Avrupa Birliği’nin (AB) Akdeniz'e kıyısı olan ülkelerinin liderleri MED 9 adı altında 18 Eylül’de Atina’da biraraya geldiler. Zirvede iklim, güvenlik ve göç konuları ele alınmıştır. İklim değişikliğinin açtığı zararlara karşı alınması gereken önlemler sıralanmış ve bir dizi karar üzerinde durulmuştur. Zirvede, Afganistan’daki gelişmeler ve göç kaygıları ile Doğu Akdeniz tartışmaları gündemin ağırlıklı maddelerini oluşturmuştur.

AB’nin Akdeniz’e kıyısı olan ülke temsilcileri, göç konusunda Türkiye ile işbirliği yapılması yönünde görüş birliğine varmışlardır. Afganistan’dan göç akınının önlenmesi için Türkiye’ye baskı ve dayatmalar yapılmasını isteyen bazı AB ülkeleri Almanya’nın frenlemesi karşısında geri adım atmak veya israrlarından vaz geçmek zorunda kalmışlardı.

Göçün önlenmesi konusunda Türkiye’ye yardım yapılması fikri ağırlık kazanmış, yardımın miktarı ve zamanı taahhüt edilmiş ise de Türkiye beklediği sonucu alamamıştı. Bu görüşmede benzer kararlar yine tekrarlanmış hatta bir tık öteye gidilerek Afganistan’a komşu olan ülkelere de yardım yapılması gerektiği belirtilmiştir. Göç dalgasından etkilenecek ülkeler, önceliklerine göre Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs ve İtalya şeklinde sıralanmıştır.

Yunanistan Başbakanı

 

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, sığınmacılar konusunda Türkiye ile Yunanistan’ın işbirliği sürecinin devam ettiğini belirtirken, “Sığınmacıların aletleştirilmelerine izin verilmemesi gerektiğini, Yunanistan’ın Türkiye ile sınırlarında 2020 yılının başlarında yaşanan olayların tekrarlanmamasını” istemiştir.

Bu hususları dile getiren Miçotakis, yine mazlumu oynamış ve Türkiye’ye “Yunanistan, Kıbrıs ve diğer bölge ülkelerine yönelik saldırgan tutumuna son vermesi" çağrısında bulunmuş, Akdeniz’in güvenliği ve istikrarının sağlanması için tüm ülkelerin yaptığı gibi Türkiye’nin de “Uluslararası hukuk ve deniz hukuku kurallarına saygılı olması gerektiğini" söylemiştir.

Devamlı olarak Türkiye’yi saldırgan bir tutum içerisinde göstermek isteyen Yunanistan, kendisini de iyilik meleği olarak lanse etmekten geri kalmıyor. Zirvede konuşma yapan Yunan Dışişleri Bakanı da yangınlar sırasında Türkiye’ye yardım elini uzattıklarını, ancak teşekkürden başka karşılık bulamadıklarını belirtmiştir.

Türkiye’nin saldırganlığı (!) konusuna bir ekleme de Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis’ten gelmiş ve Anastasiadis, Türkiye’nin iki devletli çözüm arayışına değinerek, “Türk tarafının geliştirmeye çalıştığı yeni çözüm şekillerinin kabul edilemeyeceği” görüşünü dile getirmiştir.

Belirsizlikler anlaşmazlıklar

 

*İki devletli çözüm,

*Doğalgaz rezervlerinin durumu,

*Maraş’ın statüsü,

*Geçitkale’ye kalıcı SİHA üssü

Yunanistan ile Türkiye, Kıbrıs konusunda yeni belirsizlikler üzerinde çözüme odaklanmalıdır. Yardım, teşekkür, bitmeyen görüşmeler gibi hususlar çözüm getirmeyecektir. Bunların yerine karşılıklı kuvvet indirimi buna sadakatle bağlı kalınması, endüstriyel alan ve tesisler yaratılması, pasaport işlemlerinde kolaylıklar, sürtüşmelerden vaz geçilmesi, AB yardım paketlerinin KKTC’nin de istifadesine sunulması gibi başlangıç önlemleri görüşülmelidir.

Bu çözüme içinde bulunduğumuz yüzyılda ulaşamazsak gelecek nesillere daha girift sorunları bırakacak, Ege ve Akdeniz’de hiçbir zaman huzuru bulamayacağız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

restbet

tempobet