Dünya üzerinde 6 milyona yakın down sendromlu insan bulunuyor. Türkiye’de ise rakamlar tam bilinmemekle birlikte 700 000 civarı olarak tahmin ediliyor. Yani ülkemizde yaklaşık 700 doğumda bir down sendromlu bebek dünyaya geliyor. Zihinsel ve fiziksel geriliğe neden oluyor. Aslında bir hastalık değil genetik bir farklılık. İnsan vücudunda olması gereken 46 kromozom, down sendromlu bireylerde  47 kromozom oluyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından farkındalık yaratmak için 21 mart tarihinin seçilmesi de bu farkla ilgili aslında. 21. kromozom 2 değil de 3 tane olduğu için mart ayının 21. günü düşünülmüş. Peki sadece yılda bir gün duyarlı rolü oynamak doğru mu sizce? O çocukları sergide gösterir gibi dizmek!
Farkında olmak isteyen bireyler okumalı ve araştırmalı bence. Kulaktan dolma fikirlerle anlamak yada anlatmak hiç bir zaman doğru olmaz. Doğar doğmaz hatta pek çoğu daha anne karnında belli olan bu farklılığa bir fark ta çevredeki bakışlara maruz ekleniyor. Tıpkı diğer engelli bireylere yapılan muamele gibi. Bir gün hatırla sonra yine kaldırımda yürürken seni yavaşlattı diye şikayet et, söylen. Yürüyen merdiveni kullanabilecekken asansörü kullan, tekerlekli sandalyedeki beklesin dursun. Engelli tuvaletini kullan. Yardıma ihtiyacı olduğunda görmezden gel, çek git...Örnekler çok maalesef.
Down sendromlu bireyler fiziksel ve zihinsel gelişim olarak istisnalar olmakla birlikte geri olabiliyorlar. Çok erken yaşta fizyoterapi, dilsel ve duyusal gelişim için özel eğitime ihtiyaçları var. Devletin onlara tanıdığı imkanlar maalesef yeterli değil. Pek çoğu özel dersler ve fizyoterapiler de almak zorunda kalıyor. 
Eskiden okuyamaz, yazamaz denen bireyler günümüzde lise, üniversite bitirebiliyor. Hatta ikinci bir dil bile öğrenebiliyor.
Aslında yine her konuda olduğu gibi önyargılı olmazsak, tuhaf bakışlarımızı üzerlerine toplamazsak. Onları da topluma kazandırmak zor olmaz. 
Sosyal medya üzerinde bendeki en yüksek farkındalığı tamamlayan kişi down sendromlu bir kıza sahip aynı zamanda matematik öğretmeni Süreyya Hanım oldu. Kendisi ‘Cennetin Bir İnci Günü’ kitabının yazarı. Kızının adı da İnci. Kendisi de Tekirdağlı. Kısa bir zaman önce kızının sağlık sorunları sebebi ile memleketi Tekirdağ’a taşındı. Tek isteği kızı gibi çocukları topluma kabul ettirebilmek ve yaşadığı zorlukları anlatmak. İnsanların empati kuramaması. Down  sendromlu çocukların okullara kabul edilmemesi, parklarda, bahçelerde, sokakta yaşadığı sıkıntılar. Hepsini dile getirmekten çekinmiyor bu anne. Çok ta iyi yapıyor. Kızı ve onun gibi arkadaşları için kızına benzeyen ‘İnci Bebekler’ yapıyor. Üstelik bunları satıp para kazanmak için değil, güzel bir amaç için yapıyor. 21 bebek yaparak Türkiye’nin her yerinde ihtiyacı olan çocuklara  ücretsiz ders verecek dil terapistleri ile buluşturuyor. Ne güzel bir amaç. Kendisi bu serüvene kızı ile başlamış belki ama nicelerine fayda sağlayacak kadar büyük bir kalbi var. Kendisi 23 Mart Cumartesi günü Tekira AVM’ de saat 15.00’ da bir imza günü düzenleyecek. Kendisine destek olmak isteyenlere buradan duyurmuş olalım.
Bir gün değil her gün yapmamız gerekeni bilerek ve yaparak  yaşayalım lütfen. Sevgiyle kalın.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.