20 Ağustos 2017 Pazar

GEÇMİŞİN İZLERİ

08 Ağustos 2017, 16:05
Bu makale 942 kez okundu
GEÇMİŞİN İZLERİ
Özge EBECEK

 Bu ev kitap gibi... Her odası ayrı bir hikaye. Duvarların rengi, mutfağın küçüklüğü, balkonun darlığı ve çamaşır odasına havalandırmadan vuran o sarı ışık...  Su yeşili duvarlar ve kapıdan girince yüzüne vuran demli çay kokusu....

Taşınsak da ne fark eder.. .Sanki dönsek geriye hala bizimmiş gibi...  Sanki dönsek, bize “gel” diyip sarılacak... Sanki bizden sonra kimse orada yaşamaya kıyamamış da dönsek kaldığımız yerden devam edecekmişiz gibi...
“Gibi”ler çok fazla artık sığdıramıyorum dünyama. Aynı “keşke”ler gibi, “ama”lar gibi... Bu düşten uyanmalıyım şimdi. Ağır uykuyu çoktan bırakmıştım oysa orda ve o da camdan uçup gitmişti hiç gelmemek üzere. Şimdi kandırmamalıyım yani kendimi. O ev eski. Biz de eksik. Yutkunacağım ve unutacağım hepsini. Dudağımda aynı  gün çıkan dörtlü uçuğu. Kapatıcının kapatamadığı gözaltı morluklarımı ve aralık kalmayan kapıları. Hemen unutacağım. Bir dakika bekle sadece. Bekle.
Ne zaman kaybettim anahtarını?  Hatırlamıyorum. Aslında içerde bir dolap kalmıştı ve dolabın içinde eşofmanın. Sanırım sana bir eşofman borçluyum ve sonsuza kadar sana karşı borçlu hissedeceğim. Borçlu olmak aklıma çok takılır aslında ama senin de bana borcun olduğunu düşünerek, geceleri rahat uyuyabiliyorum.
Bir şarkı vardı başa alıp alıp, dinlemekten bir türlü sıkılmadığımız... Hala çalıyor. Yok, benim yüzümden değil. Sanırım “pause tuşu” bozuldu artık basmıyor.  Neyse. Müziği boşver. Hadi gel muzlu pasta yapıyorum. Muzu ezip vanilyalı kremşanti ile bir güzel karıştırıyorum. Evet içine başka hiç bir şey koymuyorum. Saçmalama tabii ki bu konuda bile yalan söylüyorum. O keki hazır aldım, sadece üzerini süslüyorum. Sen bu beceriksizliğime karşı “Fark etmez” diyorsun. Çünkü onu seviyorsun. Çünkü onu, hepsini aynı gün içinde bitirebilecek kadar çok seviyorsun. Beni de öyle sevmedin mi? Bir şişe suyu bir dikişte içer gibi. Uzun bir yolu nefessiz koşar gibi...
Neyse dönelim o eve... O ev bir kitap gibi. Belki “Çoluk Çocuk” gibi.  Paramız olduğu halde ve pek sevmememize rağmen marketten çikolata çalalım sadece gülmek için.  Yarın geri bırakırız yine, tekrar gülmek için öylesine. Sadece bunu örnek vererek bile gangster hayallerini kurabilmemiz için. Işığı kapatıp karanlık fotoğraflar çekelim. Sadece müziğin ve renkli ışıkların olduğu saçma videoları kaydetmek için dönelim... Buzdolabı kapağında bekletilen şekerleri annem görmeden yemek için. Küsünce kapıyı çarpıp kaçmak, sonra da boynu bükük bir şekilde geri dönüp hafifçe tıklatmak için. Tekrar sarılmak için... Devam etmek için.
O ev kitap gibi. “Hayır, film gibi.” diyorsan, yine de kabul ediyorum. Neye benzerse benzesin. Biz ona geri dönelim. Kombinin su basıncının arttırılması gerekiyormuş. Zaten yeni taşınanlar çok ses yapıyormuş. Hem kimse onları bizim kadar sevmiyormuş. O zaman gidip yine “yok” taklidi yapalım. Sessizce bakışarak, salonun olmayan kapısından yakınalım.
Çünkü o ev senin istediğin gibi. Çünkü o ev kitap gibi ; her odasında ayrı bir hikaye. Demliklerle dolaplar, sanki hepsi bizden kalmışlar gibi...

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV