Doğu milletlerinin kendilerine has ahlâk, dürüstlük ve ilkeli çalışma özellikleri vardır. Batıda meydana gelen terör olayları doğuda daha düşük kalibrede ortaya çıkmaktadır. Ancak başarısızlık, suçluluk ve ağır tenkitler karşısında kendilerini cezalandırma özellikleri vardır.
Suçlanan bir yönetici intihar, istifa veya görevden ayrılma şeklinde kendisine ceza vermeyi erdem sayar.  
Önce Filistin’de İsrail askerlerinin yaptığı zulüm ve işkencelere, Sri Lanka’da da IŞİD’in kiliselere ve halkın topluca bulunduğu yerlere yaptığı canice saldırılara duyarsızlık giderek artmaktadır. Buna Türkiye de dahildir. Artık eskisi gibi sesimiz çıkmıyor. 
Sri Lanka’da terörün bilançosu 
Sri Lanka’da yaşanan terör saldırılarında ilk günden itibaren 350 kişinin hayatını kaybettiği bildirilse de bu sayı sonradan 250’lere çekilmiştir. Kelaniya’daki tapınaklarda dua eden rahiplerin yanında halk da dualara iştirak ediyor, tütsüler yakıyor, davullar çalıyor, adaklar sunuyor.
Üç kilise ve üç oteli hedef alan toplam sekiz saldırıyı terör örgütü üstlenmiştir. Dokuz intihar bombacısının kimlikleri belirlenmiş, saldırılar öncesinde istihbarat bilgileri temin edildiği ancak yetkililerin gerekli önlemleri almadığı belirtilmiştir.
Ölenler arasında iki Türk vatandaşının yanı sıra ABD, İngiltere, Avustralya, Çin, Hollanda, Hindistan, Portekiz ve Japon vatandaşlarının da bulunduğu anlaşılmıştır. Türk vatandaşlarının isimlerinin Serhan Selçuk Nariçi ve Yiğit Ali Çavuş olduğu duyurulmuştur.
Saldırıların sonrasında
Terörle ilintili olmadığı belirtilse de patlamalar zaman zaman olmaktadır.
Ülke genelinde okullar tatil edilerek, bir günlük sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir.
Polis, saldırıya misilleme olarak bir camiye molotof kokteyli atıldığını ve Müslümanlara
ait iki iş yerinin kundaklanmaya çalışıldığını açıklamıştır.
Kendilerine yönelik saldırıların artabileceğinden endişelenen Müslümanlar, Negombo
bölgesinden ayrılmaya başlamışlardır.
Bir tespit
Yerel halkın Müslümanlardan intikam alınacağı yönündeki tehditleri nedeniyle hayatından endişe eden ve polis eşliğinde otobüslerle Negombo kentinden ayrılan yüzlerce Müslüman, ülkenin değişik yerlerinde daha güvenli bölgelere nakledilmektedir.
İnançları Pakistan’da din dışı ilan edilen Ahmediye toplumu, Sri Lanka’ya göç ederek Müslüman azınlığın bir kısmını oluşturmuş, şimdi de yeniden yollara düşmüşlerdir.
Hint Okyanusu kıyısında yer alan 22 milyon nüfuslu ülkede en büyük dini grubu Budistler oluşturuyor. Bunun dışında Müslüman, Hindu ve Katolik azınlıklara mensup vatandaşlar da bulunuyor.
Hristiyanlar, geçmişte yaşanan çatışmalardan ve toplumsal gerilimlerden uzak kalmayı tercih etmektedirler. Sri Lanka Katolik toplumunun önde gelen din adamlarından Rahip Jude Thomas, “Müslümanlar ile Katolikler her zaman huzurlu bir ortamda, yan yana yaşadılar. Ancak şimdi işler artık bizim de kontrol edemediğimiz duruma geldi.” Demek suretiyle işin ciddiyetini anlatmaya çalışmıştır.
Avrupalı liderlerden destek mesajı
Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, “Sri Lanka’da çok sayıda insanın canına mal olan bombalamaları dehşet ve üzüntü ile öğrendim. Barış içinde ibadet etmeye giden ya da bu güzel ülkeyi ziyaret etmek üzere gelen kurbanların ailelerine en samimi taziye dileklerimi sunuyorum. Yardım etmeye hazırız.” demiştir.
Avrupa Birliği’nin (AB) destek için hazır olduğunu vurgulayan AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini yazılı demecinde kurbanların erkek, kadın ve çocuk, her kesimden ve farklı uluslardan olduğuna dikkat çekmiştir. 
Sri Lanka’daki kilise ve otellere yönelik terörist saldırılardan derin üzüntü duyduğunu belirten Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron “Bu tür eylemleri şiddetle kınıyoruz. Dayanışmamız Sri Lanka halkı ile ve düşüncelerimiz Paskalya gününde kurbanların bütün yakınlarına” ifadelerini kullanmıştır.
Almanya Şansölyesi Angela Merkel Sri Lanka devlet başkanına yazdığı taziye mektubunda “Paskalya’yı kutlamak için toplanan insanların özellikle hedef alınmasının şoke edici” olduğunu vurgulamış, İngiltere Başbakanı Theresa May ise, “… kimsenin inancının gereğini yerine getirirken korku duymaması için dayanışma içinde olunması” gerektiğinin altını çizmiştir.
İspanyol Başbakanı Pedro Sanchez de “terör ve barbarlık bizi asla yenmemeli” diye yazdı. Her türlü aşırı düşünceyi reddettiğini ve güven içerisinde ibadet hakkı ve dini özgürlüğü desteklediklerini belirten Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, yaptığı yazılı açıklamada, “Bu tür şiddet eylemlerini sonlandırmak için irade ve cevapları hep birlikte bulmalıyız” demiştir.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve Pakistan Başbakanı İmran Khan da korkunç saldırıları şiddetle kınamışlar ve Sri Lanka halkının yanında olduklarını vurgulamışlardır.
Üç gün daha geçerse bu demeçler hepten unutulur. Maddi yardımdan uzak kalınır.  Hep böyle gördük, böyle duyduk ve yaşadık.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.