banner58

Herkesin sıklıkla tercih edip gittiği Çeşme, yurdumuzun en güzel köşelerinden biridir. Ne yazık ki, dışarıdan aldığı göçlerle betonlaşma orada da başlamıştır.

Geçmişte Çeşme

Pausanias’a göre, Erythrai (Ildırı), M.Ö. 7’nci yüzyılda Giritliler tarafından kurulmuş, MÖ 560’ta Lidya Krallığı’nın egemenliğine girmiştir. Daha sonra Perslerin egemenliğine geçen Erythrai, İskender tarafından özgürlüğüne kavuşturulmuştur.

Bu antik kent, surlarla çevrilidir. Arkeolojik kazılarda Athena Tapınağı ve Tiyatrosu açığa çıkarılmıştır.

Bugünkü Çeşme yöresi, 11’inci yüzyıl sonlarında Türkmenlerden Çaka Bey vasıtasıyla Türk egemenliğine geçmiştir. Dönemin en ünlü Osmanlı eserlerinden biri Çeşme Kalesi’dir. Bu bölgede yapılan kazılarda elde edilen eserler Çeşme Kalesi içindeki müzede sergilenmektedir. Kervansaray ise dönemin diğer bir eseridir.

Çeşme Kalesi

Kale, 1508 yılında Osmanlı Padişahı II. Beyazıt tarafından, Aydın Valisi Mir Haydar aracılığıyla, Mimar Ahmet oğlu Mehmet’e yaptırılmış. Yapılışından gaye o zamanki küçük limanı düşman saldırılarına karşı korumak, kötü hava koşullarında gemilere sığınma imkânı sağlamak ve adalara yapılacak bir harekâtta donanma için üs oluşturmaktır. Kalenin ilk yeri deniz kıyısında olmakla birlikte zaman içinde denizin doldurulması sonucu bugünkü konumuna ulaşmıştır.

Sakız Adası ve Çeşme Kalesi’nin önemi

… Üç cephede yapılan savaşlar nedeniyle malî durum bozulmuş, vergi tahsil usulleri karışmıştı. Vergilerin miktarı arttırılmış; ama toplanmasında sıkıntılar yaşanıyordu. Bu sıkıntılarla Kale’nin zayıfladığını tespit eden Venedikliler bir karma donanmayla saldırıya geçmişlerdir. 1694 Eylülü’nde 12 bin yaya ve 800 süvariyi Ada’ya çıkarmışlardır. Ada halkını da örgütleyen Venediklilere karşı Ada Muhafızı Hasan Paşa, ekim ayında sekiz gün mukavemet gösterebilmiş ve 12 Ekim 1694 günü Ada’yı teslim etmek zorunda kalmıştı.

… 1695 yılında Koyun Adalarında yapılan deniz muharebeleri sonunda Çeşme limanında beklemekte olan Mısırlıoğlu İsmail Paşa kuvvetleri süratle Sakız Adası’na geçirilmiş, önemli miktarda top ve cephane ele geçirilerek 21 Şubat 1695 günü kale teslim alınmıştır. O günkü muharebeler için üs olarak Çeşme limanının ve kuvvetin hazırlanmasında Çeşme Kalesi’nin önemi görülmektedir.

Kale ile ilgili arşiv bilgileri

Ege Adalarının savunulması amacıyla asker ihtiyacı Çeşme kazasından ve kıyı şeridindeki diğer yerleşim alanlarından karşılanıyordu. Bu vesileyle Sakız Kalesi muhafazasına gönderilen 200 nefer firar ederek Çeşme kazasına gelmiş. Kale zabitleri (subayları) olayı üst makamlara bildirince 200 neferin Sakız’a gönderilmesi konusunda emir yazılmış.

Hatta muhafaza hizmetinde istihdam olunmak üzere Aydın sipahilerinden Çeşme Kalesi’ne 50, Sakız Kalesi’ne de 100 nefer sipahi gönderilmesi kararı bile alınmış.

Sığacık Beyi’ne ve Çeşme Kadısı’na yazılan hükümde, Sivrihisarlı Behzat ismindeki reisin bir fırkate ile Mora’da Hemric Kalesi’nden haraç ve reayadan esirler alıp sattığı tespit edilmiş. Bu işe yataklık yapan Mehmet’in de yakalanarak her ikisinin hapsedilmesi belirtilmiş.

Sığacık Beyi Mustafa’nın kethüdası Sinan, halka zulmetmeye başlamış. Şikâyetler İstanbul’a ulaşınca Ayasuluk ve Çeşme kadılarına yazılan hükümde Sinan’ın ve arkadaşlarını teftiş edilmeleri emredilmiş.

İzmir, Foça, Çeşme ve canibinde bulunan iskelelerin bağlı olduğu kadılıklara “Küffar (düşman) gemilerine penbe (pamuk) verilmemesi” konusunda hüküm yazılmış.

İzmir’e bağlı Çeşme kazasında görülen 18 eşkıya ile zaptiyeler arasında meydana gelen çarpışmada iki şakinin öldüğüne ve diğerlerinin kaçtığına dair İzmir Muhassılı Abdülkadir yazı yazmış.

Derviş Hattap adlı kaptanın gemisi Çeşme yakınlarında batmış. Gemideki malların bir kısmı çıkarılıp satılmış. Kadılığın hükmüyle satılan malların değeriyle satılmayan malların tüccarın vekiline teslim edilmesi emredilmiş.

Oniki Adalar’ın güvenliğini sağlamak maksadıyla nizamiye askeri konuşlandırılması kararı alınmış. İlk etapta Sakız karşısındaki Çeşme yakasına Dersaadet’ten bir tabur asker gönderilmesi istenmiş. Çeşme kasabasındaki kaleye zarar vermeyecek şekilde boş bulunan arazilere bina yapma ruhsatı verilmiş.

Bir Yunan harp gemisi Çeşme sahiline gelerek ateşli talim yapmaya başlayınca tahkikat emredilmiş. (Kaptan-ı Derya Süleyman Paşa’nın tezkiresi).

Çeşme’de Meclis azasından tüccarların halkın üzüm mahsulünü zorla düşük fiyattan aldıkları ve Çeşme kazası Eldiri Kalesi’nin taşlarının Meclis Azası Nikolaki tarafından başka yere nakledildiği konularının tahkik edilmesi buyrulmuş.

Çeşme Limanı’na yapılan baskında yakılan ve batırılan kalyonların top ve metal aksamını çıkarmaya memur edilen Kaptan Murabıtzade Hüseyin’in emrine müstahdem neferat, tayinat ve harcırah verilmesi belirtilmiş. a.g.tt

Sekiz sene mukaddem (önce) Donanma-yı Hümayun sefinelerinden Ağrıboz-Kızılhisar arasında kazazede olan iki kıta (adet) fırkateyn sefinenin (gemi) bir takım zimmî (İslam devletinin himayesinde yaşayan gayrimüslim) kayıkçılar tarafından toplarının çıkarıldığı ve Mısır’a götürülüp satıldığı haber alınmış. Bu kişilerin derhal yakalanarak İstanbul’a gönderilmesi için Kızılhisar ve Çeşme kazaları naiplerine hitaben buyruk yazılmış.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.