22 Eylül 2018 Cumartesi

Alkollü sürücü ortalığı birbirine kattı

DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ (8 Mart 2018

08 Mart 2018, 19:07
Bu makale 582 kez okundu
DÜNYA EMEKÇİ  KADINLAR GÜNÜ (8 Mart 2018
Poyraz Ülger

 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, 1789 ‘da 219 Amerikalı dokuma işçisi kadınların başlattığı hareket, bu gün dünyaya yayılarak devam ediyor.

Altı asırdan fazla bir süreyi kapsayan Osmanlı Hanedanı döneminde, kadın sarayın içinde vardı. Harem genç kadınlarla doluydu. Ancak sarayın dışında kadın tepeden tırnağa kara çarşafın içine sokulmuş ve gerilere atılmıştı. Eğitimde kadının birlikteliği yoktu.  Osmanlı kadınlarının, ebelik ve kız lisesi öğretmenliği dışında kamusal alanda hiçbir meslekleri olmadı. Ebelik mesleği, 1843 yılında Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’de açılan ebe sınıfları ile diplomalı hale getirildi. Cumhuriyetin ilanı sırasında ülkemizde sadece 136 diplomalı ebe bulunuyordu.  Osmanlı Devleti’nde kız çocukları için ilkokul ve ortaokul 1858’de, bu okullara öğretmen yetiştirecek kız öğretmen okulu ise 1870’te açıldı. İkinci Meşrutiyet günlerine kadar kız çocuklarının eğitim görerek başka meslekleri edinme olanakları olmadı. Osmanlı İmparatorluğu’nun bütün tarihi boyunca bilim kadını olmadı. 1914 öğrenim yılında, Osmanlı Devleti’nde kız öğrenciler için ilk yükseköğrenim kurumu olan İnas Darülfünun kuruldu. İlk defa 1922 Eylül’ünde Haydarpaşa Tıp Fakültesi’ne 7 kız öğrenci kaydedildi. 
Türkiye’de Cumhuriyetle birlikte oluşan devrimlerin en önemli kazançlarından birisi de kadın haklarıdır. 1926’da yapılan büyük hukuk devrimi ile kadınlarımız ikinci sınıf vatandaşı olmaktan kurtuldular. Kadınlarımız bu haklarla birlikte, ülke gerçeklerine kendilerini hazırlama çabasını yaşadılar. Ancak bununla birlikte acı deneyimler ve bir takım bedeller de ödediler. 
Kadınlarının seçme ve seçilme hakkına birçok AB ülkesinden önce erişen bir ülkeyiz. Türkiye kadınları 1934’de seçme ve seçilme hakkını kazandı. Bu kazanım, kadınlarımız için en önemli aşamadır. Kim kadınlarımıza bu hakları kazandırdı? Elbette ki Cumhuriyet kazanımlarıdır.
Türkiye Üniversitelerinde, benim doğduğum yıllarında iki elin parmaklarından daha az kız öğrenci vardı. Bu gün üniversitelerimizdeki öğretim elemanlarının yaklaşık yüzde yarısı kadın öğretim elemanları oluşturmaktadır. Keza 2017-2018 Eğitim öğretim yılında kadın öğretmenlerinin erkek öğretmenden daha fazla olduğu bilinmektedir. Ayrıca ilk, orta ve üniversite eğitiminde kadınların oranı gittikçe erkekleri geçmesi de, ülkem adına oldukça sevindiricidir. Buna karşın, hala kadınlarımızın büyük çoğunluğunun, okuma yazma bilmediği, sadece dini nikâh ile evlendiği, başlık parası ile satıldığı bir ülke durumundayız.  Kadınlarımızın büyük oranı hala töre kıskacındadır. 
Türkiye’de son yapılan istatistiklere göre yaklaşık 200 bin kadının kuması vardır. 7 milyonun üzerinde kadınımız ailesinin kararıyla evlenmiştir. Yaklaşık 2 milyon kadınımız birinci derecede akrabasıyla evlidir. Yalnız dini nikâh ile evlenen kadın sayısı istatistikleri yüz kızartıcı durumdadır.
Ülkemizin en önemli sorunlarından birisi de “çocuk gelin”dir. İstatistikler göre, Türkiye’de 18 yaş altı “çocuk evlilik” oranı ortalaması yüzde 28, Diyarbakır’da ise bu oran yüzde 50’ye çıkıyor.
Dicle Üniversitesi’nde yapılan bir Psikiyatri araştırmasına göre; erken yaşta evlendirilen çocukların ömür boyu süren psikolojik rahatsızlıklar yaşadıkları tespit edilmiştir.
Ülkemizde aile içi şiddet yüzünden her yıl yüzlerce kadın yaşamını kaybediyor. Son beş yılda binin üzerinde kadın, aile içi şiddet sonucu yaşamını yitirdi. Resmi verilere göre yaklaşık 30 bin kadın aile içi şiddete maruz kaldı ve 50 binden fazla kadın da eşlerinden şiddet gördü. Özellikle son yıllarda, kadınlara karşı şiddet uygulamasında önemli artış vardır.
Türk kadını, Cumhuriyetle birlikte kazandığı yasal hak ve özgürlüklerden gerektiği şekilde yararlanmamaktadır. Ülkemizin geleneksel yapısı, kültür anlayışı, töre ve din baskısı, Türk kadınını silikleştirmiştir. Eğitimsizliğin sonucunda, kadınlarımızdaki eziklik ve kadercilik kendisini göstermektedir. Ülkemizde eğitim gereği kadar ölçütlerde,  kadındaki değişime yönelik olmadığından,  kadınlarımız kendilerine verilen haklara gereği kadar sahip çıkamamaktadır.
Türkiye’de nüfusun yüzde 49,8’ kadın. Geri kalan nüfusu da doğuranın kadın olmasına rağmen, kendi gücüne sahip olmayan kadınlarımız hala cinsiyet ayrımcılığı, şiddet ve tacizle karşı karşıyadır. Ekonomik kaynaklardan ve eğitimden eşit bir şekilde yararlanmamaktadır.  Türk kadını hak ettiği çağdaş toplumsal statüyü elde edememiştir. 
Bunun en büyük günahı, yetkililerin ve kadınlarımızın kendileridir. 
Bu bağlamda kadınlarımızın, Cumhuriyetimizin kazanımlarına ve özellikle laikliğe ve Cumhuriyetin kazanımlarına, Türk Kadınına yakışır bir şekilde sahip çıkmaları gerekir.
Ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile kadın haklarına verdikleri önem arasında bir bağlantı vardır. Kadına gereken değer verilmeyen bir toplumda medeniyetten söz edilemez. Kadının özgür olmadığı bir ülke kelimenin tam anlamıyla mahvolmuştur. Nerede kadın eziliyorsa, orada insanlık suçu vardır ve böyle bir ülkenin çöküşü kaçınılmazdır. Bu gün geri kalmış İslam ülkeleri bu nedenle de sefalet, bağnazlık, geri kalmışlık ve kadınlara yönelik zulüm ile adeta özdeşleşmiş durumdadır.
Gerçekte kadını ezmeye yönelik bir sistem İslam’ın ruhunda yoktur. Kuran ahlakına göre kadın çiçeğe benzer, dünyanın bir süsüdür, güzelliğidir, büyük bir nimettir, özel ve üstün bir değere sahiptir. Kadın “annedir”! O halde kadını geri plana atan İslam ülkelerinde zihinlerdeki yanlış, bağnaz ve geriye dönük fanatik fikirlerin değişmesi zorunludur. 
2017 yılının on aralık “Dünya İnsan Hakları” günü nedeniyle Tekirdağ Valiliğince Orta öğretim kurumları öğrencileri arasında düzenlenen şiir, resim ve kompozisyon yarışmasında; beni en çok sevindiren olay, bu üç yarışmada da birinci, ikinci ve üçüncü olanların hepside kız öğrencilerden oluşmasıdır. Bu bakıma ülkem kadınlarına güveniyorum. Bilmeleri gereken “21. Yüzyıl kadınların yüz yılıdır” unutmasınlar.
Türk kadınlarının, Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkacaklarına benim inancım tamdır. Tüm kadınlarımızın 8 Mart 2018 Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyorum.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV