Yenilgiye adım adım
Müttefiklerin önündeki ana engel akılsız ve basiretsiz liderler olmasıydı. Almanya kıskaca alınmış, zırhlı birliklerinin hareket kabiliyeti sıfıra indirilmişti. Aşırı yayılma stratejik yenilgiyi hazırlamıştı.
*Şehirlerin hedef gözetilmeksizin ağır şekilde bombalanması, isabet oranının özellikle 1944-1945 yıllarında artması, Japon üretim merkezlerinin felç duruma gelmesi zaten çöküşü kesin hale getirmişti.
Atom bombasının kullanılması
Atom bombasının kullanılmasına gerek kalmayacaktı. Amerikalılar buna iki gerekçe bulmuşlardı
1. Stalin’in Potsdam Konferansı’nda Japonya’nın işgalinden pay talep etmesi Amerikalılara sıkıntı vermişti. Amerikan hükümeti bu beklenmedik ihtimalden kaçınmak istiyordu. Atom bombası sorunu çözmeye yardımcı olabilirdi.
2. Atom bombalarının Hiroşima ve Nagazaki’ye atılmalarının ikinci nedeni Amiral Leahy tarafından açıklanmıştı: “… Bilim insanları ve diğerleri bu projeye harcanmış olan muazzam masraflar –iki milyar dolar (günümüzde yaklaşık 24 milyar dolar)- için bu denemenin yapılmasını istiyorlardı. Bombanın başarısız olması karşısında projeye yapılan masrafların kamuoyuna nasıl izah edileceği kaygısı vardı…”
Japonya’nın pes edeceği biliniyordu
Amerikalılar, Japonların savaşı sona erdirme arzularından haberdardılar. Amerikan istihbarat teşkilâtı, Japon Dışişleri Bakanlığından Moskova’daki Japon büyükelçisine gönderilen şifreli mesajları yakalamıştı.
Fakat Truman ve danışmanlarından çoğu, özellikle Savaş Bakanı Stimson ve Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı General Marshall, Stalin’in Uzak Doğu’da savaş sona ermeden Japonya’ya karşı savaşa girmesini avantaj elde etmek şeklinde değerlendiriyorlardı. Bu nedenle de Japonya’nın bir an önce teslim olmasını hızlandırmak için atom bombasının kullanılmasında kararlıydılar.
Başkan Roosevelt ve Cumhurbaşkanı Truman’ın kurmay başkanlığı görevini yürütmüş olan Amiral Leahy, böyle bir silahın sivil halka karşı kullanılmasına karşıydı. Şöyle diyordu:
“… Benim kendi duygularıma göre, bombayı ilk kez kullanan olmakla biz Cehalet Çağı’nın (Avrupa tarihinin MS 476-1000 yılları arasındaki dönem) barbarlıklarına özgü ahlâkî bir standardı kabul etmiş oluyorduk. Bana bu şekilde savaşmam öğretilmedi. Savaşlar, kadınlar ve çocuklar yok edilerek kazanılamaz.”
Farklı düşünen bilim adamları
Profesör James Franck liderliğinde toplanan bilim adamları grubu, Stimson’a farklı sonuçları ortaya koyan bir rapor sundular.
“Atom bombalarının Japonya’ya karşı ani bir şekilde kullanılmasıyla elde edilecek askerî avantajlar ve Amerikalıların hayatlarının kurtarılması, dünyanın geri kalanına yayılacak bir korku ve nefret dalgasının altında kalabilir.
Birleşik Devletler, insanlığa karşı bu hedef gözetmeyen mahvedici yeni silahı ilk kullanan olacaksa bütün dünyadaki kamuoyu desteğini feda edecek, silahlanma yarışını hızlandıracak ve gelecekte bu tür silahların kontrolü konusunda uluslararası anlaşmaya varma ihtimalini tehlikeye atacaktır.
Bu nedenle nükleer bombaların Japonlara karşı kullanılmasının akla uygun olmadığına inanıyoruz.”
1 Eylül 1939’da Hitler’in Polonya’yı işgal etmesiyle başlatılan II. Dünya Savaşı, dünya sathına yayılmıştı. Avrupa’da olduğu gibi, Afrika, Asya ve Uzak Doğu’da insanlar birbirinin gırtlağına çökmüştü.
6 Ağustos 1945’te Hiroşima’ya atılan bombayla ilk anda 80.000 kişi ölmüştü. İkinci atom bombası 9 Ağustos 1945’te Nagazaki’ye atılmıştı. Bombalar sadece coğrafyanın bu iki şehrini ve insanlarını değil, insanlığın 1789’da kazandığı yeni değerleri de tahrip etmişti.
Sonuç
Altı yıl sürmüş koca bir savaş… Milyonlarca insan hayatını kaybetmiş, yerini yurdunu terk etmiş ve sakat kalmıştır. Atom bombasının etkisi Uzak doğu ülkelerinde bugün bile etkisini göstermektedir. Sakat doğumlar, organ eksikliği taşıyanlar, organlarında işlev bozukluğu yaşayanlar az da olsa görülmektedir.
İnsanlığa bazen delilerin hükmettiği bir gerçektir. II. Dünya Harbi’nde Fransızların ve Polonyalıların endüstri tesislerini korumak için askerî icapları dikkate almayarak sınırlara çok yakın yerlere yığınak yapmaları felâketlerine yol açmıştır.
Tannenberg muharebeleri sırasında Rus ordusunun muhabere emniyetine dikkat etmeden mesajlarını açık kanallardan çekmesi, harekât plan ve icrasını Almanların takip etmesini kolaylaştırmış ve 2’nci Rus Ordusu’nun imhasına sebep olmuştur.
Almanya 1941 yılında Rusya’ya yöneldiğinde hedef olarak Rusya’yı seçmişti. Kesin sonuca ulaşamayınca 1942 yılında Moskova bölgesindeki Rus asıl kuvvetlerini bırakarak istikametini Stalingrad ve Kafkasya’ya çevirdi. Kuzeyde serbest kalan Rus asıl kuvvetleri de Stalingrad önlerinde Almanları yenmişti.
İnsanlık bu savaştan hâlâ ders çıkarmamış. Savaş yıllarının atom bombası sahipleriyle sonradan nükleer güce sahip olan devletler G-20 zirvesinde gündeme getirilen nükleer silahların yasaklanmasına yanaşmamışlardır.
Tarih bir akıştır. Bu akış içinde nelerin değiştiğini görmekle neleri yapmamız gerektiğine karar verebiliriz. Yüzyıllar içinde büyük idarecilerin kullandığı müşterek teknikler kadar harp tarihinde ortaya çıkan sonuçlar ve olumsuzluklardan ders çıkarabiliriz.
Kaynaklar:
Harp Tarihi Ders Notları, Ana Britannica, II. Dünya Savaşı Tarihi, Basil Liddell Hart, Türkiye İş Bankası Yayını

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.