Geçtiğimiz hafta İngiltere’nin Falkland Adalarına yaptığı saldırının 40’ncı yıldönümü idi. Bu adalara yapılan saldırının Dünya milletleri din, mezhep ve inanç farkı gözetmeksizin en küçük menfaatlerini bile kesinkes koruyor ve korumakta kararlı görünüyor. Küçücük bir toprak parçası bile devletleri karşı karşıya getirebiliyor.
Çıkarlar korunurken de kana ve cana zarar veriliyor. Bu sorunlardan bazıları yıllarca çözülemiyor, uygun koşulları ve zemini bulunca da yeniden filizleniyor.
Falkland Adaları Savaşı
Arjantin’e 500 km, İngiltere’ye ise 13000 km mesafede olan Falkland Adaları üzerindeki egemenlik sorunu 1964’te BM’de Sömürge Sorunları Komisyonu’nun gündemine alınmıştır.  Arjantinliler, Malvinas olarak bilinen adaların Güney Amerika’ya coğrafi yakınlığı nedeniyle Arjantin’in bir parçası ve İspanya’nın halefi olduğunu ileri sürüyor ve İngiltere’nin adalar üzerindeki hükümranlığını Arjantin’e devretmesini istiyorlardı.
İngiltere ise konunun, adada yaşayan İngiliz asıllıların isteklerine ters düştüğünü, İngiltere’nin 1833’ten beri adalar üzerinde yönetim hakkı olduğunu ve BM Antlaşması’nın 1’inci Maddesine göre Falklandlılara self-determinasyon ilkesinin uygulanması gerektiğini ileri sürüyorlardı. İngiltere’ye göre asıl sömürge yönetimi, Falkland Adaları’nın Arjantin’in yönetim ve denetimine geçmesiyle başlayacaktı.
Yıllarca süren müzakereler sonuç vermeyince Arjantin, 2 Nisan 1982 günü Falkland ve Güney Georgia Adalarına bir görev kuvveti göndererek işgal etmiş, ancak İngiliz birlikleri 25-26 Nisan 1982 tarihlerinde Güney Georgia Adası’nı ele geçirmişti. 14 Haziran 1982 tarihinde de Falkland Adalarındaki Arjantin birlikleri teslim olmuş ve savaş bitmişti.
Çıkarılan sonuçlar
*Savaşa daha iyi hazırlanmış bir ülke için uzaklığın etkin olmadığını göstermesi açısından önemli bir müşterek harekâttır.
*Arjantin’in adaları ele geçirmesinden sonra İngiliz görev kuvveti bölgeye gelmiş ve başlangıçta denizaltı ve helikopterleriyle bir kruvazör, iki karakol gemisi batırıp, bir denizaltıyı karaya oturtunca, Arjantin deniz kuvvetlerini savaşa sokmaktan çekinmiştir. İngilizler için büyük tehdit ortadan kalkınca Arjantin adadaki kara birliklerinin takviyesinde sorunlar yaşamaya başlamıştır.
*Arjantin Fransa’dan almakta olduğu uzun menzilli güdümlü füzeli 50 süper Etendart uçağından ancak altısını alarak harekâta sokabilmiştir. Arjantin uçak gemisi etkin olarak devreye konamamıştır.
*Ada’da çok kısa pist olduğundan muharip uçaklar Ada’da konuşlanamamıştır. Pist uzatma çalışmaları İngiliz hava harekâtıyla durdurulmuş, adadaki hava alanlarının geliştirilmemesi için devamlı taarruz edilmiştir.
*Kıyıya hücum safhasında, İngilizler Vulcan bombardıman uçaklarıyla taarruzlar icra ederek Arjantin kara birliklerini hareket edemez hale sokmuşlardır.
Arjantin kara kuvvetleri, kendi hava kuvvetlerinden yeterli desteği göremediler. Son çare olarak C-130 ulaştırma uçaklarıyla malzeme atarak kara birliklerini desteklemeye çalıştılarsa da sonuç değişmedi.
Kayıplar
Arjantin, 10 gemisini kaybetti, bir denizaltısı hasara uğradı, 86 uçak kaybetti. Bunun yanı sıra 780 kayıp, 10.600 esir vererek harekât alanından mağlup şekilde çekildi. İngilizler 16 gemi hasarına uğradılar ve 20 uçak, helikopter kaybettiler.
Bu savaşta İngilizlerin eksiği, gemilerinin hava savunma etkinliği yetersizliğiydi. Aynı zamanda gemilerin madenî kısımları dahi yanıyordu. İngilizler bugüne kadar deniz kuvvetlerindeki bu eksiği giderdiler, aslî görevi hava savunma olan muhripler yaptılar, gemilerin yanmasını önleyici tedbirler aldılar.
Kıbrıs ile karşılaştırma
Kıbrıs konusunda ahkâm kesenler, Kıbrıs’ın Türkiye sahillerine uzaklığı 64 km, Suriye sahillerine uzaklığı 96 km, Yunanistan kıyılarına ise 800 km mesafededir. Orta Doğu’nun engin petrol ve doğalgaz yataklarına yakınlığıyla önem arz eder.
Roma İmparatorluğu ikiye bölündükten sonra 700 yıl kadar Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) etkisinde kalan Kıbrıs, bu dönemde zaman zaman bazı prensliklerin ve şövalyelerin idaresine geçmiştir.
1489 yılında Venedik, 1571 yılında Osmanlı ve 1878’de İngiliz idaresine geçen Kıbrıs’ta 1960 yılında Türk ve Rum halklarından oluşan bir Cumhuriyet kurulmuştur. Kıbrıs Cumhuriyeti 1963’te bozulmuş, Rumlar tarafından anlaşma protokolünün çiğnenmesi ile sivil savaş başlamış ve sonuçta 20 Temmuz 1974 ‘de Garantör Devlet olarak Türkiye’nin gerçekleştirdiği Barış Harekâtı’ndan sonra adada iki ayrı yönetim oluşmuştur.
Ege Adaları bir savaş sonucu kaybedilmiş olmamasına rağmen anlaşmalara aykırı söylem ve faaliyetler de halen sürüncemededir. İngiltere’nin Falkland Adası için kilometrelerce yol alıp savaşa girmesinin ve ABD’nin Okyanus ötesinden gelip Irak’ı işgal etmesinin sonuçları hâlâ kapanmış değildir.
ABD’nin Irak’ı işgali ve yaptığı talan, İngiltere’nin kilometrelerce ötede Falkland Adalarına yaptığı saldırı göze gözükmüyor, ama Türkiye’nin Kıbrıs’a soydaşlarına yapılan katliamları önlemek amacıyla icra ettiği harekât göze batabiliyor. Türkiye’ye “haksız” denebilir mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.