ENDERİ’NİN DİNİ ŞİİRLERİ
Üç Kemallerden biri olan Yahya Kemal bir yazısında şöyle diyor:
‘’Esasen Müslümanlıktan beri Türk milliyeti İslam akaidiyle,
İslam imanıyla
Yoğrulmuş, onunla hamur olmuş,yeni ve ulvi bir terkiptir.Müslüman Türk halkının milliyetini yani bu vatana gaza maksadıyla gelmiş,bu maksatla asırlarca şehit olmuş,vatanda minareler yükseltmiş, gök kubbeye ezan seslerini salmış bir milleti İslamiyet’ten ayrı olarak düşünmeye imkan yoktur.’’
Ender Çelikkol’da bu milletin içinden çıkmış ‘mahalli bir şair’ olarak milletinin değerlerini önemsemiş onlara gönülden inanmış ve bu yüce inançlarla kara toprağın bağrına girmiş.
Ve gönülden inandığı Allahına, peygamberine inanıyoruz ki kavuşmuştur, kavuşacaktır.(inşallah)
Enderi’nin dini konularda yazdığı şiirlerin onun nazarında ayrı bir yeri vardı.Onları seslendirirken sesi titrer,gözleri yaşarırdı.
“Şefaat Ya Resulullah
Güneş gibi aydınlattın 
Şefaat ya RESULALLAH
Gönüllere huzur attın
Şefaat ya RESULALLAH
Müslümanın sultanısın 
Gönüllerin baş tacısın
Ümmetine duacısın
Şefaat ya RESULALLAH
Diğer dini şiirleri ‘’DUA,İLAHİ AŞK,ALDANMA ve MEZARA DOĞRU’’.Onun ‘MEZARA DOĞRU’ şiiri ise hepimize ölümü ve ölüm gerçeğini gözler önüne sererken Allah’ı ve Ahiret gününe inancı da mutlak görmektedir.
MEZARA DOĞRU
“Unutma gün gelir eceldir çatar,
Kara bahtlı ölüm insanı yakar,
Mal mülk dolu olsa hep katar katar
Bu dünya fanidir gelde aldanma
Ürpertir insanı mezarlık yolu
Hüzünle yeisle ve gamla dolu 
Biter yolculuğun mahşerde sonu,
Ahiret olmaz diyene kanma.
ŞİFANÂME
Ender ağabey (Enderi ) küçük yaşlardan itibaren bir şeyden müzdariptir.O bedeni hastalıklardan ziyade ruhi hastalıklarla uğraşmış ve hayatının belli dönemlerinde bu hastalığının ızdıraplarını yaşamıştır. 1990’lı yıllarda geçirmiş olduğu bunalımı görmüş ve o’nun mecnunlar gibi dolaştığına şahit olmuşumdur.
Onun Bakırköy Ruhi Sinir Hastalıkları Hastanesine yatırılması ya da tedavisi için bir çok dostu ön ayak olmuş ve nihayet uzun bir tedaviden sonra tekrar sağlığına kavuşmuştu.Ama her buluşmamızda ‘’Ender Ağabey sakın ilaçlarını ihmal etme’’ uyarılarına ‘’ tamam kardeşim’’ demeleri…
Sen günlerinde yıllar önce yazdığı ‘’ŞİFANAME’’ yi yeniden gözden geçirip yazmayı ve yayınlamayı düşünüyordu ama kısmet olmadı… Zaman zaman bir araya geldiğimizde ‘’Şifaname’’ yi hatırlatır ondan dörtlükler okurdu..
ŞİFANÂME
“Unutma insansın ve aciz kulsun
İhtiyar olmaya ,bir gün mahkûmsun
Firak ve dert ile ruhun kavrulsun
Allah’ı unutma, şifayı bekle.
Gecenin sabahı acaba niçin ?
Sıhhat hastalıktır gafiller için
Onlar ki yaparlar hep dünya için
Allah’ı unutma, şifayı bekle.”
ÖĞRETMENİM, OKULLARIM 
Öğretmene, Öğretmenliğe ayrı bir saygısı ve sevgisi vardı bilmem olmayan da var mı ? 
Ama bu duygular Enderi’ de daha yoğun ve daha derindendi…
“İlk heceyi duydum, tatlı dilinden 
Ne güzel şeydi o, ey öğretmenim
Sanki ilham vardı, o güzel sesinde 
Benliğimi sardın, ey 
ÖĞRETMENİM
Asaleti sende KAHRAMAN TÜRK’ ün 
Milli his heyecan, en yüce ÜLKÜN
Doğruluk güzellik verilmiş mülkün 
Mahcup talebeni SEV ÖĞRETMENİM”
Cumhuriyetimizin kurucusu, Türklük âleminin en büyük kahramanı ATATÜRK’ ün ‘’muallim ve mektep’’ ile ilgili veciz sözlerini burada bir kez daha hatırlatmak milli bir görevimizdir.
‘’Öğretmenler; yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitmenlerini, sizler yetiştireceksiniz Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır…’’
‘’Okul genç beyinlere; insanlığa hürmeti, millet ve memleket sevgisini, şerefi, bağımsızlığı öğretir.’’
Ender ÇELİKKOL mahalli bir şair olarak bu konularda da durmaz. 
Bir zamanlar tahsilini yaptığı ve Namık Kemalli olmakla övündüğü Namık Kemal Lisesinin Marşını yazar. Durmaz aziz dostu, çok sevdiği Anadolu Lisesinin kurucu müdürü olan Ali Osman Budak’ ı da kırmaz ve Anadolu Lisesinin de marşını yazar.
Namık Kemal Lisesi Marşından
“Güzel olan yurdumuz 
İlim irfan yolumuz
Gençlik hep umudumuz
Namık Kemal Lisesi”
“Malazgirt’ten gelen ses
YUNUSUM’DAN bir nefes
Şehrim’de rüzgar ol es 
ANADOLU LİSESİ
Cevherler gizli saklı
Nakış nakış ör aklı
Eğitim sende farklı
ANADOLU LİSESİ”
“Mektep” Atatürk’ün deyişiyle “ Genç beyinlere ; insanlığa hürmeti… öğretir derken galiba bu değerler bizatihi  galiba bu yüce okullarımızın idarecileri tarafından da bir kalemde silinmiş olacak ki Şair Ender’in cenazesinde bu okullardan ne bir idareci ne de bir grup öğrenci vardı ki hayıflanmamak mümkün mü ama galiba bu konularda tepelerden yukarılara bir değerler aşınmasını fazlası ile yaşıyoruz gibime geliyor…
Namık Kemal Lisesi, Anadolu Lisesine şiir ve marş yazarda, İmam Hatip Lisesini unutur mu? Ender Çelikkol tam manasıyla mümin ve gönülden inanmış bir adamdı. Dini konularda yazmış olduğu şiirleri daha bir inançla, inanmışlığın vermiş olduğu ruh haliyle okurdu.
“Şehitliğin bağrında
İmam Hatip Lisesi
Medeniyet yolunda
İmam Hatip Lisesi
İslam aşkıyla çoşar
Menzili bir bir aşar
ALLAH diyerek koşar
İmam Hatip Lisesi”
Şair Enderi sanatını icra ederken hep toplumun içinde oldu. 
Bürokratlar, memurlar, esnaflar, gazeteciler gibi…
Halil Akay, Mehmet Serez onun önde gelen ağabeyleri arasındaydı. Onlarla ilgili latifeler yapar , şiirler söylerdi. 
O özellikle Mehmet Serez’in çok büyük ilgisini ve yardımını görmüştü. 
Bazen o’nun hakkında çok olumlu sözler sarfederken bazen de  onu hicvetmekten ( şiiri ile ) geri kalmazdı ama aman bunu Mehmet Ağabey duymasın derdi…
(DEVAM EDECEK)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.