17 Aralık 2017 Pazar

FENOMENLER İŞ BAŞINDA

Anadolu insanından

06 Aralık 2017, 18:34
Bu makale 222 kez okundu
Anadolu insanından
Cengiz Baysu

 İsteriz ki arı bize daima balını versin ve iğnesini hiç göstermesin. Ama her zaman öyle olmuyor. İnsanoğlu amansız derecede ihtiras sahibi olunca hep bal yemek istiyor. Önceki yazılarımda bu sütunlara yabancılarla konuşmalarımdan pasajlar eklemiştim. Onların ülkemiz hakkında kanaat ve düşüncelerini yansıtmıştım. 

Karaköy’de Bankalar Caddesi girişinde bir büfe var. Asırlık ağacın gölgesinden istifade etmek ve biraz da dinlenmek için oturmuş, bir çay içecektim. Yaşlı bir adamcağız ve 20’li yaşlardaki oğlu, yanımdaki küçük taburelere oturdular. Oğlu çay almaya gitti. 
Gelen yaşlı adamcağız yoksulluğu, çekingenliği ve edepli tavırlarıyla tam bir Anadolu insanı profili çiziyordu. İlk tayin olduğum yer Erciş’te 1976 yılında böylesi yerlerde çok oturmuş ve yaşlı insanlarla konuşmuştum. O günlerimi yad etmek ve gelen bu güzel insanlarla hasbihal etmek için konuşmaya başladım.  
Doyumsuz sohbete giriş
---Nasıl baba, İstanbul’u beğendin mi?
---Begendim he… İsdanbol has yer ama hoşuma gitmedi. Geleen gideen makine gohiy… Kimseyi tanımaysun, kimse “sen nesin?” demeyi… Denize bahdım ki, bir adam bir gayuğa bindi gidiyi. Ona bahdım ki ahlım dolaniy. Dedim; “Haydiin, beni buradan götürün.” Geldük körpüye. Denizi gördükliyin ahlım dolandı. 
Atdılar körpüye biraz durdum, ayıldım. Geldük gapalı çarşuya. Tükânnara bahduh, bahduh döndük. Şunu alah, bunu alah didiler. Para yoh ki alah ha! Aha hal’ımız aha çulumuz… Arhamdaki geygü (giysi) esgidir. Ağırmaz başa çaput sarmah olur. (Durup dururken başına iş açmak) 
Konuşmamızın akışını bozmamak için sorularımı satır aralarına yazmamaya, bu yaşlı çınarın konsantrasyonunu bozmamaya dikkat ediyordum. Şimdi burada da kendi soru ve konuşmalarıma yer vermemeyi tercih ettim.
İstanbul’dan sıkılmış olduğunu anlattı
Ey oğul beni götür evimize! Ben yoh yere nere buralarda gezim? İşdi beyle… Dolanduh geldüh. Eeey herkesin vetani. İsdanbol eey has. Ne bülüm benim hoşuma gitmedi…
Bize diyirler dişarlıhlı (yabancı, dışarıdan gelen) ya da gelinti (göçmen)… Bunun gardaşı İsdanbol’a getdi, Bahıyrim onun da ahlından eşgili geçiy (Bir şeyi elde etmeyi arzulamak) Getdik eve. Vıy, evi bir görseez, üregiiz sızlar. 
Eyle ki ahar tahar etdiler (Alt üst ettiler) Evimize el gızı geldi, evimize ikincilik (geçimsizlik) girdi. Hal’ımız hal deel ne’deceksin? Evinde yoh ayran, herif gezer bölükbaşi. (Gereksiz övünür durur) 
Bu gadarcıh bir işi heç yohdan büyütmen. So’ra pişman olursu’z, didim onlara. Aha sana dibiynen bacasıynan anattım. (Etraflıca anlatmak)…
Dertliydi ihtiyar adam. Tütün sarmaya başladı. Bastonunu yanına çekti. Garsonun getirdiği çaydan bir yudum aldı. İsdanbol’a (!) şöyle uzaktan bir baktı. Kim bilir içinden neler geçiriyor, neler hayal ediyordu! Gümüşhane’nin bir türküsü var mıdır, diye sordum.
Elmalı bir türkü
Gümüşhane’nin bir türküsü var mıdır, diye sordum.
---Olma mı? Vardır he!
Şu dere baştanbaşa alma ağaci
Almasin alırsan al da dalina degme!
Almanın elma olarak açıklamasını yaptıktan sonra elmanın türkülere, manilere konu olduğunu anlattı. Göbek elması, Gümüşhane denildiğinde ilk akla gelen elmaymış. Bir zamanlar İstanbul’da İstiklâl Caddesi’nde “Gümüşhane… Gümüşhane’ye gelin!” diye satıcıların göbek elmasının adı onların ağzında Gümüşhane’ymiş. 
Elmanın diğer çeşitlerini anlatmaya başladı: Gelin almasi, masusa almasi, godil, müsged, sarıhıdır, nazik, köpük, sanduh (bu elmanın dört tanesinin bir kilo geldiğini belirtti), arpa, söğüt, eşşek, dadli (tatlı), demür, cigit… Bir de halk dilinde çok söylenen anlatıma yer veriyor.
---Gümüşhaneli genç kız göbek elmasını hiç koparmadan yedi arşın uzunluğunda soymuş “marifetimdir” diye nişanlısına göndermiş.
Tabiat her yerde olduğu gibi Gümüşhane’de de yapılaşmadan nasibini almış. Bu elmaların yetiştiği büyük alanların yerinde beton binalar dikilmeye başlamış. Ticarî değeri olan meyve ve sebzeler bugün önemlerini koruyamıyormuş. Şimdi de o kısık sesiyle çayla ilgili tekerleme söylemeye başladı:
Çayın üçü adettir
Dördü sıhatdır
Çıhdi beşe
Vur ombeşe
Çıhdı yüze
Düşdi düze
Çay nedir
Say nedir
Tök uşağım bi’ daha

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner12
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV