah’ın adını anarak kurban kesilmesi buyrulurken, kesilen kurbanın etinin kesenler tarafından yenebileceği ve fakir fukaranın da bu kurbanın etiyle doyurulması belirtilmektedir. Tevrat’ta da, Tanrıya sunulan kurban etinin sunanlar tarafından yenebileceği belirtilirken, Tanrı’ya ve kâhine de pay verilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Hacc suresinin bu ayetinde, herhangi bir din görevlisine ya da doğrudan Allah’a yönelik bir paydan söz edilmemektedir.                           (DEVAM EDECEK)

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV