Rebiülevvel ayının 12. Gecesi Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem dünyayı şereflendirmişlerdir. 
Böyle bir gecenin sabahında, güneş ufuktan doğmadan ilahi bir nur doğmuş oluyordu. Bu gecenin sabahında Hz. İbrahim ile oğlu Hz. İsmail’in duaları ve Hz. İsa Aleyhisselamın müjdesi gerçekleşmiş oluyordu.
Birgün Ashab-ı Kiram Peygamberimizden hayatın ilk günlerini anlatmasını rica etmişler. O da şu sözleri söylemişti;
‘Ben Atam İbrahim’in duası, kardeşim İsa’nın müjdesi, Amine’nin rüyasıyım’ buyurmuşlardır.
Bu gece insanlık için yepyeni bir gün doğmuştu. Bu gecenin sabahı gerçekten feyizli bir sabahtı. Son peygamber bir güneş gibi doğdu.
Hz. Adem ile başlayan tevhid inancı yeniden canlanmış, kararan ruhlar bu Doğuşla aydınlığa kavuşmuştu.
Peygamberimizin doğumu Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Kur’an-ı Kerim’de Ali İmran Suresi 164. Ayet-i Kerimede şöyle buyurulmaktadır; ‘And olsunki Allah müminlere ve ayetlerini okuyan, onları kötülüklerden temizleyen, onlara kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. 
Halbuki onlar önceleri apaçık bir sapıklıkta idiler’ buyuruluyor.
Kainatın efendisi Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem 571 yılı Rebiülevvel ayının 12. Gecesi tan yeri ağarırken Mekke’de dünyaya geldi. Babası Abdullah, annesi Amine’dir.
Babası Abdullah, Peygamberimizin doğumundan 2 ay kadar önce vefat etmiş, bu mutlu günü görememiştir.
Dedesi Abdulmuttalip torununa Muhammed adını vermiştir. Abdülmuttalip’e bu adı niçin koyduğunu sordular. Abdulmuttalip şu cevabı verdi; ‘Umarım ki onu gökte hak, yerde halk övecektir’ demiştir.
Peygamberimizin hem çocukluğu hem de gençliği hiç kimsede görülmeyen bir güzellik içerisinde geçmiştir. Herkes ona Muhammed’ül Emin diyorlardı. 
Hz. Muhammed (SAV) son peygamberdir. Allahü Teala Hazreti Adem’den itibaren kesin sayılarını ancak kendisinin bildiği pek çok peygamberler göndermiştir. 
Peygamberimiz bunların sonuncusudur. Ahzap Suresi 40. ayeti kerimede Yüce Rabbimiz; ‘Muhammed içinizden herhangi birinizin babası değil, Allah’ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir’ buyuruyor.
Peygamberimiz önceki peygamberler gibi bir milletin değil tüm insanlığın peygamberidir. Diğer peygamberlerden farklı yönlerinden birisi budur. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Sebe Suresi 28. Ayeti Kerime de; ‘Ey Muhammed, biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndermişizdir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.’
Enbiya Suresi 77. Ayet-i Kerimede de; ‘Ey Muhammed biz seni ancak Alemlere rahmet olarak gönderdik’ buyurulmaktadır.
Peygamberimiz sadece insanlar için değil alemler içinde bir rahmettir. Peygamberimiz bütün insanlara hatta bütün canlılara şefkat ve merhamet gösterirdi. Peygamberimizin yaşadığı hayat ile Telkin ettiği esaslar arasında tam bir ahenk mevcuttur.
Peygamberimiz davranışları ve üstün kişiliği ile en güzel örnektir. Kur’an-ı Kerim Peygamberimizi tek örnek kişi kabul etmektedir.
Ahzap Suresi 21. Ayette; ‘Andolsun ki Allah’ın resulü sizin için Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Alla’ı çok ananlar için güzel bir örnektir’ buyuruluyor.
Peygamberimizi sevmek demek, onun sünnetine uymak ve onu hayata geçirmek demektir.
Yine peygamberimiz, ‘Sünnetimi ihya eden beni sevmiş demektir. Beni seven ise Cennet’te benimle beraberdir’ buyurmuştur.
Allahü Teala’nın sevgisine ve mağfiretine mazhar olmanın tek yolu Kuran’a ve Peygamberimizin sünnetine uymaktır.
28 Ekim Çarşambayı Perşembeye bağlayan gece Mevlid Kandili Peygamberimizin doğum gecesidir.
Kandiliniz mübarek olsun.
Rabb’im cümlemizi, tüm islam alemini daha nice kandillere sağlık sıhhat ve afiyetle eriştirsin.
Amin...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.