Dünya’nın tam 75 yıl süren, en uzun araştırmasının hayat üstüne çıkarımlarını değerlendirelim. Öncelikle bir araştırmanın 75 yıl sürmesi mucize gibi... Harvard Üniversitesinde yapılan bu çalışmada 4 farklı grup araştırmacı çalışma yapmış ve şans eseri çalışmaya duyulan ilgi de, ödenek de kesilmemiş. 75 senede 724 erkeğin incelendiği bu çalışmanın adı: “Harvard yetişkin gelişim çalışması”, sunumunu araştırmacılardan psikiyatrist Robert Waldinger yapmıştı. İlham noktası çok basit: Bir insan yetiskin olduktan sonra, yaptığı seçimleri ve sonuçlarını inceleme imkanımız olsa ne olurdu? Bu konudaki araştırmaların çoğu kişinin geçmişini hatırlamasını isteyerek yapılır ancak asıl sorun insanların yaşadıklarının bir kısmını unutması ve hafızanın yanıltıcı olmasıdır. Ergenlikten yaşlılık dönemine kadar insan yaşamını çeşitli sorular, muayeneler, testler, kan tetkikleri ile mercek altına alıp, insanı mutlu ve sağlıklı yapan şeyi bulmaya çalışmışlar. 
Çalışmanın başladığı tarih 1938, birbirine zıt iki grubu incelemişler: bir grup Harvard 2. sınıf öğrencisi, diğer grup ise Boston’un en yoksul muhitinden 18 yaşında gençler. Araştırma o kadar enteresan ki, bugun sadece 60’ı hayatta olan 724 erkeğin yaşamını film şeridi gibi fotoğraf ve belgelerle gözler önüne seriyor. Başlangıçta soruyorlar: “Seni ne mutlu eder hayatta, nedir hedefin?” İki grupta ilginçtir, tutup aynı yanıtı veriyor: “Zenginlik ve şöhret” .. 724 delikanlı zamanla yetişkin oluyor, kimi duvar ustası, kimi avukat, kimi fabrika sahibi, kimi alkol bağımlısı, birkaçı şizofreni hastası ve bir tanesi de ABD başkanı oluyor. Kimi en alt sınıftan en üste tırmanıyor, kimi ise bu yolculuğu ters yönde yapıyor. 10 binlerce sayfalık veri, anket, tıbbi rapor, fotoğraf, aileleriyle görüşmenin sonucunda ne çıkıyor ortaya? 
Mutluluk ve sağlığın, zenginlik ve şöhretle en ufak bir ilgisinin olmadığı! 
Güzel sosyal ilişki kurabilen insanların maddiyatı olmasa da, uzun ve sağlıklı yaşayabildiği sonucuna varılmış.
Evet Yalnızlığın ise insan bünyesinde toksik etki yaptığı ve mutsuz ettiği ayrıca kanıtlanmış. Sosyal ilişkinin mahiyeti de çok önemli, sayısal nicelikten çok niteliği önemli bu ilişkilerin. Eş, akraba, sevgili, arkadaş.. adı her ne ise, gerçekten mutluluğumuzu isteyen, başarımızı kendisinin gibi gönülden alkışlayan, olumlu düşünen ve karşılığında bizimde paralel davrandığımız, tabaktaki son lokmayı paylaştığımız insanlar... Araştırma sonucuna göre; 80 yaşında mutlu ve sağlıklı yaş almışların en mutluları, orta yaşlarında en tatminkar ilişkilere sahip olanlardı, sosyal ilişki kuramayanların çoğu 80’leri görememişlerdi. Sosyal ilişkilerin altın kelimesi ise “güven”, güvenin olduğu ilişkiler hem bedenimize, hem beynimizi ve hafızamıza iyi bakıyor. 
Aslında bu sonuç yeni bir çığır açmıyor önümüzde, çok eski bir bilgeliği bilimsel olarak kanıtlıyor! Aile ve toplumsal ilişkilerini kuvvetli tutan ve güven duyan insanlar başarılı ve mutlu olur.  Sağlıklı bir hayat, iyi ilişkilerle inşa edilir. Gerçekten hepsi bu! 
Mark Twain yüzyıldan fazla süre önce geri dönüp hayatına bakmış ve demiş ki:”Hayat öyle kısa ki; tartışmalara, özür dilemelere, kıskançlıklara ve hesap sormalara zaman yok.  Sadece sevmek için zaman var ve bunun için, tabiri caizse sadece ‘bir an’ var.” 
O anı kaçırmayalım, sevip, sevilelim ve asla kalabalık yalnızlıklara mahkum olmayalım. Neticede evrende insan gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.