Güney Kafkasya ülkeleri içinde Rus baskısından en az etkilenen ülke Ermenistan olmuştur. Rusya Ermenistan’ı Türkiye’ye karşı sınır bekçisi olarak görmüş, onun Türk düşmanlığı temel politikasına kendi politikasıyla eşdeğer olduğu için- anlayışla yaklaşmış, bölgesel ekonomik dengelerde onun refahını daima ön planda tutmuştur.
Ermenistan’ın dünya kamuoyuna hünerle yansıttığı Türk düşmanlığı ve Ermeni idealleri, baskıcı rejimden asla etkilenmemiş, bugün olduğu gibi de bölgesel çatışmaya dönüşmemiştir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Ermenilere padişahlık vve sadrazamlık dışında her paye verilmiştir.
Ermenilerin “tecavüz et, tecavüzü haklı kıl, tecavüze karşı koyan olursa dünyayı ayağa kaldır” şeklindeki politikasının 1988’den itibaren Karabağ’da uygulandığını görüyoruz. Ermenistan’ın dünya ülkeleriyle kurduğu ilişkiler ve bölgesel sorunlara yaklaşımı ele alındığında istikrar politikalarından tamamen uzak olduğu görülür.
Ermenistan’ın hayalleri
Ermeni ideallerine (Büyük Ermenistan hayali) meşru destek arayışlarını kesintisiz
sürdürmektedir. Büyük Ermenistan hayali, Rusya’nın kontrolündeki Hazar Denizi’yle Karadeniz’i ve Fransa’nın kontrolündeki Akde-niz’i kapsamaktadır. İstedikleri topraklar bugünkü Fransa kadardır. Hatta Patrik Narses, İngiliz Büyükelçisi Layard’ı ziyaretinde bu konuyu dile getirince Büyükelçiden “Evet ama, bu yerlerin hiçbirinde çoğunlukta değilsiniz” cevabını almıştır.[i]
Seçimlere giderken ve liderleri değiştikçe iç politik yatırım amacıyla haksız toprak
taleplerini dile getirmektedir.
Barış dışı ve tutarsız politikalar peşindedir.
Türkiye ve Azerbaycan desteği olmadan ekonomik gelişme düşünceleri ve yatırım
gayeleri kemikleşmiştir.
Bölgesel dengede Rusya faktöründen yararlanmayı iyi bilir ve Rusya’dan harp silah,
araç ve gereçleri almaktadır. Ayrıca topraklarında Rus birlikleri bulundurmaktadır.
Türkiye ile ilişkilerde son derece temkinli yaklaşımlar sergilemekte, Rusya’nın haberi
olmadan hiçbir işe girmemektedir.
Devamlı mazlumu oynamak suretiyle dış desteğin, uluslararası hukukun devamını
sağlamak ve sözde soykırımı gündemde tutarak Fransa’nın Türkiye’ye karşı baskı yapmasını ve Türkiye’yi köşeye sıkıştırmasını istemektedir. Fransız konsoloslarının gelişmeleri abartılı şekilde büyükelçiliklere duyurmaları ve daha fazla müdahale olmasına neden olmaları ise oyunun bir başka perdesidir. Aynı yıllarda bölgede resmi görevde bulunan İsveçli Bnb. Hjalmar Pravitz, 23 Nisan 1917 tarihli İsveç Nya Dagligt Allehanda gazetesindeki makalesinde “Bir görgü şahidi olarak Türklerin Ermenilere katliam yaptığı iddialarına kesinlikle karşı çıkıyorum... Yaşananların şahidi olarak bu iddiaları kınamak görevimdir...” şeklinde açıklama yapmıştır.[ii]
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerini Azerbaycan’a karşı kullanma eğilimi
göstermek ve devam ettirmek şeklinde sıralanabilir.
Ermenistan’ın milli hedefleri
Ermenistan’ın yarına yönelen yaklaşımları, tarihi emellerinin bugün milli hedefler olarak devam ettiğinin açık göstergesidir. Bu hedefler;
Dağlık Karabağ’ı ilhak etmek,
Nahcıvan’ı ilhak etmek,
Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’i ele geçirmek,
Adana-Van arasındaki bölgeyi ilhak etmek,
Büyük Ermenistan’ı kurarak dünya Ermenilerini bu çatı altında toplamak,
Kafkasya’da ve tüm dünyada Türk gücünü etkisiz hale getirmek,
Bu hedeflere kademe kademe ulaşırken Türklere muhtaç olmadan gelişmek,
kalkınmak ve siyasi varlığını devam ettirmek denebilir.
Türkiye, Ermenilerin tarihi politikalarını bildiği için karşı politikalarını bu olumsuzluklar üzerine yöneltir. Türkiye’nin tarafsızlık politikası aynı zamanda tehditle tek başına mücadele eden Azerbaycan’da birlik ve beraberliğin güçlenmesine ve mücadele azminin artmasına neden olmuştur.
[i] Kundakçı, Hasan, “Emperyalizmin Maşası Ermeniler”, Nisan 2006, s: 54,56
[ii] Sabah, 24 Nisan 2017, s: 24

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.