banner58

Bizans dönemi tarihi
Çemberlitaş, Sultanahmet’ten Beyazıt’a giden Divanyolu Caddesi’nde hemen sağ tarafta bulunmaktadır. M.S. 330’da Doğu Roma İmparatorluğu’nun ayrı bir devlet olarak ortaya çıkmasıyla İmparator Konstantin, kendi adını verdiği Konstantinopolis’i başkent yapmıştır.
Çemberlitaş, büyük meydanın ortasına Konstantin’in şerefine dikilen ilk anıtlardan biridir. Bizans imparatoru Konstantin’in 35 m. uzunluğundaki bu sütunu Roma’daki Apollon tapınağından söktürterek getirttiği ve eskiden Forum Konstantin adı verilen bugünkü yerine diktirttiği söylenir olmuş.
İlk dikildiği zamanlarda sütunun üzerinde doğan güneşi selamlayan bir Apollon heykeli varmış. İmparator Konstantin bunun yerine kendi heykelini koydurtmuş.  Daha sonra da yine Bizans İmparatorları olan Julianus ve Theodosius kendi heykelleini koydurtmuşlar.
1081 yılında sütuna yıldırım isabet edince yanıp hasar görmüş. Üzerindeki heykel devrilmiş. İmparator I. Aleksios Komnenos sütunu onartmış ve üzerine kaidesi olan bir başlık ile büyük bir haç koydurtmuş.
Sütun her biri 3 ton ağırlığındaki parçaların üst üste konmasıyla oluşturulmuş ve 3 metre çapındaki bileziklerle bağlanmış. Tamamı sekiz adet olan kesmeler, bir kaidenin üzerine üst üste dizilmiş.
Osmanlı dönemi
İstanbul, 1453 yılında fethedilince üzerindeki haç indirilmiş. Sütun ilk onarımını 1470’li yıllardan sonra görmüş. Yavuz zamanında tadilat yapılmış ama yeni bir yangın daha geçirmiş. Mermerler hasara uğradığı için II. Mustafa (1695-1704) tarafından 1700 senesinde sütunun alt ve yanları duvarla takviye edilerek demir çemberlerle sardırılmış. O günden itibaren de Çemberlitaş olarak anılmaya başlamış.
19’uncu yy sonlarına doğru tadilât ve tamirat
Osmanlı yönetimi, Çemberlitaş’ı Asar-ı atikadan saydığı için tamirine karar vermiş. Onarım keşfi için bir heyet-i fenniye teşkil edilmiş. Tamir masraflarının önce Şehremaneti tarafından yaptırılması gündeme alınmış sonra Maliye Hazinesi’nden ödenmesi kararına varılmış. Harabiyet giderek artmaya başlayınca Çemberlitaş’ın çevreye zarar vermesini engellemek için ivedilikle gereğinin yapılması istenmiş.
Bu arada zararlar tehlike boyutuna varmış. Yine ivedilikli yazılar yazılmış. Çemberlitaş için gereken meblağ daha sonra temin edilmek üzere, iskele masrafı muvakkaten (geçici olarak) Şehremaneti Veznesi’nden karşılanmış ve lazım gelen keşfinin icrası sağlanmış. Daha sonra bir yazı daha çıkarılmış ve eski eser olmadığı anlaşılan Çemberlitaş’ın tamir masraflarının Şehremaneti’ne ait olduğuna dair cevap yazılmak üzere Müze-i Hümayun Müdürünün Daire-i Maarif’e teşrifi istenmiş.
Dikkat edilirse aynı yıl içinde “eski eser olduğu” zikredilerek başlatılan yazışma işlem görmeden altı kez tekrarlanmış ve “eski eser olmadığı” statüsüne girmediği zannıyla Müze Müdürü’nün takdirine bırakılmış.
Çevre düzenlemesi
Çemberlitaş çevresinin meydan haline dönüştürülmesi için bazı dükkânların satın alınmasına karar verilmiş. Mekteb-i Sanayi’e ait bir dükkân ile sahipli bir kahvenin istimlâk bedeli ödenmiş. Ertesi yıl Çemberlitaş civarının düzenlenmesine ve Çemberlitaş’ın tamiri için kaynak yaratılmasına başlanmış. Kaynak sağlanınca Çemberlitaş civarındaki diğer birkaç kahve de yıkılmış ve bedelleri ödenmiş. Daha sonra Çemberlitaş’ın etrafının genişletilmesi için yeni yıkım kararları alınmış ve belirlenen bedellerin Şehremaneti’nce ödeneceği belirtilerek hemen yıkıma başlanması istenmiş.
Sonraki düzenlemeler
1895 yılından itibaren yine tamirat ve tadilât çalışmaları başlatılmış. Taş sütunun kırılan çemberi tamir edilerek güvenlik açısından etrafı demir parmaklıklarla çevrilmiş ve çevresinin bir meydan haline getirilmesi için civarında bulunan bir dükkân daha istimlâk edilmiş.
Çemberlitaş hakkında rivayetler, öyküler
İmparator Konstantinus’un annesi Helena Kudüs’e gittiğinde Kamame adında bir kilise inşa ettirmiş. Hıristiyan ahali, Hz. İsa’ya ait olduğunu iddia ettikleri salibin (haç) parçalarını ve Hz. İsa’nın ellerine ve ayaklarına vurulan mıhları getirip Helena’ya vermişler. O da, bunları alıp oğlu Konstantinus’a hediye olarak götürmüş.
İmparator Konstantinus, kendisinden sonra gelecek hükümdarların bu mübarek eserlerin kadrini bilemeyebileceğini düşünerek bir yer altı hücresi inşa ettirmiş ve bu eserleri oraya koydurtmuş. İşaret olması için de Çemberlitaş’ı diktirtmiş. Vatikan’ın yetkilileri de bu inanışı paylaşmışlar. Çemberlitaş, bu inanışla dikkatleri öyle üzerine çekmiş ki, I.Dünya Savaşı’ndan sonra hazine avcılarının, buranın altına girmek için tünel kazdıkları bile olmuş.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.