Okulda Diyabet Programı'yla 10 yılda 7,5 milyon öğrenciye ulaşıldı
banner57

İSTANBUL (AA) - Sanofi Türkiye tarafından diyabetli çocukların okulda yaşadığı sorunları çözebilmek amacıyla başlatılan Okulda Diyabet Programı 10 yılını doldurdu.

Sanofi Türkiye açıklamasına göre, son araştırmalara göre dünyada 425 milyon, Türkiye'de ise yaklaşık 7,2 milyon diyabet hastası bulunuyor ancak bu hastalardan sadece 5,6 milyonu tedavi görüyor.

Türkiye'de her 8 kişiden birinde diyabet görülürken, tanısı konulmamış 2,7 milyon diyabetli olduğu tahmin ediliyor. 18 yaş altında 20 bin civarında Tip 1 diyabetli çocuk bulunuyor ve bunların en az 15 bin tanesini de okul çağındaki çocuklar oluşturuyor.

Diyabet alanında 100 yıla yakın bir deneyime sahip olan Sanofi de çok büyük bir sağlık sorunu olmasına rağmen farkındalığın bir o kadar düşük olduğu diyabetin Türkiye'de geniş kitlelerce doğru anlaşılmasını ve bilinirliliğini sağlamak için toplumda farkındalık sağlayan projelere imza atıyor.

Bu kapsamda, diyabetli çocukların okullarda yaşadığı sorunları çözebilmek için Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği iş birliğiyle Kasım 2010'da Okulda Diyabet Programı başlatıldı.

Diyabetli çocukların okuldaki bakımlarını güçlendirmeyi, öğretmen ve öğrencilere çocuklarda diyabet bulgularını öğreterek erken tanı konmasına yardımcı olmayı amaçlayan program kapsamında 10 yılda 25 bin okul, 585 bin öğretmen, 580 bin veli, 7,5 milyon öğrenciye ulaşıldı.


- Çok sayıda aktivite gerçekleştirildi


Program kapsamında bugüne kadar birçok aktivite gerçekleştirildi ve diyabetli çocukların okulda bakımı konusunda ülke düzeyinde iyileşmeler sağlandı. Programdan elde edilen deneyimler ve motivasyon ile Uluslararası Diyabet Federasyonu'nun "KiDS" programının başlatılması sağlandı.

"Çocuk Diyabet Ekibi ve Aileler, Öğretmenlerle Buluşuyor" başlıklı toplantıların yanı sıra, İstanbul Okul Hemşireleri Toplantısı, Toplum Sağlığı Merkezleri Diyabet Sorumluları Eğitimi gibi organizasyonlar gerçekleştirildi.

Okulda Diyabet Programının 10. yılında Türkiye'de önemli bir adım atılarak, diyabetli çocukların okullarda dünya standartlarında bakımı için bir yönerge hazırlandı. 14 Ekim'de Milli Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi'nde yayınlanarak yürürlüğe giren bu yönerge doğrultusunda, ülkedeki bütün okullardaki diyabetli çocukların yaşamlarını iyileştirmek ve diyabet ekiplerine öğretmenleri de ekleyen bir anlayışla çalışmalar devam ediyor.


- "Diyabetli çocukların okul yaşamını kolaylaştırmak için iş birliği şart"


Açıklamada konuya ilişkin değerlendirmeleri yer alan Okulda Diyabet Programı Proje Koordinatörü ve Diyabetli Çocuklar Vakfı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, diyabet tanısı konmuş çocukların okul yaşamı boyunca tedavilerinin desteklenmesi ve yaşam kalitelerinin artırılması için öğretmenler ve aileler arasındaki yakın iş birliğinin sağlanmasının önemini anlattı.

Onuncu yılını geride bırakan programın katkılarından bahseden Hatun, şu ifadeleri kullandı:

"Diyabetli çocuklar haftada en az 30 saatlerini okulda geçirmekte ve tedavilerinin kesintisiz sürmesi yanında kendi akranları gibi bütün okul aktivitelerine katılmaları için öğretmenlerinin desteğine ihtiyaç duymakta. Anne ve babalar, diğer çocuklar gibi diyabetli çocukları da ellerinden tutup her sabah öğretmenlerine teslim ediyor ama onları okulda yaşıtlarından biraz farklı yaşam bekliyor. Anne ve babaların bütün günü çocukları ile okulda geçirmelerini bekleyemeyiz."

Prof. Dr. Hatun, artık öğretmenlerin diyabet tedavisindeki rolünün giderek arttığını kaydederek, öğretmenlerin, kan şekeri düşüklüğünde ve diğer acil durumlarda ne yapmaları gerektiği konusunda eğitim alması gerektiğini bildirdi.

Hatun, "Ayrıca diyabetli çocukların ara öğünlerini almaları, insülinlerini yapmaları için kolaylık sağlanmalı ve arkadaşları ile uyumlu ve ayrımcılığa uğramadan bir okul yaşamı sürmeleri için çaba gösterilmeli." açıklamasında bulundu.

Anahtar Kelimeler:
Sanofi
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.