25 Mayıs 2019 Cumartesi

Belediyeden öğrencilere destek

ARŞİVİN TOZLU KÂĞITLARINDAN

17 Nisan 2019, 14:21
Bu makale 326 kez okundu
ARŞİVİN TOZLU KÂĞITLARINDAN
Cengiz Baysu

 Zaptiye memuru

…İstenmeyen olaylar artınca Kartallılar, kasabalarına zaptiye memuru gönderilmesini istemişler.[1]  Tütüncü Toma, eski bir Maltepeli olarak tütüncülük yapıyor ve geçimini bu yolla sağlıyormuş. 1871 yılında Yunanistan’a göç ederek Yunan vatandaşı olmuş. Osmanlı Devleti, Toma’nın çifte tabiyeti olamayacağı kanaatiyle Osmanlı vatandaşlığının iptali meselesini ele almış. Önce Toma’nın Maltepe’deki arsa ve hanesinin müzayede veya mirasçılarına devredilip edilmeyeceğinin belirlenmesini başlatmış.[2]
Akrabalarıyla görüşülerek hukuki sorunlar çözülmüş ve Toma Osmanlı tabiyetinden çıkarılmış.[3] Yine Maltepe’de benzer bir olay da Tütüncü Aristidi ile devlet arasında yaşanmış. Depozito akçaları Aristidi’ye iade edilmiş.[4] Kartallı Mirgül ve Tütüncü Ligori de kendilerine vekâlet yoluyla teslim edilen eşyayı ketm (saklamak) ve yahut zayi (kaybetmek) suçundan hapsedilmişler.[5]
Kahve çekirdeğinin kömürleşmesi
Devrin din âlimleri bir yandan kahve çekirdeğinin kömürleşecek bir düzeyde kavrulması nedeniyle kahve içilmesinin ve uyuşturucu kullanımı dinen yasak olduğunu tartışadursunlar içine haşhaş veya esmeramber karıştırılarak yapılan macunlar uyuşturucunun kolay satıldığı ürünler arasına katılmış.[6] 
Kahvehaneler işlenecek suçların planlandığı yer olarak da kendini göstermekten geri kalmamış. Kartal’a işlemekte olan Akaş nam (isimli) vapurun kahvecisi Sabit’e; Debreli Hasan, Davud, Kartallı Serkis, Fettah Ağazade Arif, Hamal İbrahim ve Vanlı Ahmed’in oğlu Mehmed fi’l-i şenî (cinsel saldırı) icra etmişler. Tedib edilmeleri (cezalandırılmaları)  konusunda yazı çıkarılmış.[7] (9. Dersaadet)
Yabancı gezginlerin gözüyle
Yabancı gezginler ise kahvehaneleri dedikodu yapılan tembel yuvaları olarak zikretmişlerdir. Böyle de olsa edebi etkinliklerin yapıldığı veya en azından yabancıların buraları görmek için [8]çaba sarf ettiği yerler olarak da görmek mümkündür. Edebiyatımıza giren şu sözler acaba o günlerde söylenmiş olabilir mi?
Gölgede duran güneşi göremez.
En çok gürültü boş tenekelerden çıkar.
Yine gürültüyle ama göçebe kültüründe yeri olan hayvanlara yöneltilerek söylenen benzetmeler de göz ardı edilmemeli…
*   Gariptir, yükü çeken manda ses çıkarmaz da kağnı inler.
Şunu da unutmamak gerekir ki, kahvehanelerde bulunan insanlar yeri geldiğinde taşkınlık yapanlara ‘karşı kuvvet’ oluşturmuşlar. Böylesi bir olay Kartal’da görülmüş; ama fiili bir durum yaşanmamış.
Serseri güruhun marifeti
Bazı kişiler izinsiz maytap ve fişenk patlatıp ahaliyi rahatsız etmişler. Uyarılara kulak asmayınca çorbacılar ve kahveciler birlik olup saldırıya geçmeye karar vermişler. Bu teşebbüs haber alınınca Kartal Kazası Müdürü Abdülfettah, üst makamlara yazı yazmış.[9]
II. Selim döneminde İstanbul’da 600 kadar kahvehane bulunduğundan söz edilmekte ancak bu sayıya İstanbul’un uzak nahiyelerindekilerin dahil edilip edilmediği bilinmemektedir. Merkezdeki kahvehanelerin süslü ve büyük oldukları kesin olmakla birlikte taşradakilerin daha ziyade ocak şeklinde oldukları dönemin resimlerinden anlaşılmaktadır.
Sonraki yıllarda Maltepe’de açılan bir kahvede Rus Salib-i Ahmer (Kızılhaç) malzemesi kullanılmış. Kıtaatın (parçaların) toplanması ve lağvı (kaldırılması) ile eşyalar Rus Sefarethanesine götürülüyormuş. Polis olayı fark edince müsadere etmiş. Rus Salib-i Ahmeri Murahhası Prens Amotoni, eşyanın kendisine verilmesi talep etmesi üzerine müessesenin doğruluğu ve eşyaların kişisel olup olmadığı tahkikatı başlatılmış.[10]
Tütün, kaçak tütün ekimi ve cezalar;
Kaimenin değer kaybetmesi, Osmanlı topraklarına yabancı malların girişinde görülen artışlar, işsizlik ve vergi nispetlerindeki oranlar, halkın bir kesimini yeni geçim kaynakları yaratmaya zorlamış. İzinsiz tütün ekimi ve tütün kaçakçılığı bunların başında geliyormuş. Kartal’ın merkezine yakın köy olan Maltepe’de tütün ekimi yapılmamış ama Kadıköy’e geçiş güzergâhında bulunması nedeniyle tütün kaçakçılarının yakalandığı yer olmuş.
Hükümet, 1876 yılında Kartal kazasına tabi Kavaklı ve sair karyelerde (köylerde) zira’ olunan (yetiştirilen) tütünlerden ceza-yı nakdi (ceza olarak nakit ödeme) alınıp alınmayacağı ve mezkûr tütünlerden kura-yı mütecavireye (çevredeki diğer yerleşim yerlerine) aşırılanlar hakkında olunacak muamelenin istizanı (işlemleri belirleyen).[11] (Rüsumat 1)

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV