banner58

Frankfurter Allgemeine Zeitung
“Erdoğan’ın hatası” başlıklı yorumda, Suriye’de köşeye sıkışan Türkiye’nin güvenliğini NATO’ya borçlu olduğu ifade edildikten sonra,
“Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ateşle oynadı. Şimdi cayır cayır yanıyor. Zira Türk ordusu doğrudan Suriye birlikleri ile çatışmaya girdi. Dolaylı olarak da, Ruslarla Suriye’de maceracı tutum izleyen ve Rusya ile yakınlaşan Erdoğan’ın risk alabilmesinin tek nedeni NATO’nun korumasına sahip olmasıdır.
Bu durum, NATO’nun 5’inci maddesinin uygulanması çağrısında bulunarak, Erdoğan’ın çıkarttığı yangını söndürmek zorunda olduğu anlamına gelmiyor. Türkiye’nin yaptığı hatanın sorumluluğunu kendisini üstlenmesi gerekiyor” şeklinde bir açıklama yazılmıştır.
Türkiye’nin, İdlib’de Türk askerlerinin yaşamını yitirmesinin ardından, Avrupa’ya gitmek isteyen mültecileri durdurmak için çaba göstermeyeceği mesajını verdiği de yazının bir bölümünde zikredilmiştir.
Rheinpfalz (Ludwigshafen’da yayımlanıyor) 
Gazetede çıkan yorumda Türkiye’nin Batı’nın desteğini almak için Suriyeli sığınmacıları baskı aracı olarak kullanmak istediği, ancak bunun işe yaramayacağı dile getirilmiş ve,
“Suriye’de yaşanan son gerilim, Türk hükümetine ne kadar yalnız olduğunu gösterdi. Ankara’nın uzun zamandır sıkı ilişkiler içinde olduğu Rus yönetimi Esad’a dolaylı destek veriyor. Batılı müttefikler ise ihtiyatlı davranıyor.
Türkiye’nin yeterince önemli olduğu ve müttefiklerini kendi ihtiyaçlarına göre seçebileceği varsayımıyla, Erdoğan geçen yıllarda Batı’ya karşı kaba bir tutum izledi. Artık Türkiye en azından Avrupalıları desteğe zorlamak için masum Suriyeli sığınmacıları baskı aracı olarak kullanıyor. Erdoğan hükümeti, Batı’da hiçbir devletin gönüllü olarak kendi yanında olmadığını biliyor.” şeklinde yazı çıkmıştır.
Hessen Aşağı Saksonya Generali (Kassel’de yayımlanıyor) 
Gazetedeki yorumda, NATO’nun Türkiye’ye destek vermesi için bir nedeni olmadığı savunulmakta ve,
“İdlib’deki insani felaketin baş sorumluları devlet başkanları Esad, Putin ve Erdoğan denilmektedir. Sonuncusu Suriye’deki çatışma alanında kendini çıkmaza sokacak bir manevra yapmış ve bu nedenle transatlantik ittifakını hatırlayarak, NATO desteğinde ihtiyaç duyduğunu öne sürmüştür.
NATO birlikleri Erdoğan’ın yanında Esad’ın ordusu ve koruyucusu Rusya’ya karşı savaş girerse, NATO anlaşmasının tam tersi olacaktır. Özgürlük ve demokrasiyi savunmak için kurulan bir ittifakın askerleri, saldırgan bir liderin yayılmacı çabaları için hayatlarını tehlikeye atacaklardır. Erdoğan’ın Suriye’de nüfuzunu garanti altına almak ve savaştan bağımsız olarak Türk sınırından Kürtleri uzak tutmaktan başka hiçbir niyeti yoktur” denilmiştir.
Köln şehir çetele 
Gazetedeki yorumda,
“Erdoğan, bir milyon Suriyeli mültecinin daha gelmesi halinde Türkiye’nin bu yükü kaldırmakta zorlanacağını söylerken haklıdır. Türkiye yaklaşık 4 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapmakta ve ağır bir yükü taşımak zorundadır.
Avrupa’nın bunu kabul etmesi ve mültecilerin barınması ve ihtiyaçlarının karşılanması için Ankara’ya yardım etmesi gerekmektedir. Bunu yaparken de Avrupalılar şantaja boyun eğmemelidir.
Erdoğan’ın Avrupa’ya ihtiyacı var. Siyasi olduğu kadar ekonomik olarak da Avrupa Birliği’ne bağımlıdır. Moskova’nın artık güvenilmez olmasından beri de bu bağımlılık eskiye göre daha fazladır. Avrupalıların düşüncesiz Türk dış politikasına aynı düşüncesizlikle karşılık vermesi için nedeni bulunmuyor.” denilmektedir.
Mannheim sabahı 
Gazetedeki yorumda, Suriye krizi nedeniyle Avrupa’nın Rusya’ya baskıyı artırması gerektiğine işaret ediliyor.
“Suriye’de gerilim daha da tırmanırsa, Avrupalıların ne yapacağını düşünmesi gerekiyor. Erdoğan zor bir müttefik olabilir ama Putin çok daha kötüdür. Avrupa Birliği Suriye’de yaşananları uzun süre boyunca hiçbir şey yapmadan izledi ve Putin’in askeri müdahalesine de ses çıkarmadı. Almanya’da Rusya’ya yönelik yaptırımların yumuşatılmasını isteyen siyasetçilerin olması inanılmazdır. Ama kimsenin aklına Rusya’ya yönelik yaptırımların sertleştirilmesinin gelmemesi de gariptir.
Yorumlama
Türkiye’ye olan ilgisi 19’uncu yüzyılın sonlarına doğru başlayan Almanya, bu ilgisini halen sürdürmektedir. Bu ilgi daha ziyade Türkiye’nin menfaatlerine karşıdır. Alman medyası ise ikiye bölünmüş durumdadır.
Türkiye karşıtı medya, Neonazilerden de destek almakta ve Türkiye’yi karalamakta ise de doğruyu gören ve Türkiye’nin dostluğunu, NATO ittifakının sadık üyesi olduğunu anlayan dürüst basın da vardır. Alman basınında ortaya çıkan Türkiye hakkındaki kanaatler yabana atılmamalıdır.
Eski büyükelçiler, öğretim üyeleri ve dışişleri mensupları Avrupa ülkelerinde halimizi anlatmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.