22 Ağustos 2017 Salı

ÇEVRE VE İNSAN

08 Haziran 2017, 13:17
Bu makale 677 kez okundu
ÇEVRE VE İNSAN
Poyraz Ülger

 Çevre tanım olarak; “Canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları biyolojik, fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam”dır.

Arkeolojik araştırmalar bize, insan yaşamının bir milyon yıldan beri var olduğunu söylemektedir. Dünyanın kuruluşundan bu yana, insan çevresi ile sıkı ilişki içinde olmuştur. Önce çevresini, daha doğrusu doğayı tanımak, anlamak, gereksinimlerini karşılamak şeklinde olmuştur. Daha sonra anladığı ve tanıdığı doğaya kendi istek ve amaçları doğrultusunda egemen olmak, kullanmak ve çevreye zarar vermek olgusu etkinlik kazanmıştır. Böylece insanda, kendi güdüsüne göre yer ve mekân oluşumu isteği, hiçbir canlının yapamayacağı düzeyde doğayı değiştirmiştir. 
İnsan yaşamı süresince, doğadan beklentilerini bir teknoloji kullanarak elde etmiştir. Taş devrinden, tunç ve maden devrine ve günümüzün ileri teknoloji devrine kadar, doğanın kullanımı bir teknoloji olgusu ile yapılmıştır. Başlangıçta teknoloji kullanımı ile doğadan beklenilenin elde edilmesi daha kolay olduğu gibi, insana mutluluk ve hayranlık vermiştir. Daha yeni ve daha çok teknoloji kullanımı ile doğadan beklenilen, daha hızlı ve daha etkin elde edilmiştir.
Çağımızda dünyada yedi milyarın üzerinde insan yaşamaktadır. İnsanlarca kullanılan teknoloji sayesinde, doğadaki gereksinimlerinin karşılanması, doğaya egemen olması, doğayı kendi isteklerine göre kullanması mutluluğunu ve hayranlığını hep öne çıkarmıştır. Ancak, teknoloji kullanımının bir getirisi karşılığında,  atıkların kontrolsüzce doğaya verilmesi, doğadaki kaynakların gün be gün aşırı ve bilinçsizce tüketilmesi, mutluluk ve hayranlık yerine korku ve endişeyi de beraberinde getirmiştir. Böylece çok çeşitli çevre sorunlarının varlığı ortaya çıkmıştır. Bunlar su kirliliği, hava kirliliği, ses ya da gürültü kirliliği, toprak kirliliği, radyoaktif kirlilik ve son olarak küresel ısınma korkusu gibi sorunlardır.
Tekirdağ’ımız şu anda su kirliliğini ve çok kısa zamanda ise su sıkıntısını yaşayacaktır. Tekirdağ’a su veren Çorlu ve Muratlı derin kuyularında artık su oldukça derinlere çekilmiştir. Yeni kaynaklar ve yeni su kazanımları edinilmedikçe, çok kısa zamanda Tekirdağ susuzluğu yaşayacaktır.
Günümüzde, çağın kirliliği olarak radyoaktif kirlilik karşımıza çıkmaktadır. Bu kirliliğin ortaya çıkış nedeni, özellikle radyoaktif maddelerin kullanımı ile ortaya çıkan yeni teknolojilerin kullanımından kaynaklanmaktadır.
Doğanın çeşitli atıklarla kirletilmesi olayı, yeryüzünde yaşayan nüfus, kirlilik ve fakirlik faktörlerinden kaynaklanmaktadır. Gelişmiş ülkelerde “ bolluk kirlenmesi”, gelişmemiş ülkelerde “yoksulluk kirlenmesi” olarak tanımlanan kirlenme,  insanlardan kaynaklanmaktadır. İnsanların başta sanayi olmak üzere,  çeşitli işlevlerinden dolayı zehirli ve kirletici atık maddeleri toprağa, suya ve havaya atmaları, gürültü ve radyoaktif ışın ve dalgaların aşırı kullanımı doğada denge bozukluluğu oluşturmuştur.
Ülkemizde özellikle 1960’lı yılların sonlarında başlayan, hızlı kentleşme ve sanayideki hızlı gelişim, çevresel eğitim ve çevre bilinciyle beraber yürütülmediği için, doğanın kirlenmesi çok hızlı olmuştur. 
Şimdi, yuvarlanarak çoğalan ve karmaşık bir yapı oluşturan çevre kirliliği,  bir an önce çözüm beklemektedir. Bu çözümün oluşumu için, önemli kaynak ayırmanın yanında, önce çevre bilincini yaratabilen eğitimin önemini unutmamak gerekir.
Her yıl Haziran ayının ilk haftası ,“Dünya Çevre Haftası” olarak kutlanmaktadır. Ancak çevre bilincinden yoksun toplumlarda, böyle etkinliliklerin kutlanması önemsizdir. Önemli olan çevre bilinci gelişmiş toplum yapısına kavuşmaktır. 
İnsanın yaşadığı çevrede sular akmıyor,  çöpler toplanmıyor, getirim hırsıyla gittikçe betonlaşma artıyor, yeşil tükeniyor, yollar çukur dolu ve bozuk, kanalizasyon sistemi yok veya hiç çalışmıyorsa böyle bir çevre insan için mutlu ortam yaratmaz.Birde bunun karşıtını düşünelim; yeşilin betona galip geldiği, modern yaşamın gerektirdiği tüm alt yapı sistemlerinin çalıştığı, peyzajın, estetiğin ruhları dinlendirdiği, çevreyi bozan getirimin yok edildiği,  sağlıklı ve huzurlu ortamda yaşam sağlanmışsa, başarının da, estetiğin de, mutluluğun da insanı bulmaması olası değildir.
Sevgili okurlarım, Dünya çevre Gününün bu yılki teması” Düşünmek, yemek ve tasarruf.” Kendimize sormalıyız, dünyada 2 milyar insan açken acaba günde ne kadar yiyeceğin, ekmeğin çöpe atıldığını, suyun boşa akıtıldığını bilmiyor muyuz? Buzdolabınızı açıp, içine şöyle bir bakın: çürüyen sebzeler, meyveler, bozulan gıdalar ya da birkaç gündür yenmediği için çöpe gitmeyi bekleyen yemekler yok mu? Peki ya ekmek sepetinizin hali? Özellikle ekmeğin çöpe atılmasını günah sayan Müslüman bir ülkenin insanları olarak, Ülkemizdeki ekmek israfının rakamları, gerçekten inanılır gibi değil. İstatistiklere göre Türkiye’de her gün Somali’deki açları doyuracak sayıda ekmek, çöpe atılıyor. Yani her on ekmekten biri boşa gidiyor. Sevgili okurlarım, biliyorsunuz Tekirdağ ülkemizin en kirli havası olan ilk on kentinden birisidir. Marmara denizinin en güzel konumunda kurulmuş olan bu güzel kentimizin, bu hale getirilmesinde bizler etkin olduk. Kendimizin güzel çevre oluşumuna katkısını düşünmeden, hep idarecileri, belediyeyi ve kamu yöneticilerini suçladık. Hâlbuki bu suçladığımız insanları da biz seçiyoruz. Gelecekte daha yaşam değer bir Tekirdağ beklentisiyle, çevre haftanızı kutlar saygılarımı sunarım.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV