19 Ekim 2017 Perşembe

Sokak ortasında dehşet saçtı

Bana Dokunmayan Yılan Bin Yıl Yaşamasın

12 Ekim 2017, 20:58
Bu makale 116 kez okundu
Bana Dokunmayan Yılan Bin Yıl Yaşamasın
Bülent KÜÇÜK

 "Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın." Bu güzel bir Türk atasözüdür. Ve bu atasözü hep yanlış anlaşılmış. Hiç bir şeye karışmamak olarak algılanmıştır.

Hatta karışmamız gereken durumlarda bile müdahale etmiyorsak bu demektir ki biz bu atasözünü yanlış anlamışız.

Yılan dağ başındaysa kimseye dokunmuyorsa varsın yaşasın. Ama yılan köye kasabaya inmiş zarar veriyorsa o yılan öldürülür arkadaş.

Şimdi bazıları diyor ki; Suriye'de ne işimiz var. Kuzey Irak'ta ne işimiz var. Oradaki terör grupları Türkiye'ye zarar veriyorsa karışırız arkadaş. Bizim güçlü bir ordumuz var ve bölgede söz sahibi bir ülkeyiz. Suriye'deki feryada figana karışırız ve müdaihil oluruz...

Çevremize Duyarsız ve

Umursamaz Olamayız

Türkiye Cumhuriyeti nasıl çevresindeki rahatsızlıklara duyarsız kalmıyor müdahale ediyorsa. Bizler de çevremizdeki olaylara duyarsız kalamayız. İnsan olmanın gereği budur. Örneğin çok yakımızda trafik kazası olursa durup ilgilenmek insanlık vazifemizdir.

Bir gün bir ahbabım zannettiğim bir vatandaşla otomobilde yol alırken önümüzde ağır seyreden bir otomobil çok yavaş tarlaya girdi ve her ne olduysa takla attı. Otomobil çok yavaş olduğu için içindekiler indiler ve şaşkın şaşkın bakınmaya başladılar. Ahbabım zannettiğim kişiye dur da şu vatandaşlara yardım edelim dedim. "Boş ver ölmediler başkaları yardım eder, biz yolumuza devam edelim." dedi ve yola devam etti. Açtım ağzımı yumdum gözümü söylemediğim sözü bırakmadım. Ahbabım zannettiğim kişi durmadığına pişman oldu ama neye yarar. Ve o vatandaşla yolculuk bittikten sonra ahbaplığımı kestim.

Duyarlı bir vatandaş olmak kendinin ve diğer insanların haklarının ve özgürlüklerinin farkında olmakla başlar. Duyarlı vatandaş etrafında olanlara kayıtsız kalmayan vatandaş demektir, dolayısıyla etrafındaki haksızlıkları görebilmek için hangi haklara sahip olduğunu bilmek önemlidir. Önemli olan sadece kendi başına gelen haksızlıklara karşı çıkmak değil, haksızlığa uğrayan herkesin yanında olmaktır.

Duyarlı vatandaş topluma karşı sorumluluklarını da yerine getirir. Toplumsal görevler üstlenmekten kaçınmaz. Toplumsal olaylara karşı kayıtsız kalmaz.

İnsanlara karşı hoşgörülüdür, açık fikirlidir, ayrımcılığa karşıdır. Sorunlar karşısında çözüm bulucu ve uzlaşmacıdır, barışçıldır.

Eskiden çok güzel bir radyo sloganı vardı. "Trafik kurallarına uyalım, uymayanları uyaralım." Tek kanallı TRT ekranlarından ve radyolardan bu uyarıları yıllarca dinledik. Evet sevgili okurlar çevremizde yapılan yanlışları uyarmak bizim insanlık görevimizdir.

Bu arada olumsuzlukları uyaracağım derken çevremizdeki büyük küçük her olaya da müdahale etmek doğru değildir. Örneğin pazarda çocuğunu azarlayan bir anneye karışmak doğru değildir ve duyarlı olmak da değildir. Buna "üzerine vazife olmayan işlere karışmak denir." Bu gibi olaylar duyarlılıkla alakalı değildir. Çevremizdeki ahlaksızlıklara ve etik olmayan şeylere karışmaya evet ama her şeye de balıklama dalmaya hayır.

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV