Türkiye, insan hayatına kast eden PKK terör örgütüne karşı mücadele ederken Avrupa, hiçbir günahı olmayan insanların Akdeniz’de ölümlerini seyretmektedir.
*               *              *
Karayolları Kanunu’na göre karayolunda kasıtsız olarak (kaza, arıza vb) trafiği tıkayan bir sürücüye polis ceza yazıyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde ana karayolunu kasıtlı olarak kapatan, araç yakan, insan kaçıran PKK terör örgütünden yakalanan ve hesap sorulan olmuyor.
*                *              *
AİHM’nin Türkiye ile ilgili tazminat içeren kararlarının sıklaşması ve uluslararası finans kuruluşlarının Türkiye’nin kredi notlarını şüphe yaratacak şekilde açıklaması belirli zamanlarda niyetlerin ortaya konmasıdır.
*                *              *
Suriye’de Başkan Beşar Esad güçleri, muhalefetin kontrolü altındaki bölgelerde sivillere hedef gözeterek ve acımasızca saldırıyor. Bu güçlerin, hedef gözetmeyen silahları -özellikle de dehşetengiz varil bombalarını-  kullanmaları siviller için hayatı katlanılmaz hale getiriyor.
Ne var ki, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi bu duruma büyük oranda seyirci kalıyor; çünkü Rusya ve Çin bu katliamı durdurmaya yönelik ortak girişimleri engellemek için veto haklarını kullanıyorlar. ABD ve müttefikleri ise, IŞİD’e karşı yürüttükleri askeri operasyonları orantısız güç kullanma şeklinde sürdürüyorlar.
*                *              *
İnsan Hakları İzleme Örgütü, aralarında Kenya, Mısır ve Çin’in de bulunduğu çok sayıda ülkede, hükümetlerin ve güvenlik güçlerinin gerçek veya gerçekmiş gibi algıladıkları terör tehditlerine,  insan haklarını ihlal eden politikalarla cevap verdiklerini ve bunun da nihayetinde krizleri şiddetlendirdiğini söylemiş.
İnsan Hakları İzleme Örgütü, tehlikeli olduğu farz edilen kişileri zapt etmenin güvenliğe yönelik tehditleri ortadan kaldırmayacağını, asıl yapılması gerekenin toplumsal ve siyasal düzenin temelini oluşturan ahlaki dokunun da yeniden kurulması olduğunu söylemiş.
*                *              *
Nobel Barış Ödülü, Batı’nın işgalci politikalarını meşrulaştırma misyonunu 2014 yılında da sürdürmüş. Arap Baharı sürecinde “özgürlük” ve “demokrasi” söylemi üzerinden Ortadoğu’yu yeniden dizayn etme politikası yürütülürken, sürecin popüler yüzü olarak Tevekkül Karman’a Nobel Barış Ödülü verilmiş. Afganistan ve Pakistan’da yıllardır sivilleri katleden ABD olmasına rağmen, dünya kamuoyunda“terörist İslam” algısı yaratılması ilginçtir.
*                *              *
Hollywood dünya siyaseti için film çevirmeye devam ediyor. CIA eski hukuk başmüşaviri John Rizzo, geçtiğimiz yıl yayımladığı anılarında pek çok Hollywood yıldızının CIA için ajanlık yaptığını itiraf etmiş.
*                *              *
İslam coğrafyasındaki kaos ve iç savaş sebebiyle tarihi miras yok oluyor, kültürel kodlar siliniyormuş. Irak’ın işgalinde 15 bin tarihi eserin ülke dışına kaçırılmış olmasını, Afganistan ve Suriye’de bu durum hâlâ devam ediyor olmasını kime şikâyet edeceğiz?
*                *              *
Apple ve Microsoft üretiminin çoğunu gerçekleştirdiği Asya’da işçilerini günde 16 saat aralıksız çalıştırıyormuş. Twitter ise yalnızca 14 ülkede ofis bulundurduğu için vergi vermeden yüz milyonlarca dolar haksız kazanç elde ediyormuş. Dünyada 1 milyarın üzerinde insan günlük 1 doların altında gelirle yaşamını sürdürürken 800 milyon insan açlık sorunuyla karşı karşıya imiş. Diğer tarafta dünyanın en büyük 50 bankasının toplam varlıklarının büyüklüğü, 187 ülkenin bir yılda ürettiği gayrisafi yurt içi hâsılaya denk geliyormuş.
*               *              *
Fransa’nın antisemitizm içerdiği için silinmesini talep ettiği 350 milyon tweet için olumlu yanıt veren Twitter, Türkiye’nin taleplerini ciddiye almamış.
*                *              *
Kadına şiddet konusu Batılı devletler ve kurumlar tarafından başta Türkiye olmak üzere gelişmekte olan pek çok ülkeye karşı bir hesap sorma aracı olarak kullanılıyorsa da, AB Temel Haklar Ajansı (FRA)’nın yayımladığı “Kadına Yönelik Şiddet: AB Düzeyinde Araştırma” adlı rapor bunu yalanlıyormuş. Rapor, AB ülkelerinde 15 yaşından itibaren her üç kadından birinin fiziksel ve cinsel şiddete maruz kaldığını belgeliyormuş.
*                *              *
Boşanma sayısı tehlikeli oranlarda artıyor, aile kurumu zayıflatılıyor ve yerine “partnerlik” kavramı yerleştirilmeye çalışılıyormuş.
*                *              *
Televizyon dizileri reyting uğruna ahlâki değerleri yok saymaya devam ediyormuş. Akşam oturmalarının, sohbetlerin ve kitap okuma alışkanlıklarının yerini alan dizilerle gayrimeşru ilişki biçimleri meşrulaştırılmaya çalışılıyormuş.
*                *              *
Kapitalist anlayışla şehirlerin çehresi hızla değişiyor, birey ve toplumlar bağlı bulunduğu medeniyet değerlerinden uzaklaştırılıyormuş. Gökdelen ve rezidanslarla komşuluk ve mahalle kültürü yok edilirken, her gün bir yenisi açılan AVM’ler alışveriş alışkanlıklarını kökünden sarsarak çarşı kültürünü yok ediyormuş.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.