24 Mayıs 2018 Perşembe

“TEKİRDAĞSPOR YİNE SAHİPSİZ”

CHP NEREYE GİDİYOR? -1

16 Mayıs 2018, 19:07
Bu makale 70 kez okundu
CHP NEREYE GİDİYOR? -1
Poyraz Ülger

 Cumhuriyetle birlikte, gelişmiş batı devletlerinin gelişim düzeyine kısa sürede erişilmesi gerekliliğine inanan Mustafa Kemal Atatürk, 1924 yılında, kurtuluş savaşını örgütleyen ve yürüten “Anadolu ve Rumeli Müdafa-ı Hukuk Cemiyeti”nin devamı olan “Cumhuriyet Halk Fırkası”nı kurdu.

Atatürk, kuruluşunda dört ilkesi olan “Cumhuriyet Halk Fırkası”ne, 1935 yılında “Devletçilik” ve “Devrimcilik”  ilkelerini de ekleyerek, altı ilkeli ya da altı oklu “Cumhuriyet Halk Partisi”ni kurdu. Bu partinin kuruluşunda halkın dertleri ve sorunları vardı. Yüzde doksandan fazlası okur- yazar olmayan bir halka sahip çıkma vardı. Partinin altı okunda çağdaş ve medeni bir Türkiye Cumhuriyetini yaratma vardı. Esasında partinin varlığında “Kemalizm” olarak tanımlanan sosyal demokrasi vardı.
Cumhuriyet Halk Partisi 1950 den sonraları, hep muhalefette kaldı. 1960 askeri darbe ile birlikte, Türkiye’de sol’un telaffuzunun başlamasıyla, Cumhuriyet Halk Partisi kendisini “Ortanın Solu” olarak tanımladı.
12 Eylül 1980 askeri darbesi ile Türkiye’de demokrasi askıya alınarak,  siyasi partiler ve dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi de kapatıldı.
Cumhuriyet Halk Partisi 1992’de yeniden açıldı.
CHP 1998 Genel Kurultayı’ndan sonra, kendisini neo-liberal bir yapıya hapsetti.  CHP’den ve dolayısıyla sosyal demokrasiden bir şeyler bekleyen halka, söyleyeceği söylemlerinin vurgulayıcı olmaması sonucunda, partide kısır çekişmeler başladı. Böylece CHP taşra avukatları ve zengin kravatlı esnaflar ve arazi ağalarının eline geçti. 
Bu dönemde tabandan yeni kadrolar yetişmedi. Parti içindeki sosyal demokrat kesim 1992 ‘den itibaren ayrıldı. Parti kendi yapısına hapsedilerek, çağın sosyal demokrasi değişimini yakalayamadı. Nihayet 1999 Genel Seçimleri’nde, ülke seçim barajının altında kaldı.
Türk sosyal demokrat oluşumu; kendisiyle barışık olan ve bir ideali olan, iddiası olan, topluma söylenecek sözü olan, planı, projesi olan, söylemleriyle ülke sorunlarına çözüm üreten, siyasette acele bir yerlere gelmeye hevesli olmayan, bu maratona uzun bir koşu gerektiğini bilebilen, halkın yoksulluğuna, acısına, sevincine katılabilen, solu içine sindirmiş çabalar beklemektedir. 
Ama CHP’deki durum benim gördüğüm kadarıyla böyle olmuyor. Her genel seçimde, Milletvekili olmak için CHP’ye başvuranlar arasında, partinin yetkili organlarında ya da Meclis grubunda yer alıp siyaseti bir anlamda profesyonelliğe dökmüş olan “Profesyoneller”. Cingöz takımı, Milletvekili seçilip dolgun maaş, rahat bir emeklilik düşünenler. Kısacası haydan gelip huya gidecek olan “Haybeciler”.  Bir çeşit her an göz önünde bulunma fırsatı. Her seçimde mutlaka bir yerden aday olunuyor, eninde sonunda bir belediye meclisi üyeliği kapılıyor olan Bulundumcular. Hele bir başvurayım, belki listeye girerim beklentisi içinde olan Ya tutarsacılar. Vatana, millete hizmet aşkıyla adaylığa soyunan Doğrucu Davutlar. Bizzat listeye alınmamasına özen gösterilen Gerçek Sosyal Demokratlar. O nedenle de her kurultayda olduğu gibi son kurultayda da neredeyse binin üzerinde partili, Parti Meclisine girmek için yarıştı. Çünkü her seçimde olduğu gibi bu önümüzdeki seçimde de Milletvekili olma yolu Parti Meclisinden geçiyordu.
İşte CHP, önce kendi Parti Meclisi üyelerini ve Merkez Yürütme Kurulu üyelerini öncelikle seçilebilecek yerlere yerleştiriyor Sonra diğer başvurularda Dokunulmazlıklarını istediklerini ön sıralara koyarak listesini oluşturuyor. Bunların içinde yaşamında Sosyal Demokrasiyi bir defa bile telaffuz etmeyenler de yer veriliyor. Ben inanıyorum ki bu gibilerin karıları bile CHP’ye oy vermiyor. Hatta kendilerinin bile oy vermedikleri konuşuluyor. Maalesef parti bu liste ile seçime gidiyor. 
Bence CHP artık statükocu, militarist ve “benden izin alınmadan kimse medyada konuşamaz” “Ben istediğim zaman milletin seçimini göz önünde bulundurmadan istediğim Milletvekilini istediğim partiye kiraya veririm.” diyen Patron’un kararlarına göre yöneltilmekten kurtularak, tabana inmeli, ülke gerçeklerine ve halkın isteklerine yönelmelidir. Daha çok özgürlüklere dayalı, seçime dayalı günü birliktelikten uzak, yeni projeler üreterek, gelecek zaman içerisinde iktidarı hedeflemelidir. Maalesef benim bu beklediklerim, bu mevcut genel başkanla olmayacağı gerçeği ortadadır.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV