Karia Satraplığının batısı ve güneyi Ege Denizi, kuzeyi Menderes (Maiandros) Nehri, kuzeydoğusu Babadağ (Salbakos) ile doğusu Kızıl Hisar-Acıpayam Ovası ve Dalaman (İndos) Çayı ile sınırlanmaktadır.
Ege Denizi’ne doğru uzanan Halikarnassos (Bodrum), Knidos (Reşadiye) ve Loryma (Bozburun) gibi büyük yarımadalar birbirlerinden İassos (Mandalya), Keramos (Kerme/Gökova), Datça ve Hisarönü gibi derin körfezlerle birbirinden ayrılır. Karia kıyılarını oluşturan bu coğrafya, sayısız koylar ve doğal limanlarla antik çağdan günümüze kadar ticari ve stratejik önemini hâlâ korumaktadır.
Bölgenin büyük yarımadalarından Halikarnassos Yarımadası, Karia bölgesinin tamamına yakın kısmı gibi dağlık ve engebeli bir coğrafyaya sahiptir. Yaz aylarında da aktif herhangi bir akarsu ya da dere olmayan yarımada tüm Karia bölgesinin en kurak bölümüdür.
Dağların bittiği kıyı kesimlerinde yer alan bereketli kıyı ovaları günümüzde de tarımsal faaliyetler için çok büyük önem taşır. Karia kentleri bu ovaları kontrol eden tepelerde konumlanmaktadır.
Bodrum Halikarnaos Surları
Satrap Mausolos, Karia’nın başkentini Mylasa’dan Halikarnasos’a taşımış ve M.Ö. 377-362 döneminde surları yaptırmıştır. Halikarnasos surları, duvarları, kuleleri, Mylasa, Pedesa ve Myndos kapıları ile sadece bir sur değil, önemli bir anıt eser olarak kabul ediliyor. Yedi kilometre uzunluğundaki surların, 5 kilometreye yakın bir kısmı yer yer ağır tahribatlara uğramış olmasına rağmen, günümüze kadar gelebilmiştir.
Myndos Kapısı
M.Ö. 360’lı yıllara tarihlenen Myndos Kapısı, Bodrum’un önemli tarihi/kültürel değerlerinden biri olarak tüm heybetinin gösterir. Karya Satrabı Maussolos tarafından şehrin surları üzerine inşa edilen Myndos Kapısı, Halikarnassos’u düşman akınlarından korumuştur.
Günümüzde Gümbet mezarlığının yanıbaşında yükselen Myndos Kapısı, savunma amacıyla inşa edilen ve varlığı bilinen iki anıtsal kapıdan biridir. Gümüşlük’e giden yola açıldığı için Myndos Kapısı olarak adlandırılmıştır. Bu kapılardan diğeri olan Mylasa Kapısı olup günümüze kadar ulaşamamıştır.
Savunma Hendekleri
Büyük İskender’in M.Ö. 334 yılında Halikarnassos’a gerçekleştirdiği akınları boşa çıkaran savunma hendekleri M.Ö. 4’üncü yüzyılda kazılmıştır. Hendeğin uzunluğu 56 m, derinliği 2.5 m, genişliği ise 7.5 m’dir.
Güney Kule’yi batıdan çevreleyen hendek kuşatmalara karşı kule ve surları; mancınık, koç boynuzu gibi savaş aletlerine karşı savunmak amacıyla kazılmıştır. Tarihi kalıntının bulunduğu alanda M.Ö. 4’üncü yüzyıl Helenistik ve Roma dönemlerine ait sırt sırta inşa edilmiş tonozlu mezarlar bulunmaktadır.
İskender’e karşı yapılan savunma
Antik kaynaklarda Büyük İskender’e karşı yapılan tarihi savunma şu şekilde yer bulmaktadır. M.Ö. 334 yılında mevsim sonbaharı gösterirken haftalardır kuşatma altında bulunan Halikarnassos şehrinde bir sessizlik hâkimdir.
Makedonya Kralı Büyük İskender, askerleri ile şehrin savunma kapısına dayanmıştır. Anadolu akınlarında ciddi bir savunmayla karşılaşmayan İskender, Halikarnassos’ta çetin bir direnmeyle yüz yüze kalır. Persleri hezimete uğratan İskender aynı galibiyeti Halikarnassos’ta yaşamak istemektedir. Ancak hücuma geçen Makedonyalı askerlere Karyalılar yanan oklar ve mancınıklarla fırlatılan taş güllelerle karşılık vermişlerdir.
Büyük kapı önünde içi su dolu hendekler mücadele esnasında kırılan tahta köprüden düşen askerlere mezar olmuştur. Beklemediği bu direniş karşısında İskender aşamadığı Myndos Kapısı’na lanetler okur. Bu lanet Büyük İskender’in mâkus yenilgisi olarak tarihe not düşülür…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.